4. YOL ARKADAŞINA YARDIM ETMEK
Bu konuda
birçok hadis vardır: “Bir kimse din kardeşine yardım ettiği sürece
Allah da ona yardım eder”, “Her iyilik sadakadır” gibi hadisler
önceki bahislerde geçti. |
٤- باب إعانة الرفيق في الباب أحاديث كثيرة تقدمت كحديث :
( وَاللّه في عَوْنِ العَبْدِ مَا كَانَ العَبْدُ في عَوْنِ أخِيهِ
)
. وحديث : ( كُلُّ مَعْرُوفٍ صَدَقَة )
وَأشْبَاهِهِما . |
|
970. Ebû Saîd el-Hudrî
radıyallahü anh şöyle dedi:
Hazret-i
Peygamber ile bir yolculukta bulunuyorken devesi üzerinde bir adam
çıkageldi. Sağına soluna bakınmaya başladı. Bunun üzerine
Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem :
- “Yanında
fazla binek hayvanı olan, hayvanı olmayana versin. Fazla azığı
olan da azığı olmayana versin!” diyerek hemen hemen her
çeşit malı saydı. Öyle ki biz, hiçbir malın fazlasında, bizden
hiçbirimizin hakkı olmadığı düşüncesine kapıldık.
Müslim, Lukata 18. Ayrıca bk.
Ebû Dâvûd, Zekât 32 |
٩٧٠-
وعن أَبي سعيد الخدري رَضِيَ اللّه عَنْهُ
،
قَالَ :
بَيْنَمَا نَحْنُ في سَفَرٍ إذْ جَاءَ رَجُلٌ عَلَى رَاحِلَةٍ لَهُ ،
فَجَعَلَ يَصْرِفُ بَصَرَهُ يَمِيناً وَشِمَالاً ، فَقَالَ رسولُ
اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم
: ( مَنْ كَانَ مَعَهُ فَضْلُ ظَهْرٍ
فَلْيَعُدْ بِهِ عَلَى مَنْ لاَ ظَهْرَ لَهُ ، وَمَنْ كَانَ لَهُ
فَضْلُ زَادٍ فَلْيَعُدْ بِهِ عَلَى مَنْ لاَ زَادَ لَهُ ) ،
فَذَكَرَ مِنْ أصْنَافِ المَالِ مَا ذَكَرَهُ ، حَتَّى رَأيْنَا ،
أنَّهُ لاَ حَقَّ لأَحَدٍ مِنَّا فِي فَضْلٍ . رواه
مسلم . |
|
971. Câbir
radıyallahü anh’den rivâyet
edildiğine göre Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem bir
gazveye çıkacağı zaman:
- “Ey
muhacirler ve ensar topluluğu! Malı ve akrabası olmayan
kardeşleriniz vardır. Her biriniz onlardan iki veya üç kişiyi
yanına alsın” buyurdu.
Aslında
bizlerin de ancak bir kişi ile nöbetleşecek devemiz vardı. (Câbir)
dedi ki, “Ben nöbetleşe binmek üzere iki (veya üç) kişi aldım.
Benim de ancak onlardan biri gibi deveme nöbetleşe binme hakkım
vardı.”
Ebû Dâvûd, Cihâd 34 |
٩٧١-
وعن جابر رَضِيَ اللّه عَنْهُ ، عن رسول اللّه
صَلّى اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم : أنَّهُ أرَادَ أنْ يَغْزُوَ ،
فَقَالَ :
( يَا مَعْشَرَ المُهَاجِرِينَ
وَالأَنْصَارِ ، إن مِنْ إخْوَانِكُمْ قَوْماً لَيْسَ لَهُمْ مَالٌ ،
وَلاَ عَشِيرةٌ ، فَلْيَضُمَّ أحَدكُمْ إِلَيْهِ الرَّجُلَيْنِ أَو
الثَّلاَثَةَ ، فَمَا لأَحَدِنَا مِنْ ظَهْرٍ يَحْمِلُهُ إِلاَّ
عُقْبةٌ كَعُقْبَةٍ ) يَعْني
أحَدهِمْ ،
قَالَ :
فَضَمَمْتُ إلَيَّ اثْنَيْنِ أَوْ
ثَلاَثَةً مَا لِي إِلاَّ عُقْبَةٌ كَعقبة أحَدِهِمْ مِنْ جَمَلِي .
رواه أَبُو داود . |
|
972. Yine Câbir
radıyallahü anh şöyle dedi:
Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem
yolculuk esnasında arkadan yürür, yürümekte güçlük çeken,
kimseleri terkisine bindirir ve onlara dua ederdi.
Ebû Dâvûd, Cihâd 94 |
٩٧٢-
وعنه ،
قَالَ :
كَانَ رسول اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ
وسَلَّم يَتَخَلَّفُ في المَسير ، فَيُزْجِي الضَّعِيف ،
وَيُرْدِفُ وَيَدْعُو لَهُ . رواه أَبُو
داود بإسناد حسن . |