CİLD       ALFABE       KONU       KABR-İ ŞERİFLER

1.   2.   3.   4.   5.   6.   7.   8.   9.   10.   11.   12.
     
 

ALİ BİN MUHAMMED

Buhârâ evliyâsından ve Şâfiî mezhebi âlimlerinden. İsmi Ali olup, babasının ismi Muhammed'dir. Babasının isminin Ahmed olduğu da rivâyet edilir. Künyesi Ebü'l-Feth'dir. Doğum târihi ve yeri belli değildir. 1010 (H.401) senesinde Buhârâ'da vefât etti.

Ali bin Muhammed, zamânının büyük âlimlerinden idi. Ebû Hatem bin Hibbân'dan çok hadîs-i şerîf dinledi. İlim ve edeb sâhibi bir zât idi. Nazım ve nesir hâlinde yazılmış pekçok şiirleri vardır. Hayâtı hakkında fazla bir bilgi yoktur.

Talebelerine sohbetlerinde sık sık şöyle buyururdu:

"Kim kendi bozuk hâlini düzeltirse, kendini, çekemiyenlere fırsat vermemiş olur.

Büyüklerin huzûrundaki edepsizlik ve dostların arasında onları aşağı görmek ne büyük cehâlettir.

Kişide îmân, ihlâs ve pişmanlık bulunursa, Allahü teâlâ onun bütün günâhlarını affeder.

Kişinin dünyâ malını arttırmaya çalışması, kendisi için bir noksanlık ve onun kârı, kazancı ise, hayır olmayıp hüsrandır."

Ali bin Muhammed, bir vâzında şöyle nasîhat etti:

Ey insanoğlu! Allahü teâlânın emirlerini hatırından çıkarma ve bütün âzâlarını O'nun yolunda kullan. Elin ayağın, gözün kulağın, itâattan çıkarsa; tekrar Allahü teâlânın ve O'nun Peygamberinin buyurduklarını onlara öğret ve yaptırmaya çalış.

Ey insanoğlu! Körpe ve tâze olan şu gençliğinle gururlanma. Her şeye gücünün yetmesi, seni aldatmasın. Senden önce, gençlerin pekçoğu saçı sakalı ağarmadan bu dünyâyı terk etti. Genç ve tâze bir fidanken göçüp gittiler. Farzet ki gençlik, sâhibine bir takım özür olacak şeyler gösterir. İhtiyarın özrü yoktur. Onun ileri sürdüğü şeyler, şeytanın eğlencesi olacak şeylerden başkası değildir.

Ey sonu harâb olacak olan bir evi tamir etmeye çalışan kişi! Allahü teâlâya yemin olsun ki, bu çalışma; harâb olacak ömür için tâmirden başka bir şey değil de nedir?

Ey aklını, fikrini, gönlünü, mal-mülk toplamaya vermiş kişi! Böyle yapma, bu işlerden geri dur. Zîrâ mal-mülk sevincinin netîcesi, hüzün ve kederdir. Ağlayıp, sızlamaktır. Onunla birlikte olmak, insanı Allahü teâlâya ibâdet etmekten uzaklaştırır.

Ey insanoğlu! İnsanların kalblerini kazanmayı, hoşnûd ve râzı etmeyi isteyerek, herkese iyilik et. İyilikten ayrılma. Bu yolda insanlara hizmetin devamlı olsun. Çünkü insan, iyiliğin kölesidir. Sana bir sıkıntı ve zarar gelirse, sen bunu yapanlara karşı gücün yettiğinde affedici ol ve hatâları görme!

Ey şu anda sevinç içerisinde olan insanoğlu! Sen gaflet uykusunda yatıyorsun. Sevinç ve neşeni devamlı kalıcı sanma. Bu rüyâ, şimdi sana neşe ve sürûr veren bir zamandır. Sana cezâ, üzüntü ve sıkıntı veren zaman ise, uyanınca gelecektir.

 

KAYNAKLAR

1) Tabakât-üş-Şâfiiyye; c.5, s.293

2) El-Bidâye ven-Nihâye; c.11, s.345

3) Şezerât-üz-Zeheb; c.3, s.159

4) Miftâh-üs-Se'âde; c.1, s.229

5) Vefeyât-ül-A'yân; c.3, s.376

6) İslâm Âlimleri Ansiklopedisi; c.4, s.334