103. ŞERİATIN İZİN VERDİĞİ
YERLERDEN BAŞKA ALANDA MALI TELEF ETMENİN YASAK OLUŞU
1782. Ebû Hüreyre
radıyallahu anh'den rivayet
edildiğine göre, Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem şöyle
buyurdu:
"Şüphesiz Allahü teâlâ sizin için üç
şeyden hoşnut olur, üç şeyden de hoşlanmaz. Sizin sadece kendisine
ibadet etmenizden, O'na hiçbir şeyi ortak koşmamanızdan ve
Allah'ın ipine sımsıkı sarılıp tefrikaya düşmemenizden hoşlanır.
Dedi kodu yapmanızdan, çok sual sormanızdan ve malı telef
etmenizden de hoşlanmaz."
Müslim, Akdiye 10. Ayrıca bk.
Mâlik, Muvatta', Kelâm 20; Ahmed İbn
Hanbel, Müsned, II, 327,
360, 367 |
١٠٣- باب النهي عن إضاعة المال في غير وجوهه التي أذن الشرع فيها
١٧٨٢-
عن أبي هريرة رَضِيَ اللّه عَنْهُ
قال : قال رسولُ اللّه صَلّى اللّه
عَلَيْهِ وسَلَّم : ( إنَّ اللّه
تعالى يَرْضَى لَكُمْ ثَلاَثاً ، ويَكْرَهُ لَكُمْ ثَلاَثاً :
فَيَرْضَى لَكُمْ أنْ تَعْبُدُوهُ ، وَلاَ تُشْرِكُوا بِهِ شَيئاً ،
وَأَنْ تَعْتَصِمُوا بِحَبْلِ اللّه جَمِيعاً وَلاَ تَفَرَّقُوا ،
وَيَكْرَهُ لَكُمْ : قِيلَ وَقَالَ ، وَكَثْرَةَ السُّؤَالِ ،
وإضَاعَةَ المَالِ ) . رواه مسلم
، وتقدم شرحه . |
|
1783. Mugîre'nin kâtibi
Verrâd şöyle dedi:
Mugîre İbn
Şu'be, Muâviye radıyallahu anh'e
gönderdiği bir mektubunda bana şöyle yazdırdı:
Nebî
sallallahu aleyhi ve sellem her
farz namazın ardından şöyle dua ederdi:
"Lâ ilâhe illallâhü vahdehü lâ şerîke
leh. Lehü'l-mülkü velehü'l-hamdü ve hüve alâ külli şey'in kadîr.
Allahümme lâ mânia limâ a‘tayte, ve lâ mu‘tiye limâ mena‘te; ve lâ
yenfeu ze'l-ceddi minke'l-ceddü:
Bir olan Allah'tan başka hiçbir ilâh
yoktur. O'nun ortağı da yoktur. Mülk O'nundur. Hamd O'na
mahsustur. O'nun her şeye gücü yeter. Allahım! Senin verdiğine
engel olacak hiçbir güç yoktur. Senin vermediğini verecek de
yoktur. Servet sahibi olanın serveti, senin yardımın yerine geçip
kendisine bir fayda sağlamaz."
Mugîre,
Muâviye'ye şunu da yazdı:
Resûl-i Ekrem,
dedikodudan, malı telef etmekten, gereksiz yere çok soru sormaktan
nehyederdi.
Ayrıca
Peygamberimiz, analara
itaatsizlikten, kız çocuklarını diri diri toprağa gömmekten,
verilmesi gerekeni vermemekten ve hakkı olmayan bir şeyi
istemekten de nehyederdi.
Buhârî, İ'tisâm 3, Rikâk 22;
Müslim, Akdiye 12-14.
Ayrıca bk. Buhârî,
İstikrâz 19, Edeb 6 |
١٧٨٣-
وعن ورَّادٍ كاتب المغيرة، قال : أَمْلَى عَلَيَّ المُغِيرَةُ بْنُ
شُعْبَةَ في كِتابٍ إلَى مُعَاوِيَةَ
رَضِيَ اللّه عَنْهُ : أنَّ النَّبِيَّ
صَلّى اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم كَانَ
يَقُولُ فِي دُبُرِ كُلِّ صَلاَةٍ مَكْتُوبَةٍ :
( لاَ إلهَ إلاَّ اللّه وَحْدَهُ لاَ
شَرِيكَ لهُ ، لَهُ المُلْكُ وَلَهُ الحَمْدُ ، وَهُوَ عَلَى كُلِّ
شَيْءٍ قَدِيرٌ ، اللّهمَّ لاَ مَانِعَ لِمَا أَعْطَيْتَ ، وَلاَ
مُعْطِيَ لِمَا مَنَعْتَ ، وَلاَ يَنْفَعُ ذَا الجَدِّ مِنْكَ
الجَدُّ ) وَكَتَبَ إلَيْهِ أَنَّهُ كَانَ يَنْهَى عَنْ قِيلَ
وَقَالَ ، وَإضَاعَةِ المَالِ ، وَكَثْرَةِ السُّؤَالِ ، وَكَانَ
يَنْهَى عَنْ عُقُوقِ الأُمَّهَاتِ ، وَوَأْدِ البَنَاتِ ، وَمَنْعٍ
وَهَاتِ . متفق عليه ، وسبق شرحه
. |