34. KADINLARA İYİ DAVRANMAK
•
“Kadınlarla iyi geçinin.” Nisâ
sûresi (4), 19
•
“Hanımlarınız arasında adaleti sağlamak
için ne kadar uğraşsanız da bunu başaramazsınız. Bâri onlardan
birine aşırı gönül verip de ötekini kocası yokmuş gibi büsbütün
ortada bırakmayın. Eğer iyilik yapar ve günahtan sakınırsanız,
Allah şüphesiz çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.” Nisâ
sûresi (4), 129 |
٣٤- باب الوصية بالنساء
قَالَ اللّه تَعَالَى
: { وَعَاشِرُوهُنَّ بِالْمَعْرُوف }
[ النساء :١٩ ]
،
وَقالَ تَعَالَى :
{ وَلَنْ تَسْتَطِيعُوا أَنْ تَعْدِلُوا
بَيْنَ النِّسَاءِ وَلَوْ حَرَصْتُمْ فَلا تَمِيلُوا كُلَّ الْمَيْلِ
فَتَذَرُوهَا كَالْمُعَلَّقَةِ وَإِنْ تُصْلِحُوا وَتَتَّقُوا
فَإِنَّ اللّه كَانَ غَفُوراً رَحِيماً }
[ النساء : ١٢٩ ]
. |
|
274.
Ebû Hüreyre radıyallahü anh’den
rivayet edildiğine göre Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem şöyle
buyurdu:
“Kadınlara iyi davranmanızı tavsiye
ediyorum; vasiyyetimi tutunuz. Zira kadın kısmı kaburga kemiğinden
yaratılmıştır. Kaburga kemiğinin en eğri yeri üst tarafıdır. Eğri
kemiği doğrultmaya kalkarsan kırarsın. Kendi hâline bırakırsan,
yine eğri kalır. Öyleyse kadınlar hakkındaki tavsiyemi tutunuz.”
Buhârî, Enbiyâ 1, Nikâh 80;
Müslim, Radâ’ 60. Ayrıca bk.
Tirmizî, Radâ` 11, Tefsîru sûre
(9) 2; İbn Mâce, Nikâh 3
Buhârî ile
Müslim’deki diğer bir rivayete
göre Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem şöyle
buyurdu:
“Kadın kaburga kemiği gibidir. Onu
doğrultmaya kalkarsan kırarsın. Eğer ondan faydalanmak istersen bu
hâliyle de faydalanabilirsin.”
Buhârî, Nikâh 79; Radâ` 65
Müslim’deki bir başka rivayete
göre ise Peygamber
aleyhisselâm şöyle buyurdu:
“Kadın kaburga kemiğinden yaratılmıştır.
Hep seni hoşnut edecek şekilde davranamaz. Eğer ondan faydalanmak
istersen bu hâliyle de faydalanabilirsin. Şayet doğrultayım dersen
kırarsın. Kadının kırılması da boşanmasıdır.”
Müslim, Radâ` 59 |
٢٧٤-
وعن أَبي هريرة رَضِيَ اللّه عَنْهُ
،
قَالَ :
قَالَ رَسُول اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ
وسَلَّم : ( اسْتَوْصُوا بالنِّساءِ
خَيْراً ؛ فَإِنَّ المَرْأَةَ خُلِقَتْ مِنْ ضِلعٍ ، وَإنَّ أعْوَجَ
مَا في الضِّلَعِ أعْلاهُ ، فَإنْ ذَهَبتَ تُقيمُهُ كَسَرْتَهُ ،
وَإنْ تَرَكْتَهُ ، لَمْ يَزَلْ أعْوجَ ، فَاسْتَوصُوا بالنِّساءِ )
مُتَّفَقٌ عَلَيهِ .
وفي رواية في الصحيحين : ( المَرأةُ
كالضِّلَعِ إنْ أقَمْتَهَا كَسَرْتَهَا ، وَإن اسْتَمتَعْتَ بِهَا ،
اسْتَمتَعْتَ وفِيهَا عوَجٌ ) .
وفي رواية لمسلم :
( إنَّ المَرأةَ خُلِقَت مِنْ ضِلَع ، لَنْ
تَسْتَقِيمَ لَكَ عَلَى طَريقة ، فإن اسْتَمْتَعْتَ بِهَا
اسْتَمْتَعْتَ بِهَا وَفيهَا عوَجٌ ، وإنْ ذَهَبْتَ تُقِيمُهَا
كَسَرْتَها ، وَكَسْرُهَا طَلاَقُهَا ) .
قوله :
( عَوَجٌ ) هُوَ بفتح العينِ
والواوِ . |
|
275.
Abdullah İbn Zem`a radıyallahü anh’den
rivayet edildiğine göre Peygamber
aleyhisselâm’ı birgün hutbe
okurken dinledi.
Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem Sâlih
aleyhisselâm’ın dişi devesinden ve
onu öldüren adamdan bahsederek:
“Onların en azgını ileri atıldı”
âyetini okudu ve Semûd kavminde gücü kuvveti ile tanınan ve son
derece fena olan bir adam deveyi öldürmek için ileri fırladı, diye
açıkladı.
Sonra
kadınlardan bahsetti. Onlar hakkında nasihat ederek şöyle buyurdu:
“Sizden biriniz karısını köleyi döver
gibi dövmeye kalkışıyor. Belki de o akşam onunla aynı yatakta
yatacaktır.”
Sonra
yellenmeden ötürü gülmemelerini tavsiye ederek şöyle buyurdu:
“İnsan bizzat kendisinin de yaptığı bir
şeye ne diye güler?”
Buhârî, Tefsîru sûre (91)1;
Müslim, Cennet 49. Ayrıca bk.
Tirmizî, Tefsîru sûre 91;
İbn Mâce, Nikâh 51 |
٢٧٥-
وعن عبد اللّه بن زَمْعَةَ رَضِيَ اللّه
عَنْهُ : أنَّهُ سَمِعَ النَّبيّ
صَلّى اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم يَخْطُبُ ، وَذَكَرَ النَّاقَةَ
وَالَّذِي عَقَرَهَا ، فَقَالَ رَسُول اللّه
صَلّى اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم :
( { إِذ
انْبَعَثَ أشْقَاهَا } انْبَعَثَ
لَهَا رَجُلٌ عَزيزٌ ، عَارِمٌ مَنيعٌ في رَهْطِهِ ) ، ثُمَّ
ذَكَرَ النِّسَاءَ ، فَوعَظَ فِيهنَّ ،
فَقَالَ :
( يَعْمِدُ أحَدُكُمْ فَيَجْلِدُ
امْرَأتَهُ جَلْدَ العَبْدِ فَلَعَلَّهُ يُضَاجِعُهَا مِنْ آخِرِ
يَومِهِ ) ثُمَّ وَعَظَهُمْ في ضَحِكِهمْ مِنَ الضَّرْطَةِ ،
وَقالَ :
( لِمَ يَضْحَكُ أَحَدُكُمْ مِمَّا يَفْعَلُ ؟! )
مُتَّفَقٌ عَلَيهِ .
( وَالعَارِمُ ) بالعين المهملة
والراء : هُوَ الشِّرِّيرُ المفسِدُ ، وقوله
: ( انْبَعَثَ ) ، أيْ :
قَامَ بسرعة . |
|
276.
Ebû Hüreyre radıyallahü anh’den
rivayet edildiğine göre Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem şöyle
buyurdu:
“Bir kimse karısına kin beslemesin. Onun
bir huyunu beğenmezse, bir başka huyunu beğenir.”
Müslim, Radâ` 61 |
٢٧٦-
وعن أَبي هريرة رَضِيَ اللّه عَنْهُ
،
قَالَ :
قَالَ رَسُول اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ
وسَلَّم : ( لاَ يَفْرَكْ مُؤْمِنٌ
مُؤْمِنَةً إنْ كَرِهَ مِنْهَا خُلُقاً رَضِيَ مِنْهَا آخَرَ )
، أَوْ
قَالَ :
( غَيْرَهُ ) رواه
مسلم .
وقولُهُ :
( يَفْرَكْ ) هُوَ بفتح الياءِ وإسكان الفاء وفتح الراءِ
معناه : يُبْغِضُ ، يقالُ : فَرِكَتِ المَرأةُ زَوْجَهَا ،
وَفَرِكَهَا زَوْجُهَا ، بكسر الراء يفْرَكُهَا بفتحها : أيْ
أبْغَضَهَا ، واللّه أعلم . |
|
277.
Amr İbn Ahvas el-Cüşemî
radıyallahü anh, Vedâ haccı’nda
Peygamber
aleyhisselâm’ı dinlediğini,
Allah’a hamd ü senâ edip halka öğüt verdikten sonra
Resûlüllah’ın şöyle
buyurduğunu söylemektedir:
“Ashâbım! Kadınlara iyi davranmanızı
tavsiye ediyorum. Vasiyyetimi tutunuz. Zira onlar sizin idarenize
ve himâyenize verilmişlerdir.
Kesin olarak bildiğiniz bir ahlâksızlık
yapmadıkları takdirde, onlar üzerinde zorbalık kurmaya hakkınız
yoktur. Eğer ahlâk dışı bir hareket yaparlarsa, onları
yataklarında yalnız bırakın. Bir yerlerini incitmeyecek şekilde
dövün. Şayet size itaat ederlerse, artık onlara zarar verecek bir
şey yapmayın.
Şunu bilin ki, sizin kadınlar üzerinde
haklarınız olduğu gibi onların da sizin üzerinizde hakları vardır.
Sizin onlar üzerindeki haklarınız,
yatağınızı yabancılardan korumaları, istemediğiniz kimseleri
evinize almamalarıdır.
Onların sizin üzerinizdeki hakları ise,
giyim kuşam ve yeme içme konularında kendilerine iyi imkânlar
sağlamanızdır.”
Tirmizî, Radâ` 11. Ayrıca bk.
İbn Mâce, Nikâh 3 |
٢٧٧-
وعن عمرو بن الأحوصِ الجُشَمي رَضِيَ اللّه
عَنْهُ : أنَّهُ سَمِعَ النَّبيّ
صَلّى اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم في حَجَّةِ الوَدَاعِ يَقُولُ
بَعْدَ أنْ حَمِدَ اللّه تَعَالَى ، وَأثْنَى عَلَيهِ وَذَكَّرَ
وَوَعظَ ، ثُمَّ
قَالَ :
( ألا وَاسْتَوصُوا بالنِّساءِ خَيْراً ،
فَإِنَّمَا هُنَّ عَوَانٍ عِنْدَكُمْ لَيْسَ تَمْلِكُونَ مِنْهُنَّ
شَيْئاً غَيْرَ ذلِكَ إلاَّ أنْ يَأتِينَ بِفَاحِشَةٍ
مُبَيِّنَةٍ ، فَإنْ فَعَلْنَ فَاهْجُرُوهُنَّ في المَضَاجِع ،
وَاضْرِبُوهُنَّ ضَرباً غَيْرَ مُبَرِّحٍ ، فإنْ أطَعْنَكُمْ فَلا
تَبْغُوا عَلَيهنَّ سَبيلاً ؛ ألاَ إنَّ لَكُمْ عَلَى نِسَائِكُمْ
حَقّاً ، وَلِنِسَائِكُمْ عَلَيْكُمْ حَقّاً ؛ فَحَقُّكُمْ
عَلَيهِنَّ أنْ لا يُوطِئْنَ فُرُشَكُمْ مَنْ تَكْرَهُونَ ، وَلا
يَأْذَنَّ في بُيُوتِكُمْ لِمَنْ تَكْرَهُونَ ؛ ألاَ وَحَقُّهُنَّ
عَلَيْكُمْ أنْ تُحْسِنُوا إِلَيْهِنَّ في كِسْوَتِهنَّ
وَطَعَامِهنَّ ) رواه الترمذي ،
وَقالَ :
( حديث حسن صحيح ) .
قوله صَلّى اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم
: ( عَوان ) أيْ : أسِيرَاتٌ جَمْع
عَانِيَة ، بالعَيْنِ المُهْمَلَةِ ، وَهِيَ الأسِيرَةُ ، والعاني :
الأسير . شَبَّهَ رسولُ اللّه صَلّى اللّه
عَلَيْهِ وسَلَّم المرأةَ في دخولِها تَحْتَ حُكْمِ الزَّوْجِ
بالأَسيرِ ( وَالضَّرْبُ المبَرِّحُ )
: هُوَ الشَّاقُ الشَّدِيد وقوله صَلّى
اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم : ( فَلاَ
تَبْغُوا عَلَيهنَّ سَبِيلاً ) أيْ : لاَ تَطْلُبُوا طَريقاً
تَحْتَجُّونَ بِهِ عَلَيهِنَّ وَتُؤْذُونَهُنَّ بِهِ ، واللّه أعلم . |
|
278.
Muâviye İbn Hayde radıyallahü anh
şöyle dedi:
- Yâ
Resûlallah! Kadınlarımızın bizim üzerimizdeki hakkı nedir? diye
sordum. Şöyle buyurdu:
-“Yediğiniz ölçüde yedirmek, giydiğiniz
seviyede giydirmek, yüzlerine vurmamak, yaptıkları işin ve
kendilerinin çirkin olduğunu söylememek, onları yataklarında
yalnız bırakmak gerekirse, bu işi sadece evde yapmaktır.”
Ebû Dâvûd, Radâ` 41. Ayrıca
bk. İbn Mâce, Nikâh 3 |
٢٧٨-
وعن معاوية بن حيدة رَضِيَ اللّه عَنْهُ
،
قَالَ :
قُلْتُ : يَا رَسُول اللّه ، مَا حق زَوجَةِ أَحَدِنَا عَلَيهِ ؟
قَالَ :
( أنْ تُطْعِمَهَا إِذَا طعِمْتَ ،
وَتَكْسُوهَا إِذَا اكْتَسَيْتَ ، وَلاَ تَضْرِبِ الوَجْهَ ، وَلا
تُقَبِّحْ ، وَلا تَهْجُرْ إلاَّ في البَيْتِ ) حديثٌ حسنٌ
رواه أَبُو داود
وَقالَ : معنى
( لا تُقَبِّحْ ) أي : لا تقل :
قبحكِ اللّه . |
|
279.
Ebû Hüreyre radıyallahü anh’den
rivayet edildiğine göre Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem şöyle
buyurdu:
“Mü’minlerin îmân bakımından en
mükemmeli, huyu en iyi olanıdır. Hayırlınız, kadınlarına karşı
hayırlı olanlardır.”
Tirmizî, Radâ` 11. Ayrıca bk.
Ebû Dâvûd, Sünnet, 15;
İbn Mâce, Nikâh 50 |
٢٧٩-
وعن أَبي هريرة رَضِيَ اللّه عَنْهُ
،
قَالَ :
قَالَ رَسُول اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ
وسَلَّم : ( أكْمَلُ المُؤمِنِينَ
إيمَاناً أحْسَنُهُمْ خُلُقاً ، وخِيَارُكُمْ خياركم لِنِسَائِهِمْ )
رواه الترمذي ،
وَقالَ :
( حديث حسن صحيح ) . |
|
280.
İyâs İbn Abdullah İbn Ebû Zübâb
radıyallahü anh’den rivayet edildiğine göre
Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem:
- “Kadınları dövmeyiniz”
buyurmuştu.
Hazret-i Ömer
Peygamber
aleyhisselâm’ın huzuruna çıkarak:
- Kadınlar
kocalarını dinlemez oldular, dedi. Bunun üzerine
Hazret-i Peygamber
kadınların dövülmesine izin verdi.
Bu defa birçok
kadın Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem’in
hanımlarına gelerek kocalarını şikâyete başladılar.
Bunun üzerine
Resûl-i Ekrem
sallallahu aleyhi ve sellem şöyle
buyurdu:
-“Birçok kadın Muhammed ailesine gelerek
kocalarını şikâyet ediyorlar. Kadınlarını döven o kimseler, sizin
hayırlınız değildir.”
Ebû Dâvûd, Nikâh 42. Ayrıca
bk. İbn Mâce, Nikâh 51 |
٢٨٠-
وعن إياس بن عبد اللّه بن أَبي ذباب رَضِيَ
اللّه عَنْهُ ،
قَالَ :
قَالَ رَسُول اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ
وسَلَّم : ( لاَ تَضْرِبُوا إمَاء
اللّه ) فجاء عُمَرُ رَضِيَ اللّه
عَنْهُ إِلَى رسولِ اللّه صَلّى
اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم ،
فَقَالَ :
ذَئِرْنَ النِّسَاءُ عَلَى أزْوَاجِهِنَّ ، فَرَخَّصَ في ضَرْبِهِنَّ
، فَأطَافَ بآلِ رَسُول اللّه صَلّى اللّه
عَلَيْهِ وسَلَّم نِسَاءٌ كَثيرٌ يَشْكُونَ أزْواجَهُنَّ ،
فَقَالَ رَسُول اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ
وسَلَّم : ( لَقَدْ أطَافَ بِآلِ
بَيتِ مُحَمَّدٍ نِسَاءٌ كثيرٌ يَشْكُونَ أزْوَاجَهُنَّ لَيْسَ
أولَئكَ بخيَارِكُمْ ) رواه
أَبُو داود بإسناد صحيح .
قوله :
( ذَئِرنَ ) هُوَ بذَال مُعْجَمَة
مفْتوحَة ، ثُمَّ هَمْزة مَكْسُورَة ، ثُمَّ راءٍ سَاكِنَة ، ثُمَّ
نُون ، أي : اجْتَرَأْنَ ، قوله :
( أطَافَ ) أيْ : أحَاطَ . |
|
281.
Abdullah İbn Amr İbn Âs radıyallahü
anhümâ’dan rivayet edildiğine göre
Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem şöyle
buyurdu:
“Dünya geçici bir faydadan ibarettir.
Onun fayda sağlayan en hayırlı varlığı dindar kadındır.”
Müslim, Radâ` 64. Ayrıca bk.
Nesâî, Nikâh 15;
İbn Mâce, Nikâh 5 |
٢٨١-
وعن عبد اللّه بن عمرو بن العاص رضي اللّه
عنهما : أنَّ رَسُول اللّه صَلّى
اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم ،
قَالَ :
( الدُّنْيَا مَتَاعٌ ، وَخَيرُ مَتَاعِهَا
المَرْأَةُ الصَّالِحَةُ ) رواه
مسلم . |