78. YÖNETİCİLERİN YÖNETTİKLERİNE
ŞEFKATİ
YÖNETİCİLERİN
YÖNETTİĞİ KİMSELERE YUMUŞAK DAVRANMASI, ONLARIN İYİLİĞİNİ İSTEYİP
ŞEFKAT GÖSTERMESİ, ONLARI ALDATMAKTAN, KENDİLERİNE KÖTÜ
DAVRANMAKTAN, İŞLERİNİ VE İHTİYAÇLARINI İHMÂL ETMEKTEN SAKINMASI
•
“Sana uyan mü’minlere alçak gönüllü
davran!” Şuarâ sûresi (26), 215
•
“Allahü teâlâ adaleti, iyiliği, akrabaya
yardım etmeyi kesinlikle emreder; çirkinliğin her türlüsünü,
kötülüğü ve her nevi haksızlığı yasaklar. Size düşünüp yapmanız
için böyle öğüt verir.” Nahl sûresi (16), 90 |
٧٨- باب أمر وُلاة الأمور بالرفق برعاياهم ونصيحتهم والشفقة عليهم
والنهي عن غشهم والتشديد عليهم وإهمال مصالحهم والغفلة عنهم وعن
حوائجهم
قَالَ اللّه تَعَالَى
: { وَاخْفِضْ جَنَاحَكَ لِمَنِ اتَّبَعَكَ
مِنَ الْمُؤْمِنِينَ }
[ الشعراء : ٢١٥ ]
،
وقال تَعَالَى :
{ إنَّ اللّه يَأمُرُ بِالْعَدْلِ
وَالإِحْسَانِ وَإِيتَاءِ ذِي الْقُرْبَى وَيَنْهَى عَنِ الفَحْشَاءِ
وَالْمُنْكَرِ وَالْبَغْيِ يَعظُكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ }
[ النحل : ٩٠ ]
. |
|
653. İbn Ömer
radıyallahu anhümâ
Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem’i
şöyle buyururken dinledim, dedi:
“Hepiniz çobansınız; hepiniz güttüğünüz
sürüden sorumlusunuz. Devlet reisi de bir çobandır ve sürüsünden
sorumludur. Erkek, ailesinin çobanıdır ve sürüsünden sorumludur.
Kadın, kocasının evinin çobanıdır ve sürüsünden sorumludur.
Hizmetkâr, efendisinin malının çobanıdır; o da sürüsünden
sorumludur. Netice itibariyle hepiniz çobansınız ve güttüğünüz
sürüden sorumlusunuz.”
Buhârî, Cum’a 11, İstikrâz 20,
İtk 17, 19, Vesâyâ 9, Nikâh 81, 90, Ahkâm 1;
Müslim, İmâret 20. Ayrıca bk.
Ebû Dâvûd, İmâret 1, 13;
Tirmizî, Cihâd 27 |
٦٥٣-
وعن ابن عمر رضي اللّه عنهما ،
قَالَ :
سَمِعْتُ رسول اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ
وسَلَّم ، يقول : ( كُلُّكُمْ
رَاعٍ ، وَكُلُّكُمْ مَسْؤُولٌ عَنْ رَعِيَّتهِ : الإمَامُ رَاعٍ
وَمَسؤُولٌ عَنْ رَعِيَّتِهِ ، وَالرَّجُلُ رَاعٍ في أهلِهِ
وَمَسؤُولٌ عَنْ رَعِيَّتِهِ ، وَالمَرْأَةُ رَاعِيَةٌ في بَيْتِ
زَوْجِهَا وَمَسْؤُولَةٌ عَنْ رَعِيَّتِهَا ، وَالخَادِمُ رَاعٍ في
مال سيِّدِهِ وَمَسْؤُولٌ عَنْ رَعِيَّتِهِ ، وَكُلُّكُمْ رَاعٍ
وَمَسْؤُولٌ عَنْ رَعِيَّتِهِ )
متفقٌ عَلَيْهِ . |
|
654. Ebû Ya’lâ Ma’kıl İbn
Yesâr radıyallahu anh,
Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem’i
şöyle buyururken dinledim, dedi:
“Cenâb-ı Hakk’ın, yönetici yaptığı bir
kimse, yönettiği insanları aldatarak ölürse, Allahü teâlâ ona
cennet yüzü göstermez.”
Buhârî, Ahkâm 8;
Müslim, Îmân 227-228, İmâre 21
Bir başka
rivayette:
“Onlara sahip çıkıp korumazsa, cennetin
kokusunu duyamaz”, şeklindedir.
Buhârî, Ahkâm 8
Müslim’in bir rivayetinde de
şöyledir:
“Müslümanların işlerini üstlenip de
onlar için çalışıp çabalamayan hiçbir yönetici, onlarla birlikte
cennete giremez.”
Müslim, Îmân 229, İmâre 22 |
٦٥٤-
وعن أَبي يعلى مَعْقِل بن يَسارٍ رَضِيَ
اللّه عَنْهُ ،
قَالَ :
سَمِعْتُ رسول اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ
وسَلَّم ، يقول : ( مَا مِنْ
عَبْدٍ يَستَرْعِيهِ اللّه رَعِيَّةً ، يَمُوتُ يَوْمَ يَمُوتُ
وَهُوَ غَاشٌّ لِرَعِيَّتِهِ ، إِلاَّ حَرَّمَ اللّه عَلَيْهِ
الجَنَّة ) متفقٌ عليه .
وفي رواية : ( فَلَمْ يَحُطْهَا
بِنُصْحِهِ لَمْ يَجِدْ رَائِحَةَ الجَنَّة ) .
وفي رواية لمسلم :
( مَا مِنْ أميرٍ يلي أمور المُسْلِمينَ ،
ثُمَّ لا يَجْهَدُ لَهُمْ وَيَنْصَحُ لَهُمْ ، إِلاَّ لَمْ يَدْخُلْ
مَعَهُمُ الْجَنَّةَ ) . |
|
655. Âişe
radıyallahu anhâ şöyle dedi:
Benim şu
evimde, Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem’in
şöyle buyurduğunu işittim:
“Allahım! Ümmetimin yönetimini üstlenip
de onlara zorluk çıkaran kimseye sen de zorluk çıkar. Ümmetimin
yönetimini üstlenip de onlara yumuşak davrananlara sen de
yumuşaklık göster.”
Müslim, İmâre 19. Ayrıca bk.
Ahmed İbn Hanbel,
Müsned, VI, 93, 258 |
٦٥٥-
وعن عائشة رضي اللّه عنها ،
قالت :
سَمِعْتُ رسول اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ
وسَلَّم ، يقول في بيتي هَذَا : (
اللّهمَّ مَنْ وَلِيَ مِنْ أمْرِ أُمَّتِي شَيْئاً فَشَقَّ
عَلَيْهِمْ ، فاشْقُقْ عَلَيْهِ ، وَمَنْ وَلِيَ مِنْ أَمْرِ
أُمَّتِي شَيْئاً فَرَفَقَ بِهِمْ ، فَارفُقْ بِهِ ) رواه
مسلم . |
|
656. Ebû Hüreyre
radıyallahu anh’den rivayet
edildiğine göre Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem şöyle
buyurdu:
- “İsrâiloğullarını peygamberler
yönetirdi. Bir peygamber ölünce, yerine bir başka peygamber
geçerdi. Fakat benden sonra peygamber gelmeyecek, birçok halifeler
gelecektir.”
Bunun üzerine
ashâb-ı kirâm:
- Yâ
Resûlallah! Bize bu konuda ne yapmamızı emredersin? diye sordular.
Resûl-i Ekrem
sallallahu aleyhi ve sellem şöyle
buyurdu:
- “Halifelere başa geçiş sırasına göre
bîat edin. Sonra onlara karşı görevinizi yapıp itaat edin. Onlar
size karşı görevlerini yapmazlarsa, Allah’tan size yardım etmesini
isteyin. Zira size karşı görevlerini yapıp yapmadıklarını Cenâb-ı
Hak onlardan soracaktır.”
Buhârî, Enbiyâ 50;
Müslim, İmâre 44. Ayrıca bk.
İbn Mâce, Cihâd 42 |
٦٥٦-
وعن أَبي هريرة رَضِيَ اللّه عَنْهُ
،
قَالَ :
قَالَ رسول اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ
وسَلَّم : ( كَانَتْ بَنُو
إسرَائِيلَ تَسُوسُهُم الأَنبِيَاء ، كُلَّمَا هَلَكَ نَبِيٌّ
خَلَفَهُ نَبيٌّ ، وَإنَّهُ لاَ نَبِيَّ بَعْدِي ، وَسَيكُونُ
بَعْدِي خُلفَاءُ فَيَكثرُونَ ) ،
قالوا :
يَا رسول اللّه ، فَمَا تَأْمُرُنَا ؟
قَالَ :
( أَوْفُوا بِبَيْعَةِ الأَوَّل
فَالأَوَّل ، ثُمَّ أعْطُوهُمْ حَقَّهُمْ ، وَاسْأَلُوا اللّه
الَّذِي لَكُمْ ، فَإنَّ اللّه سَائِلُهُمْ عَمَّا اسْتَرْعَاهُمْ )
متفقٌ عليه . |
|
657. Âiz İbn Amr
radıyallahu anh’den rivayet
edildiğine göre, kendisi Ubeydullah İbn Ziyâd’ın yanına girmiş ve
ona şunları söylemiştir:
- Oğlum! Ben
Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem’i
“Yöneticilerin en kötüsü insafsız ve katı
kalpli olanlardır” buyururken dinledim. Sakın sen o
yöneticilerden olma!
Müslim, İmâre 23. Hadîsin
müttefekun aleyh olduğu söylenmişse de, bu rivayet
Sahîh-i
Buhârî’ de mevcut değildir |
٦٥٧-
وعن عائِذ بن عمرو رَضِيَ اللّه عَنْهُ
: أَنَّهُ دَخَلَ عَلَى عُبَيْد اللّه بن زيادٍ ، فَقَالَ لَهُ :
أيْ بُنَيَّ ، إنِّي سَمِعْتُ رسول اللّه
صَلّى اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم ، يقول :
( إنَّ شَرَّ الرِّعَاءِ الحُطَمَةُ )
فإيَاكَ أن تَكُونَ مِنْهُمْ . متفقٌ
عَلَيْهِ . |
|
658. Ebû Meryem el-Ezdî
radıyallahu anh’den rivayet
edildiğine göre, kendisi Muâviye
radıyallahu anh’a şöyle dedi:
Ben
Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem’i
şöyle buyururken dinledim:
- “Allahü teâlâ bir kimseyi
müslümanların başına idareci yapar, o da halkın işlerinin
bitirilmesine, ihtiyaç ve sıkıntılarının giderilmesine engel
olmaya kalkarsa, kıyamet gününde Allahü teâlâ da onun işlerinin
bitirilmesine, ihtiyaç ve sıkıntılarının giderilmesine engel
olur.”
Bunun üzerine
Muâviye, halkın ihtiyaçlarını tesbit etmek için bir adamını
görevlendirdi.
Ebû Dâvûd, İmâre 13;
Tirmizî, Ahkâm 6 |
٦٥٨-
وعن أَبي مريم الأزدِيِّ رَضِيَ اللّه
عَنْهُ : أنّه قَالَ لِمعاوية
رَضِيَ اللّه عَنْهُ : سَمِعْتُ رسول اللّه
صَلّى اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم ،
يقول : ( مَنْ وَلاَّهُ اللّه شَيْئاً
مِنْ أُمُورِ المُسْلِمِينَ ، فَاحْتَجَبَ دُونَ حَاجَتِهِمْ
وَخَلَّتِهِمْ وَفَقْرِهِمْ ، احْتَجَبَ اللّه دُونَ حَاجَتِهِ
وَخَلَّتِهِ وَفَقْرِهِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ ) فجعل معاوية
رجلاً عَلَى حوائج النَّاسِ . رواه
أَبُو داود والترمذي . |
|