CŻLD       ALFABE       KONU       KABR-Ż ŽERŻFLER

1.   2.   3.   4.   5.   6.   7.   8.   9.   10.   11.   12.
     
 

BAHRAK (Muhammed bin Ömer)

Hindistan'da yetişen velīlerin büyüklerinden ve Şāfiī mezhebi fıkıh ālimi. Hadīs, nahiv, sarf ve tıb ilimlerinde büyük ālim idi. İsmi, Muhammed olup, babasının ismi Ömer'dir. Bahrak adıyla meşhūr olup, lakabı Cemāleddīn'dir. 1465 (H.869) senesi Mart ayında Hadramūt'ta doğdu. 1524 (H.930) senesinde, Hindistān'da vefāt etti.

Bahrak, Hadramūt'ta büyüdü. Önce Kur'ān-ı kerīmi ezberledi. Daha sonra Hāvī kitabını, usūl ilminde Bermāvī'nin Manzūme'sini ve Elfiyet-ün-Nahv kitaplarının tamāmını ezberledi. Zamānındaki Hadramūt ālimlerinden de ilim tahsīl etti. Buradan Aden şehrine gitti. Büyük ālim Abdullah bin Ahmed Mahzem'in derslerine devām etti. Bu ālimden; fıkıh, usūl, Arab dili ve edebiyātı ve diğer ilimleri öğrendi. En fazla ilim öğrendiği zāt bu ālimdir. Abdullah bin Ahmed, Mahzem'den; İbn-i Mālik'in Elfiye'sini, İbn-i Hişām'ın Sīret'ini, El-Haviy-üs-Sagīr kitaplarının tamāmını okudu. Bunların yanında, diğer aklī ve naklī ilimlerin hepsini okudu. Fakīh Sālih Muhammed bin Ahmed Ebā Fadl'dan da ilim tahsīl etti.

Daha sonra Zebīd şehrine gitti. Buranın ālimlerinden de ilim öğrendi.Zeynüddīn Muhammed bin Abdüllatīf Şercī'den hadīs ilmini, Fakīh Cemāleddīn Muhammed bin Ebī Bekr Sāig'den usūl ilmini öğrendi. Bu ālimden; tefsīr, hadīs ve nahiv ilmi de öğrendi. Ebū Zur'a'nın, Behcet-ül-Verdiyye kitabını da okudu. Seyyid Şerīf Hüseyin bin Abdürrahmān Ehdel'den ilim tahsīl etti. Zebīd'de tasavvuf yoluna girip, Şeyh Ebū Bekr Ayderūs ile sohbetlerde bulundu. Ebū Bekr Ayderūs'un sohbetlerinden ēok istifāde etti. 1488 (H.894) senesinde hacca gidince, Hāfız Şemseddīn Sehāvī'den hadīs-i şerīf öğrendi.

Erba'īnden ēıkışını kendisi şöyle anlatır: "Zebīd'de erbaīn'e girmiştim. (Erba'īn; tasavvuf yolunda bulunanların 40 gün müddetle yalnız olarak bir yere kapanıp, ibādet ve riyāzet ile meşgūl olmaları). Kırk günü tamamlamadan, bütün āzālarımın Allahü teālāyı zikrettiğini işitiyordum."

Hadramūt'ta yetişen ālimlerin en büyüklerindendi. Nesir ve nazımda ēok kābiliyetli idi. İlim öğrenmek ve İslāmiyetin emirlerini yerine getirmek iēin ēok gayret gösterirdi. Ömrünü, ilim öğretmek ve kitap yazmakla geēirdi. Zamānının süsü ve insanların doğru yolu bulması iēin Allahü teālānın onlara bir lütfu idi. Çok güzel ve tesirli konuşurdu. Çok cömert olup, īsār sāhibi idi. Kendisinin muhtāc olduğu bir şeyi, başka ihtiyaē sāhiplerine verirdi. Hayır sāhiplerini ēok sever, kendisi de ēok hayır ve hasenāt işlerdi. Merhametli ve fazīlet sāhibi olup, Allahü teālāya yönelmiş idi. Hadramūt'un deniz sāhilindeki Şahr şehrinde kādılık vazīfesinde bulundu. Verdiği hükümlerde hakkı ve adāleti gözetir, doğru yoldan ayrılmazdı. Kādılığı herkes tarafından beğenilirdi. Sonradan kendi kendine kādılıktan ayrıldı ve Aden şehrine gitti. Burada herkes tarafından ēok iyi karşılandı. Aden emīri Mercān da ona ēok hürmet etti ve alāka gösterdi. Emīr Mercān vefāt edince, Hindistan'a gitti. Hind Sultanı Muzaffer, MuhammedBahrak'a ēok ilgi gösterdi ve hürmet etti.Tasavvufta da yüksek derecelere erişmişti.

Bir gün Hindistan'da bir vezīrin meclisinde idi. O mecliste bir Hind sihirbāzı vardı. Kendi dīninin üstünlüğünü göstermek ve orada bulunanların īmānlarını sarsmak iēin sihirbāzlığını göstermeye kalktı. Oturduğu yerden yükselip, havada bağdaş kurup oturdu. Bu hareketi karşısında herkes hayretler iēinde kaldı. Muhammed Bahrak bu duruma ēok üzüldü. Hemen Peygamber efendimizin rūhāniyetinden yardım istedi. Orada bulunan maymuna, sihirbazı īmā etti.Maymun, bu işāret üzerine yerinden fırlayıp, sihirbaza vurmaya başladı. Onu havadan yere indirinceye kadar vurdu. Sihirbazın sihiri bozulup, rezīl oldu. Mecliste bulunanlar, bunu apaēık gördüler. Muhammed Bahrak'ın kerāmeti olduğunu anladılar, sihirbāzın sihrine kanmaktan kurtuldular.

Muhammed Bahrak, hadīs, tasavvuf, sarf, nahiv, hesāb, tıp, edebiyāt, astronomi ve diğer ilimlerde ēok kitap yazdı.

Yazdığı kıymetli eserlerden bāzıları şunlardır: 1) Esrār-un-Nebeviyye fī Muhtasarı Ezkār-ın-Nevevī, 2) Tecrīd-ül-Mekāsıd anil-Esānīd veş-Şevāhid, 3) Tuhfet- ül-Ahbāb, 4) Tertīb-üs-Sülūk ilā Melik-il-Mülūk, 5) El-Hadīkat-ül-Enīka fī şerh-ıl-Urvet-il-Vüskā, 6) El-Hüsām-ül-Meslūl alā Munkıdı Eshāb-ir-Resūl, 7) Hilyet-ül-Benāt vel-Benīn fīmā Yahtācü ileyhi min Emr-id-dīn, 8) El-Havāş-il-Müfīde alā Ebyātı Yāfi'ī, 9) Zehīret-ül-İhvān min Kitāb-il-İstignāi bil-Kur'ān, 10) Ikd-üs-Semīn fī Ibtāl-il-Kavli bit-Takbīh vet-Tahsīn, 11) Ikd-üd-Dürer fil-Îmāni bil-Kadāi vel-Kader, 12) Akīdet-üş-Şāfiiyye fī Şerhil Kasīdet-ül-Yāfi'iyye, 13) Feth-ul-Ekfāl ve Dürūb-ül-Emsāl fī Şerhi Lāmiyyet- il-Ef'āl, 14) Müt'at-ül-Esmā' bi Ahkām-is-Simā', 15) Mevācib-ül-Kudüs fī Menākibi İbn-i Ayderūs, 16) Tebşīrāt-ül-Hadrat-iş-Şāhiyyet-il-Ahmediyye bi- Sīret-il-Hadrat-in-Nebeviyyet-il-Ahmediyye, 17) Risāletün fil-Hisāb, 18) Risāletün fit-Tıb, 19) Manzūmetün fit-Tıb, 20) El-Urvet-ül-Vüskā fil-Cem'i Beyn-eş-Şerī'a vel-Hakīka: Uzunca bir kasīdedir.

 

KAYNAKLAR

1) Mu'cem-ül-Müellifīn; c.1, s.89

2) El-A'lām; c.6, s.315

3) Şezerāt-üz-Zeheb; c.2, s.176

4) En-Nūr-üs-Safir; s.133, 134

5) Esmā-ül-Müellifīn; c.2, s.230

6) Keşf-üz-Zünūn; s.1536, 1538, 1843

7) Ed-Dav-ül-Lāmi; c.8, s.253

8) Brockelmann, Sup-2, s.554

9) İslām Âlimleri Ansiklopedisi; c.13, s.34