CÝLD       ALFABE       KONU       KABR-Ý ÞERÝFLER

1.   2.   3.   4.   5.   6.   7.   8.   9.   10.   11.   12.
     
 

ABDÜLA'LÂ KUREŞÎ

Büyük velîlerden ve hadîs âlimi. Adı Abdüla'lâ, babasının adı Abdila'lâ'dır. İbn-i Şerâhil Kureyşi ismiyle de bilinir. Lakabı Ebû Hûmâm'dır. Doğum târihi belli değildir. 804 (H.189) senesinde vefât etti.

İyi bir tahsil gördü. Hamîd-i Tavîl; Yahyâ bin Ebî İshâk, Cerirî, Yûnus bin Ubeyd, Ma'mer bin Râşid, Saîd bin Ebî Arûbe ve Dâvûd bin Ebî Hind gibi devrinin büyük âlimlerinden ilim öğrendi ve hadîs-i şerîf bildirdi. Bu rivâyetleri pek makbûl olup, başta Kütüb-i sitte denilen meşhur altı hadîs kitabı olmak üzere başka hadîs kitaplarında da yer aldı. Kendisinden İshâk bin Râheviye, Ebû Bekir ibni Ebî Şeybe, Amr bin Ali el-Felâs, Nasr bin Ali ve daha bir çok âlim hadîs-i şerîf öğrenip rivâyet ettiler. İmâm-ı Nesâî ve İbn-i Hibbân onu sika, güvenilir bir âlim olarak bildirirler.

Abdüla'lâ hazretleri ilmiyle âmil olup öğrendiklerini her zaman tatbik ederdi. "Kime bir ilim verilir de bu ilim ona Allah korkusundan ağlama huyunu kazandırmazsa, o bu ilmin faydasını göremez." buyururdu.

Abdüla'lâ Cehennem'den çok korkardı. Göz yaşları içinde secdeye kapanır ve şöyle duâ ederdi:

"Yâ Rabbi! Düşmanlarının nefretini arttırdığın gibi senin için olan huşûmuzu, korkumuzu arttır. Sana secde eden yüzümüzü Cehennem'de ateş ile örtme."

Abdüla'lâ sohbetlerinde mâlâyânîden uzak olup boşuna konuşmazdı. Büyük âlim Mis'âr'ın bildirdiğine göre buyurdular ki:

İnsanlar bir araya gelseler ve Allahü teâlâdan, Cennet'ten, Cehennem'den konuşmadan ayrılsalar melekler derler ki: "Ey insanlar büyük gaflet içindesiniz..."

Yine buyurdu ki:

"Cennet ve Cehennem, Âdemoğlundan bir şeyler duymak için ona yaklaşırlar. Şayet insan Cennet'i isterse, Cennet; "Yâ Rabbî! Onu isteğine kavuştur!" der. Şayet Cehennem'den sakınırsa, Cehennem de; "Yâ Rabbî! Onu ateşten muhâfaza et!" diye duâ eder."

Abdüla'lâ ölümü çok hatırlar ve titrerdi. Buyururdu ki:

"İki şey var ki beni dünyâ zevklerine dalmaktan alıkoyuyor. Bunlar ölümü hatırlamak ve Allahü teâlânın dâima huzurunda bulunmaktır."

Yine;

"Hiçbir ferd yoktur ki, ölüm meleği günde iki defâ kapısını çalmasın." buyurmuştur.

 

KAYNAKLAR

1) Tezkiret-ül-Huffâz; c.1, s.296

2) Tehzîb-ut-Tehzîb; c.6, s.69

3) El-Menhel-ül-Azbül Mevrûd Şerhi Sünen-i Ebû Dâvûd; c.1, s.69

4) Hilyet-ül-Evliyâ; c.5, s.88

5) İslâm Âlimleri Ansiklopedisi; c.2, s.90

6) Şezerât-üz-Zeheb; c.1, s.324