TÜRKİYE GAZETESİ YAYINLARI

 

İSLÂM ALİMLERİ ANSİKLOPEDİSİ

4.CİLD

Bir Önceki Sayfaya Gider

CİLD  -  ALFABE  -  ASIR

Bir Sonraki Sayfaya Gider

01   02   03   04   05   06   07   08   09   10   11   12   13   14   15   16   17   18

GULÂM-I SA'LEB ZÂHİD (Muhammed Bin Abdülvâhid Bâverdî) (R.Anh)

Lügat, hadîs, tefsîr ve fıkıh âlimi. Künyesi, Ebû Ömer olup, ismi, Muhammed bin Abdülvâhid bin Ebî Hâşim'dir. Aslen Horasan bölgesindeki Kbyurd'tan (Bâverd) olduğu için Bâverdî, Bağdâd'da yerleştiği için Bağdâdî nisbet edildi. Meşhûr lügat âlimi Sa'leb Kûfevî'nin derslerini hiç kaçırmayıp, ondan çok istifâde etmek maksadıyla yanından ayrılmadığı için, Gulâm-ı Sa'leb (Sa'leb'in hizmetçisi) diye meşhûr oldu. İbâdete çok düşkün olduğu için Zâhid, kumaş nakışçılığı ile uğraştığı için Mutarız lakabı verildi. 261 (m. 875) yılında Ebyurd'da doğdu. 345 (m. 956) yılında Bağdâd'da vefât etti. Ma'rûf-i Kerhî hazretlerinin karşısına defn edildi.

İlimlerinden istifâde için hocalarına köle gibi hizmet eden, onların bildikleri herşeyi öğrenebilmek i-çin, gece-gündüz yanlarından ayrılmayan Ebû Ömer Zâhid, lügat ve nahiv ilmini Kûfe dil mektebine mensûb olan Sa'leb Nahvî'den öğrendi. Mûsâ bin Sehl Veşa', Ahmed bin Ubeyd Nersî Hammâl, İbrâhîm bin Heysem Beledî, Ebü'l-Abbâs Küdeymî, Beşîr bin Mûsâ Esedî ve daha birçok âlimden ilim öğrendi.

Lügat ilminde zamanının imâmı idi. Yüzbin hadîs-i şerîfi, râvileriyle birlikte ezbere bilirdi. Hadîs â-limleri sika olduğunu söylediler. Edebiyat bilgilerinde, zamanının bir tanesiydi. Üçbin varaklık lügati, ezberinden yazdırdığı meşhûrdur. Eski şâirlerin şiirlerini, hayatlarını ve lügatîan kullanışlarını çok iyi bilirdi. Hâfızası çok güçlü idi. Muarızları tarafından yapılan ithamlara gayet ustalıkla cevap verir, lügat mes'elelerine, şâirlerin şiirlerinden seçtiği beyitleri delil getirirdi, önceleri kumaş ve halı dokuma ve ticâretiyle uğraşır, güzel nakışlar yapardı, ilimle meşguliyeti, ticârette iflâs etmesine sebeb oldu. O tamamen ilimle meşguliyetine devam ederek, ticâreti terk etti. Kumaş ve halı nakşı ile uğraşır, geçimini kendi elinin emeği ile sağlardı. Zâhid bir hayat yaşar, az yer, az uyur, çok ibâdet ederdi. Devamlı ilim ve ibâdetle meşgul olurdu. Allahü teâlânın rızâsı için ibâdet eder, O'nun rızâsı için ilim öğrenir ve öğretirdi. Zamanındaki âlimlerin birçoğu kendisinden ilim öğrendi.

Ebû ÖmerZâhid'in talebelerinden, meşhûr âlimler yetişti. Bunlardan bir kısmı, İbn-i Rızkaveyh, Hâkim Nişâbûrî, İbn-i Mende, Kâdı Ebü'l-Kâsım bin Münzir, Ebü'l-Hüseyn bin Beşrân, Ali bin Ahmed Rez-zâz, Ebû Ali Bin Şâzân ve İbn-i Hâleveyh'dir. Bu âlimlerden başka, birçok kimse kendisinden ilim tahsil etti. Onlardan ba'zıları, hadîs-i şerîf rivâyetinde de bulundular.

Kendisi anlatır: Ali bin Muvaffak'tan bana gelen haberde şöyle bildirildi: "Şehriyar isminde mecûsî bir komşum vardı. Ona müslüman olmasını teklif ettim. Kendi ateşperestliklerinin daha doğru olduğunu iddia etti. Daha sonra, mecûsî dîni üzere öldü. Bir gece rü'yâmda gördüm. Hâlinin nasıl olduğunu sordum. Bir Cehennem çukurunda olduğunu; neyin hak, neyin bâtıl olduğunu iyi anladığını söyledi. "Sizin altınızda kimler var, sizden kötü durumda olan kimlerdir?" diye sordum. "Sizden bir topluluk" diye cevap verdi. "Onlar knnlerdir?" deyince de, Onlar, Kur'ân-a mahlûk diyerek hakaret etmeye cür'et eden Mu'tezilîlerdir" dedi."

Alimler Ebû Ömer Zâhid hakkında buyurdular ki:

Tenuhî, "Ebû Ömer Zâhid kadar hâfızası kuvvetli olan bir kişi görmedim. Ezberinden üçbin yaprak yazardı."

İbn-i Burhan, "Lügat ilminde öncekilerden ve sonrakilerden, onun gibi güzel söz söyleyen bir kimse daha yoktu."

İmâm-ı Süyûtî ileri gelenler ve kâtibler, ondan birşey işitmek için huzurunda bulunmaya can atarlardı."

Ebû Ömer Zâhid; tefsîr, hadîs, fıkıh, târih ve edebiyat ilimlerinde pekçok eser yazdı. Bunlardan hocası Sa'leb'in "Fasîh" inin şerhi, Yevâkît, Cürcânî, Muvaddah, Sâ'at, Yevm ve leyl, Müstahsen, İşerât, Sevrî, Buyu', Tefsîr-i esmâ-i şuarâ, Kabâil, Meknûn ve Mektûm, Tefâha, Medâhil (Şam'da 1929'da yayınlandı.) Ale'l-medâhil, Nevâdir, Fa't-ül-ayn, Fa't-ül-cemhere, Fedâil-i Muâviye (r.a.) Garîb-ül-ehâdis-i Müsned-i Ahmed İbn-i Hanbel ve bunlardan ayrı olarak Ali bin Hamşâd Nişâbûrî'nin Tabakât-üş-şuyûh'unda bildirilen üçyüz cüzden oluşan bir de Müsned'i vardır.

 

KAYNAKLAR

1) Mu'cem-ül-müellifîn cild-10, sh-266

2) Târîh-i Bağdâd cild-2, sh-356

3) Vefeyât-ül-a'yân cild-4, sh-329

4) Tabakât-ı Hanâbile cild-2, sh-67

5) Bugyet-ül-vuâtcild-1, sh-164

6) Şezerât-üz-zeheb cild-2, sh-370

7) Esmâ-ül-müellifîn cild-2, sh-142

8) Tabakât-üş-Şâfiiyye cild-3, sh-189

9) El-Bidâye ve'n-nihâye cild-11, sh-230

10) Tezkiret-ül-huffâz cild-3, sh-873

 
 

Bir Önceki Sayfaya Gider

Bu Bölümün İndex Sayfasına Gider

Bir Sonraki Sayfaya Gider