11. İZİN İSTERKEN İSMİNİ SÖYLEMEK
İZİN İSTEYENE
“KİM O?” DENİLDİĞİNDE, BİLİNEN ADI VEYA KÜNYESİ İLE BEN FİLANIM
DEMESİNİN SÜNNET OLDUĞU, BEN VEYA BUNA BENZER BİR CEVAP VERMESİNİN
İSE MEKRUH OLDUĞU
875. Enes
radıyallahu anh’den rivayet
edildiğine göre, meşhur mi’rac hadisinde,
Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem şöyle
buyurdu:
“Sonra Cibrîl beni en yakın semâya
çıkardı ve kapının açılmasını istedi.”
– Kim o
denilince:
– Ben Cibrîl’im,
dedi.
– Yanındaki kim
denildi.
– Muhammed,
dedi. Sonra ikinci kat semâya çıkardı ve kapının açılmasını
istedi.
– Kim o
denildi.
– Ben Cibrîl’im,
diye karşılık verdi.
– Yanındaki kim
denildi.
– Muhammed,
dedi. Üçüncü, dördüncü ve diğer semâlara yükseldikçe, her birinin
kapısında:
– Kim o
deniliyordu. O da:
– Ben Cibrîl’im
cevabını veriyordu.
Buhârî, Bed’ü’l-halk 6; Enbiyâ
43; Menâkıbü’l-ensâr 42; Müslim,
Îmân 259-264. Ayrıca bk. Nesâî,
Salât 1 |
١١- باب بيان أنَّ السنة إِذَا قيل للمستأذن : من أنت ؟ أن يقول :
فلان ، فيسمي نفسه بما يعرف به من اسم
أَوْ
كنية وكراهة
قوله :
( أنا )
ونحوها
٨٧٥-
وعن أنس رَضِيَ اللّه عَنْهُ في
حديثه المشهور في الإسراءِ ،
قَالَ :
قَالَ رسول اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ
وسَلَّم : ( ثُمَّ صَعَدَ بي
جِبْريلُ إِلَى السَّمَاءِ الدُّنْيَا فَاسْتَفْتَحَ ، فقِيلَ : مَنْ
هذَا ؟
قَالَ : جِبْريلُ، قِيلَ : وَمَنْ مَعَكَ ؟
قَالَ : مُحَمَّدٌ ، ثُمَّ صَعَدَ إِلَى السَّمَاءِ الثَّانِيَةِ
فاسْتَفْتَحَ ، قِيلَ : مَنْ هَذَا ؟
قَالَ : جِبْريل ، قِيلَ : وَمَنْ مَعَكَ ؟
قَالَ : مُحَمَّدٌ وَالثَّالِثَةِ وَالرَّابِعَةِ وَسَائِرِهنَّ
وَيُقَالُ فِي بَابِ كُلِّ سَمَاءٍ : مَنْ هَذَا ؟ فَيَقُولُ :
جِبْريلُ )
متفقٌ عَلَيْهِ . |
|
876. Ebû Zer
radıyallahu anh şöyle dedi:
Bir gece dışarı
çıkmıştım. Bir de ne göreyim,
Resûlüllah sallallahu aleyhi
ve sellem tek başına yürüyor. Ben de ay ışığında yürümeye
başladım. Resûlüllah
başını çevirdi ve beni gördü:
– “Kim o?” diye seslendi.
Ben:
– Ebû Zer,
dedim.
Buhârî, Rikak 13;
Müslim, Zekât 33 |
٨٧٦-
وعن أَبي ذرٍّ رَضِيَ اللّه عَنْهُ
،
قَالَ :
خَرَجْتُ لَيْلَةً مِنَ اللَّيَالِي ، فَإذَا رسول اللّه
صَلّى اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم
يَمْشِي وَحْدَهُ، فَجَعَلْتُ أمْشِي فِي ظلِّ القمَرِ، فَالْتَفَتَ
فَرَآنِي ، فَقَالَ:
( مَنْ هَذَا ؟ ) فقلتُ : أَبُو
ذَرٍّ . متفقٌ عَلَيْهِ . |
|
877. Ümmü Hânî (Fâhite Binti
Ebû Tâlib) radıyallahu anhâ şöyle
dedi:
(Mekke’nin
fethi günü) Nebî
sallallahu aleyhi ve sellem’e
gelmiştim. Resûl-i Ekrem
yıkanıyor, Fâtıma da onu insanların gözünden perdeliyordu. (Ben
selâmımı verdim.) Peygamberimiz:
– “Kim o?” dedi. Ben:
– Ümmü Hânî’yim,
diye cevap verdim.
Müslim, Hayz 70-71; Müsâfirîn
81-82. Ayrıca bk. Buhârî, Gusül
21; Salât 4; Tirmizî, İsti’zân
34 |
٨٧٧-
وعن أُمِّ هانىءٍ رضي اللّه عنها ،
قالت :
أتيتُ النَّبيَّ صَلّى اللّه عَلَيْهِ
وسَلَّم وَهُوَ يَغْتَسِلُ وَفَاطِمَةُ تَسْتُرُهُ ،
فَقَالَ :
( مَنْ هذِهِ ؟ ) فقلتُ : أنا أُمُّ
هَانِىءٍ . متفقٌ عَلَيْهِ . |
|
878. Câbir
radıyallahu anh şöyle dedi:
Nebî
sallallahu aleyhi ve sellem’e
geldim ve kapısını çaldım. Resûl-i
Ekrem:
– “Kim o?” dedi.
– Benim, diye
cevap verdim. Hazret-i Peygamber:
– “Benim benim!” diye tekrar
etti. Galiba bu cevaptan hoşlanmamıştı.
Buhârî, İsti’zân 17;
Müslim, Âdâb 38-39. Ayrıca bk.
Ebû Dâvûd, Edeb 128 |
٨٧٨-
وعن جابر رَضِيَ اللّه عَنْهُ ،
قَالَ :
أتَيْتُ النبيَّ صَلّى اللّه عَلَيْهِ
وسَلَّم فَدَقَقْتُ البَابَ ،
فَقَالَ :
( مَنْ هَذَا ؟ ) فَقُلتُ : أَنَا ،
فَقَالَ :
( أنَا ، أنَا ! ) كَأنَّهُ
كَرِهَهَا . متفقٌ عَلَيْهِ . |