4. NEMİME YASAĞI
İNSANLARIN
ARASINI BOZMAK İÇİN KOĞUCULUK YAPMANIN, SÖZ GETİRİP GÖTÜRMENIN
HARAMLIĞI
•
"Kusur peşinde koşan, durmadan laf getirip
götüren kimseye boyun eğme!." Kalem sûresi (68), 11
•
"İnsan hiçbir söz söylemez ki, yanında onu
gözetleyen, yazmaya hazır bir melek bulunmasın." Kaf
sûresi (50), 18 |
٤- باب تحريم النميمة وهي نقل الكلام بَيْنَ الناس عَلَى جهة الإفساد
قَالَ اللّه تَعَالَى
: { هَمَّازٍ مَشَّاءٍ بِنَميمٍ }
[ ن : ١١ ]
وقال تَعَالَى :
{ مَا يَلْفِظُ مِنْ قَوْلٍ إِلاَّ لَدَيْهِ
رَقِيبٌ عَتِيدٌ }
[ ق : ١٨ ]
. |
|
1537. Huzeyfe
radıyallahu anh'den rivayet
edildiğine göre Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem şöyle
buyurdu:
"Koğuculuk
yapan cennete giremez."
Buhârî, Edeb 49, 50;
Müslim, Îmân 168, 169, 170.
Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Edeb 33;
Tirmizî, Birr 79 |
١٥٣٧-
وعن حُذَيْفَةَ رَضِيَ اللّه عَنْهُ
قَالَ :
قَالَ رسولُ اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ
وسَلَّم : ( لا يَدْخُلُ الجَنَّةَ
نَمَّامٌ ).متفق عَلَيْهِ
. |
|
1538. İbn Abbâs
radıyallahu anhümâ şöyle dedi:
Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem
yanından geçmekte olduğu iki mezar hakkında şöyle buyurdu:
- "Bu
ikisi, kendilerince büyük olmayan birer günahtan dolayı azâb
görüyorlar. Evet, aslında (günahları) büyüktür. Biri koğuculuk
yapardı. Diğeri ise, idrarından sakınmaz, iyice temizlenmezdi."
Buhârî, Vudû 55, 56, Cenâiz
82, Edeb 49. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd,
Tahâret 11; Tirmizî, Tahâret
53; Nesâî, Tahâret 26, Cenâiz
116; İbn Mâce, Tahâret 26 |
١٥٣٨-
وعن ابن عباسٍ رضي اللّه عنهما :
أنَّ رسولَ اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ
وسَلَّم مرَّ بِقَبْرَيْنِ
فَقَالَ :
( إنَّهُمَا يُعَذَّبَانِ ، وَمَا
يُعَذَّبَانِ في كَبيرٍ ! بَلَى إنَّهُ كَبِيرٌ : أمَّا أَحَدُهُمَا
، فَكَانَ يَمْشِي بِالنَّمِيمَةِ ، وأمَّا الآخَرُ فَكَانَ لاَ
يَسْتَتِرُ مِنْ بَوْلِهِ ) .
متفق عَلَيْهِ . وهذا لفظ إحدى روايات
البخاري .
قَالَ العلماءُ معنى : ( وَمَا
يُعَذَّبَانِ في كَبيرٍ ) أيْ : كَبيرٍ في زَعْمِهِمَا .
وقِيلَ : كَبيرٌ تَرْكُهُ عَلَيْهِمَا . |
|
1539. İbn Mes'ud
radıyallahu anh'den rivayet
edildiğine göre, Nebî
sallallahu aleyhi ve sellem şöyle
buyurdu:
- "Size
el-adh kelimesinin ne demek olduğunu söyleyeyim mi? O, insanların
arasını bozmak için laf taşımak demektir."
Müslim, Birr 102 |
١٥٣٩-
وعن ابن مسعود رَضِيَ اللّه عَنْهُ
: أن النَّبيّ صَلّى اللّه عَلَيْهِ
وسَلَّم
قَالَ :
( أَلاَ أُنَبِّئُكُمْ مَا العَضْهُ ؟ هي
النَّمَيمَةُ ؛ القَالَةُ بَيْنَ النَّاسِ ) . رواه
مسلم .
( العَضْهُ )
: بفتح العين المهملة ، وإسكان الضاد المعجمة ، وبالهاء عَلَى وزن
الوجهِ ، ورُوِي ( العِضةُ ) بكسر
العين وفتح الضاد المعجمة عَلَى وزن العِدَة ، وهي: الكذب والبُهتان
، وعلى الرِّواية الأولى : العَضْهُ مصدرٌ يقال : عَضَهَهُ عَضهاً،
أيْ : رماهُ بالعَضْهِ . |