11. MİSAFİRE İKRAM ETMEK
•
“İbrâhim’in ağırlanan misafirlerinin
haberi sana geldi mi? Onlar İbrâhim’in yanına girmişler, selâm
vermişlerdi. İbrâhim de selâmı almış, içinden “bunlar, yabancılar”
demişti. Hemen ailesinin yanına giderek semiz bir dana kebabını
getirmiş, onların önüne koyup “Buyurun, yemez misiniz?” demişti.”
Zâriyât sûresi (51), 24-27
•
“Lût’un kavmi koşarak onun yanına
geldiler. Daha önce de o kötü işi yapmaktaydılar. Lût: “Ey kavmim!
İşte kızlarım (onlarla evlenin); sizin için onlar daha temizdir.
Allah’tan korkun ve misafirlerimin önünde beni rezil etmeyin!
İçinizde aklı başında bir adam yok mu!” dedi.” Hûd
sûresi (11), 78 |
١١- باب إكرام الضيف
قَالَ اللّه تَعَالَى
: { هَلْ أتَاكَ حَدِيثُ ضَيْفِ إبْرَاهِيمَ
الْمُكْرَمِينَ إذْ دَخَلُوا عَلَيْهِ فَقَالُوا سَلاَمَاً قَالَ
سَلاَمٌ قَوْمٌ مُنْكَرُونَ فَرَاغَ إِلَى أهْلِهِ فَجَاءَ بِعِجْلٍ
سَمِينٍ فَقَرَّبَهُ إلَيْهِمْ قَالَ ألاَ تَأكُلُونَ }
[ الذاريات : ٢٤-٢٧ ]
،
وقال تَعَالَى :
{ وَجَاءهُ قَوْمُهُ يُهْرَعُونَ إِلَيْهِ
وَمِنْ قَبْلُ كَانُوا يَعْمَلُونَ السَّيِّئَاتِ قَالَ يَا قَوْمِ
هَؤُلاَءِ بَنَاتِي هُنَّ أَطْهَرُ لَكُمْ فَاتَّقُوا اللّه وَلاَ
تُخْزُونِ في ضَيْفِي أَلَيْسَ مِنْكُمْ رَجُلٌ رَشِيدٌ }
[ هود : ٧٨ ]
. |
|
706. Ebû Hüreyre
radıyallahu anh den rivayet
edildiğine göre Peygamber
aleyhisselâm şöyle buyurdu:
“Allah’a ve âhiret gününe iman eden
kimse misafirine ikram etsin. Allah’a ve âhiret gününe iman eden
kimse akrabasına iyilik etsin. Allah’a ve âhiret gününe iman eden
kimse ya faydalı söz söylesin veya sussun!”
Buhârî, Nikâh 80, Edeb 31, 85,
Rikâk 23; Müslim, Îmân 74, 75,
77. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Edeb
123; Tirmizî, Kıyâmet 50;
İbn Mâce, Edeb 4 |
٧٠٦-
وعن أَبي هريرة رَضِيَ اللّه عَنْهُ
: أنَّ النبيَّ صَلّى اللّه عَلَيْهِ
وسَلَّم ،
قَالَ :
( مَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللّه وَاليَوْمِ
الآخِرِ فَلْيُكْرِمْ ضَيْفَهُ ، وَمَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللّه
وَاليَومِ الآخِرِ ، فَلْيَصِلْ رَحِمَهُ ، وَمَنْ كَانَ يُؤْمِنُ
بِاللّه وَاليَومِ الآخِرِ ، فَلْيَقُلْ خَيْراً أَوْ لِيَصْمُتْ )
متفقٌ عَلَيْهِ . |
|
707. Ebû Şüreyh Huveylid İbn
Amr el-Huzâ`î radıyallahu anh,
Resûlüllah
sallallahu
aleyhi
ve sellem’i
şöyle
buyururken dinlediğini söyledi:
- “Allah’a
ve âhiret gününe iman eden kimse misafirine câizesini versin”.
Ashâb-ı kirâm:
- Yâ
Resûlallah! Misafirin câizesi nedir? diye sordular.
Peygamber
aleyhisselâm da:
-
“Onu bir gün ve bir gece ağırlamaktır. Misafirlik üç gündür.
Misafiri üç günden fazla ağırlamak ise sadakadır.”
Buhârî, Edeb 31, 85, Rikâk 23;
Müslim, Lukata 14. Ayrıca bk.
Ebû Dâvûd, Et`ime 5;
Tirmizî, Birr 43;
İbn Mâce, Edeb 5
Müslim’in bir başka rivayetine
göre şöyle buyurdu:
-
“Bir müslümanın din kardeşinin yanında
onu günaha sokacak kadar kalması helâl değildir.”
Ashâb-ı kirâm:
- Yâ
Resûlallah! İnsan din kardeşini nasıl günaha sokar? diye sorunca:
- “Misafirini
ağırlayacak bir şeyi bulunmayan kimsenin yanında oturup kalmakla”
buyurdu.
Müslim, Lukata 15, 16 |
٧٠٧-
وعن أَبي شُرَيْح خُوَيْلِدِ بن عَمرو الخُزَاعِيِّ
رَضِيَ اللّه عَنْهُ ،
قَالَ :
سَمِعْتُ رسول اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ
وسَلَّم ، يقول: ( مَنْ كَانَ
يُؤْمِنُ بِاللّه وَاليَوْمِ الآخِرِ فَلْيُكْرِمْ ضَيْفَهُ
جَائِزَتَهُ )
قالوا :
وَمَا جَائِزَتُهُ ؟ يَا رسول اللّه ،
قَالَ :
( يَوْمُهُ وَلَيْلَتُهُ ، وَالضِّيَافَةُ
ثَلاَثَةُ أيَّامٍ ، فَمَا كَانَ وَرَاءَ ذَلِكَ فَهُوَ صَدَقَةٌ
عَلَيْهِ ) متفقٌ عَلَيْهِ
.
وفي رواية لِمسلمٍ :
( لاَ يَحِلُّ
لِمُسْلِمٍ
أنْ يُقِيمَ عِنْدَ أخِيهِ حَتَّى يُؤْثِمَهُ )
قالوا :
يَا رسول اللّه ، وَكيْفَ يُؤْثِمُهُ ؟
قَالَ :
( يُقِيمُ عِنْدَهُ وَلاَ شَيْءَ لَهُ
يُقْرِيه بِهِ ) . |