12. AKSIRANA YERHAMÜKELLAH DEMEK
AKSIRAN
ELHAMDÜLİLLAH DEDİĞİNDE YERHAMÜKELLAH DEMENİN MÜSTEHAP, ALLAH’A
HAMDETMEDİĞİNDE YERHAMÜKELLAH DEMENİN MEKRUH OLDUĞU AKSIRANA CEVAP
VERMENİN AKSIRMANIN VE ESNEMENİN EDEPLERİ
879.
Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den
rivayet edildiğine göre, Nebî
sallallahu aleyhi ve sellem şöyle
buyurdu:
“Şüphesiz Allah aksıranı sever, fakat
esneyeni sevmez. Sizden biriniz aksırır ve Allahü teâlâ’ya
hamdederse, onun hamdini işiten her müslümanın yerhamükellah
demesi üzerine bir vecîbedir. Esnemeye gelince, o şeytandandır.
Sizden birinizin esnemesi geldiği zaman, onu gücü yettiği kadar
engellemeye çalışsın. Çünkü sizden biriniz esnediği zaman şeytan
ona güler.”
Buhârî, Edeb 125, 128; Bed’ü’l-halk
11. Ayrıca bk. Tirmizî, Edeb 7 |
١٢- باب استحباب تشميت العاطس إِذَا حمد اللّه تَعَالَى وكراهة
تشميته إذا لَمْ يحمد اللّه تَعَالَى وبيان آداب التشميت والعطاس
والتثاؤب
٨٧٩-
عن أَبي هريرة رَضِيَ اللّه عَنْهُ
: أنَّ النبيَّ صَلّى اللّه عَلَيْهِ
وسَلَّم ،
قَالَ :
( إنَّ اللّه يُحِبُّ العُطَاسَ ،
وَيَكْرَهُ التَّثَاؤُبَ ، فَإذَا عَطَسَ أَحَدُكُمْ وَحَمِدَ اللّه
تَعَالَى كَانَ حَقّاً عَلَى كُلِّ مُسْلِمٍ
سَمِعَهُ أنْ يَقُولَ لَهُ : يَرْحَمُكَ اللّه ، وَأَمَّا
التَّثَاؤُبُ فَإنَّمَا هُوَ مِنَ الشَّيْطَانِ ، فَإذَا تَثَاءبَ
أحَدُكُمْ فَلْيَرُدَّهُ مَا اسْتَطَاعَ ، فَإنَّ أحَدَكُمْ إِذَا
تَثَاءبَ ضَحِكَ مِنْهُ الشَّيْطَانُ ) رواه
البخاري . |
|
880. Ebû Hüreyre
radıyallahu anh’den rivayet
edildiğine göre, Nebî
sallallahu aleyhi ve sellem şöyle
buyurdu:
“Sizden biriniz aksırdığı zaman:
Elhamdülillah desin. Kardeşi veya arkadaşı da ona: Yerhamükellah
desin. Aksıran da: Yehdîkümullahu ve yuslihu bâleküm = Allah sizi
hidayette kılsın ve kalbinizi ıslah etsin, desin.”
Buhârî, Edeb 126. Ayrıca bk.
Tirmizî, Edeb 3;
İbn Mâce, Edeb 20 |
٨٨٠-
وعنه ، عن النبيِّ صَلّى اللّه عَلَيْهِ
وسَلَّم ،
قَالَ :
( إِذَا عَطَسَ أحَدُكُمْ فَلْيَقُلْ :
الحَمْدُ للّه ، وَلْيَقُلْ لَهُ أخُوهُ أَوْ صَاحِبُهُ : يَرْحَمُكَ
اللّه . فإذَا قَالَ لَهُ : يَرْحَمُكَ اللّه ، فَليَقُلْ :
يَهْدِيكُمُ اللّه وَيُصْلِحُ بَالَكُمْ ) رواه
البخاري . |
|
881. Ebû Mûsa
radıyallahu anh şöyle dedi:
Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem’i:
“Sizden biriniz aksırdığı zaman
elhamdülillah derse, ona yerhamükellah deyiniz. Şayet Allah’a
hamdetmezse siz de yerhamükellah demeyiniz” buyururken
işittim.
Müslim, Zühd 54 |
٨٨١-
وعن أَبي موسى رَضِيَ اللّه عَنْهُ
،
قَالَ :
سَمِعْتُ رسول اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ
وسَلَّم ، يقولُ : ( إِذَا عَطَسَ
أحَدُكُمْ فَحَمِدَ اللّه فَشَمِّتُوهُ، فَإنْ لَمْ يَحْمَدِ
اللّه فَلاَ تُشَمِّتُوهُ ) رواه مسلم. |
|
882. Enes
radıyallahu anh şöyle demiştir:
Nebî
sallallahu aleyhi ve sellem’in
yanında iki kişi aksırdı. Efendimiz
onlardan birine yerhamükellah dedi, diğerine ise söylemedi.
Kendisine yerhamükellah demediği kişi:
– Filân kişi
aksırdı, ona yerhamükellah dedin; ben aksırdım, bana ise demedin,
deyince Peygamberimiz:
– “O kişi elhamdülillah dedi, sen ise
demedin” buyurdular.
Buhârî, Edeb 127;
Müslim, Zühd 53. Ayrıca bk.
Ebû Dâvûd, Edeb 94;
Tirmizî, Edeb 4 |
٨٨٢-
وعن أنس رَضِيَ اللّه عَنْهُ ،
قَالَ :
عَطَسَ رَجُلانِ عِنْدَ النبيِّ صَلّى
اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم ، فَشَمَّتَ أَحَدَهُمَا وَلَمْ
يُشَمِّتِ الآخَرَ ، فَقَالَ الَّذِي لَمْ يُشَمِّتْهُ : عَطَسَ
فُلانٌ فَشَمَّتَّهُ ، وَعَطَسْتُ فَلَمْ تُشَمِّتْنِي ؟
فَقَالَ :
( هَذَا حَمِدَ اللّه ، وَإنَّكَ لَمْ
تَحْمَدِ اللّه ) متفقٌ عَلَيْهِ
. |
|
883. Ebû Hüreyre
radıyallahu anh şöyle dedi:
Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem
aksırdıkları zaman elini veya mendilini ağzına tutar, böylelikle
sesini azaltmaya –veya ağzını yummaya- çalışırdı.
Ebû Dâvûd, Edeb 90;
Tirmizî, Edeb 6 |
٨٨٣-
وعن أَبي هريرة رَضِيَ اللّه عَنْهُ
،
قَالَ :
كَانَ رسول اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ
وسَلَّم إِذَا عَطَسَ وَضَعَ يَدَهُ
أَوْ ثَوْبَهُ عَلَى فِيهِ ، وَخَفَضَ -
أَوْ غَضَّ - بِهَا صَوْتَهُ . شك
الراوي . رواه أَبُو داود والترمذي
، وقال :
( حديث حسن صحيح ) . |
|
884. Ebû Mûsâ
radıyallahu anh şöyle dedi:
Yahudiler,
kendilerine yerhamükümullah
diyeceğini ümit ederek,
Resûlüllah sallallahu aleyhi
ve sellem’in yanında yapmacıktan aksırırlardı.
Peygamber Efendimiz de
onlara:
“Yehdîkümüllah ve yüslıhu bâleküm =
Allah size hidayet versin ve hâlinizi ıslah etsin”
buyururdu.
Ebû Dâvûd, Edeb 93;
Tirmizî, Edeb 3 |
٨٨٤-
وعن أَبي موسى رَضِيَ اللّه عَنْهُ
،
قَالَ :
كَانَ اليَهُودُ يَتَعَاطَسُونَ عِنْدَ رسول اللّه
صَلّى اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم ،
يَرْجُونَ أنْ يَقُولَ لَهُمْ : يَرْحَمُكُم اللّه ، فَيَقُولُ :
( يَهْدِيكُم اللّه وَيُصْلِحُ بَالَكُمْ )
رواه أَبُو داود والترمذي
، وقال :
( حديث حسن صحيح ) . |
|
885. Ebû Saîd el-Hudrî
radıyallahu anh’den rivayet
edildiğine göre, Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem şöyle
buyurdu:
“Sizden biriniz esnediği zaman eliyle
ağzını tutsun. Çünkü şeytan onun ağzına girer.”
Müslim, Zühd 57-58. Ayrıca bk.
Ebû Dâvud, Edeb 89 |
٨٨٥-
وعن أَبي سعيد الخدري رَضِيَ اللّه عَنْهُ
،
قَالَ :
قَالَ رسول اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ
وسَلَّم : ( إِذَا تَثَاءبَ
أحَدُكُمْ فَلْيُمْسِكْ بِيَدِهِ عَلَى فِيهِ ؛ فَإنَّ الشَّيْطَانَ
يَدْخُلُ ) رواه مسلم . |