Selefi görüşlü biri ile âlimlere olan itimat hakkındaki konuşmamız ilgi çekici olduğu için aynen nakletmek istiyorum. Selefi sordu:

- Namazda rükua eğilirken ayakları birleştirmenin kitapta yeri var mı?

- Halebi-yi Kebir ve Sagir, Miftah-ül cenne, Dürr-ül-muhtar ve İbni Âbidin’de var.

- İbni Âbidine inanmam.

- Nasıl olur? İbni Âbidin Hanefi mezhebinde en muteber ve en geniş bir fıkıh kitabıdır.

- İbni Âbidin kitabına uydurma hadis almıştır. Uydurma hadis alan birinin diğer yazılarına nasıl itimat edilir?

- Hangi hadis uydurmaymış?

- Ebu Hanife’yi öven hadis... Mezhep taassubuyla kitabına almış.

- İbni Âbidin hanefidir ama, aynı hadis-i şerif, Şâfii âlimlerinden İbni Hacer-i Mekki’nin Hayrât-ül-hisân kitabında da vardır. Mezhep taassubu olsaydı, Ebu Hanife ile ilgili hadis-i şerifi kitabına alır mıydı? Hiçbir İslam âliminin kitabında uydurma hadis olmaz.

- Niye olmasın, Gazali’nin kitabında bir sürü uydurma hadis var. Iraki bunları tespit etmiştir.

- Iraki kaynağını bulamadığı hadis-i şeriflere, kaynağını bulamadım demiştir. Bulamadım demek uydurma demek değildir. Sonra İslam âliminin kitabındaki bir hadis-i şerife uydurma denebilir mi?

- Kur’ana aykırı ise elbette denir.

- İbni Hacer-i Mekki, İbni Âbidin ve İmam-ı Gazali gibi âlimlerin kitaplarında uydurma dediğin hadisler Kur’ana aykırı mıdır?

- Aykırı ki uydurma denmiştir.

- Kur’ana aykırı olduğunu kim anlamış?

- Kim olacak onlara uydurma diyenler.

- Peki onlara uydurma diyenler, Kur’ana aykırı olduğunu anlamış da, imam-ı Gazali hazretleri gibi büyük bir âlim anlayamamış mı? Ne çirkin bir iftira bu? İmam-ı Gazali’nin kitabında uydurma olarak bildiğin en meşhur hadis hangisidir?

- Çok... Mesela (İlim Çin’de de olsa alın)

- Bu hadis-i şerife mezhepsizler uydurma demişlerse de, Taberani, Beyheki ve İbni Adiy gibi hadis âlimleri buna sahih demişler ve kitaplarına almışlardır.

- Peki namazda rükua eğilirken ayakların birleştirilmesi Kur’anda var mı?

- Namazın farzları Kur’anda var mı da sünnetleri olsun?

- Peki sünnette var mı?

- Dinimizde delil sadece kitap ve sünnet değil, icma ve kıyas da vardır. Âlimlerin ictihadı da senettir.

- Ben kıyası, ictihadı kabul etmem. Âlim hata edemez mi?

- Âlim hata etmez dense yanlış olmaz. Çünkü Âlimin ictihadı hatalı bile olsa senettir. Allahü teâlâ ahirette onun ictihadına göre amel edip etmediğimizi soracaktır. Buhari’nin bildirdiği hadis-i şerifte, (Âlim ictihadında hata ederse bir, isabet ederse iki sevap alır) buyuruldu. Bunun için hak mezhepler meydana gelmiştir.

- Birinin ak dediğine öteki kara demiştir.

- Ama bu yetkiyi Allah ve Resulünden almıştır. Bir hadis-i şerifte, (Âlimlerin farklı ictihadları rahmettir) buyuruluyor. (Beyheki)

- Hatalı bir ictihadla amel etmek caiz olur mu?

- Bir müctehidin hata ettiğini başka müctehid bilemez. İctihad ictihadla nakzedilemez. Mesela Hanefi ve Hanbeli’de gusülde ağzın içini yıkamak farz iken, Maliki ve Şafii’de farz değildir. Bunun için mezhebin birine doğru, ötekine yanlış denemez. Yanlış da olsa müctehidin ictihadı ile amel eden kurtulur. Çünkü müctehid bu yetkiyi Kitap ve Sünnetten almıştır. Farklı ictihadda bulunmak gibi, her müctehidin bir hadisten hüküm çıkarması da farklıdır. Hatta bir müctehidin sahih dediği bir hadis-i şerife, başka bir müctehid sahih değildir de diyebilir. O sahih değildir dedi diye o hadis uydurma olmaz. Sahih değildir diyen âlim, o hadise göre kendisi amel edemez. Ama sahih diyen âlim, bu hadis-i şerife göre amel eder, ona tâbi olan insanlar da amel eder.

Not: Bu hususta geniş bilgi Mezhep ve Mezhepsizlik maddesinde var.