CŻLD       ALFABE       KONU       KABR-Ż ŽERŻFLER

1.   2.   3.   4.   5.   6.   7.   8.   9.   10.   11.   12.
     
 

ALÂEDDÎN KONEVÎ

Evliyānın büyüklerinden. Fıkıh, kelām, tefsīr, usūl ve edebiyāt ālimi. Asıl ismi Ali bin İsmāil bin Yūsuf el-Konevī, künyesi Ebü'l-Hasan, lakabı Alāeddīn'dir. 1270 (H.668) senesinde Konya'da doğdu. 1328 (H.728)'de Şam'da vefāt etti.

Alāeddīn Konevī, doğduğu yer olan Konya'da yetişti. 1293 senesinin başında Şam'a gitti. Burada; İbrāhim bin Ömer, Ebü'l-Fadl bin Asākir el-Ebrugūhī, ed-Dimyātī, Zemlekānī Ömer bin Kavvās, İbn-i Savvaf, İbn-i Dakīk-ıl-Iyd gibi ālimlerden ilim öğrendi. Tācüddīn Haslānī'den usūl-ı fıkıh öğrendi. Ayrıca büyük ālim Şemsüddīn Ebkī'nin derslerini tākib etti. Fıkıh, kelām ve tefsīr ilimlerinde yüksek bir dereceye erişti.

Alāeddīn Konevī hocalarından icāzet, diploma aldıktan sonra Şam'da İkbāliyye Medresesinde ders vermeye başladı. Sonra bu görevinden ayrılarak Kāhire'ye gitti. Bu sırada ēok fakirdi. Fakat, kimseye ihtiyācını belli etmedi. Onun bu hāli, Şerifiyye Medresesinde müderris ve Selāhiyye Dergāhının idāresi kendisine verilinceye kadar devām etti. Emīr Nāsır hürmet eder ve onu överdi. Yine emīrlerden Arün Şah da;

"Ondan başkası gönlümü doldurmadı." derdi.

Alāeddīn Konevī, aynı zamanda tasavvuf ile de meşgūl oldu. Çok düzenli bir hayatı vardı. Öğleye kadar ilim ile meşgūl olur ve namaz kılardı. Öğle vakti biraz yemek yer, sonra bir arkadaşını veya bir hastayı ziyāret eder veya birisine, yardımcı olmak iēin evinden ēıkardı. Sonra günün geriye kalan kısmını, Allahü teālāya tāat ve ibādet ile geēirirdi. Şam'da ve Mısır'da ilmi ile herkese faydalı oldu. İlim tālibleri ondan ēok istifāde etti. Herkes bilmediğini sorup öğrenirdi. İlim ile meşgūl olurken, takvāya da ēok sarılırdı. Vakar sāhibi idi.

İslāmiyetin hükümlerine uymakta ve talebelerine bunları īzāh edip tatbik ettirmekte ēok titiz idi. Bir defāsında talebelerinden birinin Kur'ān-ı kerīm okurken, kendisine suāl soran birine cevap verdiğini gördü. Bunun üzerine talebelerine Kur'ān-ı kerīme tāzim etmek, hürmet göstermek iēin şu hususlara dikkat edilmesi gerektiğini bildirdi:

Kur'ān-ı kerīm okumadan önce dişleri misvāklamak, mazmaza ile ağızı temizlemek, güzel koku sürünmek, güzel elbise giymek, geceleyin sesli, gündüz gizli okumak sūretiyle Kur'ān-ı kerīme hürmet gösteriniz. Kur'ān-ı kerīm okurken, birisinin sözü ile okumayı kesmeyiniz. Çünkü, başkasının sözünü, Allahü teālānın kelāmına tercih etmek cāiz değildir. Zīrā bu şekilde kırāati kesmek, Kur'ān-ı kerīm kırāatının güzelliğinin gitmesi ve kırāatı hafife almak gibi bir durum hāsıl eder. Biz bundan Allahü teālāya sığınırız. Kur'ān-ı kerīm okurken sesi güzelleştirmeli ve mahzun olarak okumalıdır. Şarkı, türkü okur gibi tegannī ile okumamalıdır. Kur'ān-ı kerīmi tertīl ile okumalıdır. Allahü teālā, Müzzemmil sūresinin dördüncü āyet-i kerīmesinde meālen; "Kur'ān'ı da yavaş ve aēık olarak, güzelce oku." buyuruyor.

Alāeddīn Konevī hazretleri her hareketini Peygamber efendimize uydurmaya ēalışırdı. Talebelerine bu şekilde olmadıkēa, Resūlullah efendimize gerekli hürmet ve tāzimin yapılmış olamayacağını bildirirdi. O, Resūlullah efendimize uymak, O'na hürmet göstermek iēin şu hususları talebelerine şart koşmuştur:

1. Resūlullah'ın mübārek isimleri geētikēe salat ve selām getirmek.

2. Resūlullah efendimiz ziyāret edildiğinde kabr-i şerīfinin yanında sesi yükseltmemek.

3. Resūlullah'ın haremi olan Medīne-i münevvereye tāzim ve hürmette bulunmak, orada yasaklanan şeylerden (veya günah işlemekten) sakınmak ve Medīne-i münevvere ehline ikrāmda bulunmak.

4. Resūlullah efendimizin mübārek sözlerinden ve işlerinden bildirilen bir şeyi, O'nun şānını hafife alacak bir şey ile mukābele etmemek. Mesela Resūlullah sallallahü aleyhi ve sellem falanca şeyi severdi denince, hālbuki ben onu sevmem dememek.

5. Kur'ān-ı kerīmin ve hadīs-i şerīf kitaplarının üzerine, başka her hangi bir kitap veya herhangi bir ev eşyāsı koymamak.

6. Allahü teālānın ism-i şerīfi veya Resūlullah efendimizin mübārek isimlerinin bulunduğu bir kāğıdı atmamak. Böyle kāğıtlar yırtılmaz. İslām harfleri ile yazılı olan kāğıtlara da hürmet etmek lāzımdır. Bunları temiz bir beze sardıktan sonra ēiğnenmeyecek yerde toprağa gömmek veya yakmak lāzımdır.

Büyük ālimlerden Kemālüddīn Udfevī hazretleri Alāeddīn Konevī hazretleri hakkında şöyle demektedir:

"O, zamānının en büyük ālimlerinden idi. Tasavvufun temel bilgileri onunla kuvvet buldu. Otuz seneye yakın Mısır'da kaldı. İlim ehline, ēeşitli ilimlerin inceliklerinden ēok şeyler öğretti. Evinden, sabah namazı vakti gelince, vekar ve sükūn ile ēıkardı. Gün ortasına, yāni öğleye kadar talebelerine ders verirdi."

Alāeddīn Konevī hazretleri 1327'de Şam'da kādılık mevkıine getirildi. 1328'de vefātına kadar adāletle hükmetti. Kendisi hak, iffet ve temizlik husūsunda ēok dikkatli davranırdı. Kabri Şam'dadır.

Alāeddīn Konevī'nin eserlerinden bāzıları şunlardır: 1) El-A'lām fī Hayāt-il-Enbiyā aleyhisselātü vesselām, 2) Şerh-ul-Hāv-is-Sagīr; Şāfiī mezhebi fürū'una dāir bir eserdir. 3) Muhtasar-ül-Minhāc lil-Halīmī, 4) İhtisār-il-Meālim, 5) Et-Tasarruf fī Şerh-it-Te'arruf: Tasavvufa dāir bir eserdir.

 

KAYNAKLAR

1) Mu'cem-ül-Müellifīn; c.7, s.37

2) Ed-Dürer-ül-Kāmine; c.3, s.24

3) El-Bidāye ven-Nihāye; c.14, s.147

4) Şezerāt-üz-Zeheb; c.6, s.90

5) Tabakāt-üş-Şāfiiyye (Sübkī); c.10, s.132

6) Esmā-ül-Müellifīn; c.1, s.717

7) Tabakāt-üş-Şāfiiyye (Esnevī); c.2, s.717

8) Bugyet-ül-Vuāt; c.2, s.149

9) Keşf-üz-Zünūn; c.1, s.411, 420, 625; c.2, s.1871

10) Brockelmann; Gal-2, s.86, Sup-2, s.1012

11) Muhtasar-ül-Minhāc lil-Halīmī; Süleymāniye Kütüphānesi, Şehid Ali Paşa kısmı, No: 1559

12) İslām Âlimleri Ansiklopedisi; c.9, s.372