2. ŞEHİTLERİN ÂHİRETTEKİ SEVABI
ŞEHİT OLANLARIN
ÂHİRETTEKİ SEVABININ AÇIKLANMASI, KÂFİRLERLE SAVAŞIRKEN ŞEHİT
OLANLAR DIŞINDA ŞEHİT HÜKMÜNE GİRENLERİN YIKANIP ÜZERLERİNE NAMAZ
KILINMASI GEREKTİĞİ
1354. Ebû Hüreyre
radıyallahu anh'den rivayet
edildiğine göre, Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem şöyle
buyurdu:
"Şehitler beş kısımdır: Bulaşıcı
hastalığa yakalanan, ishale tutulan, suda boğulan, göçük altında
kalan ve Allah yolunda savaşırken şehit olanlar."
Buhârî, Cihâd 30;
Müslim, İmâre 164. Ayrıca bk.
Buhârî, Ezân 32;
Tirmizî, Cenâiz 65 |
٢- باب بيان جماعة من الشهداء في ثواب الآخرة يغسلون ويصلى عليهم
بخلاف القتيل في حرب الكفار
١٣٥٤-
وعن أَبي هريرة رَضِيَ اللّه عَنْهُ
،
قَالَ :
قَالَ رسول اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ
وسَلَّم : ( الشُّهَدَاءُ خَمْسَةٌ
: المَطْعُونُ وَالمَبْطُونُ، وَالغَرِيقُ، وَصَاحِبُ الهَدْمِ،
وَالشَّهِيدُ في سَبِيلِ اللّه )
متفقٌ عَلَيْهِ . |
|
1355. Yine Ebû Hüreyre
radıyallahu anh'den rivayet
edildiğine göre, Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem:
–
"Siz kimleri şehit
sayıyorsunuz?"
diye sordu. Sahâbîler:
– Yâ
Resûlallah! Kim Allah yolunda öldürülürse o şehittir, dediler.
Peygamber Efendimiz:
– "Öyleyse ümmetimin şehitleri oldukça
azdır" buyurdu. Ashâb:
– O halde
kimler şehittir, yâ Resûlallah! dediler.
Resûl-i Ekrem:
– "Allah yolunda öldürülen şehittir;
Allah yolunda ölen şehittir; bulaşıcı hastalıktan ölen şehittir;
ishalden ölen şehittir; boğularak ölen şehittir"
buyurdu.
Müslim, İmâre 165. Ayrıca bk,
İbn Mâce, Cihâd 17 |
١٣٥٥-
وعنه
قَالَ :
قَالَ رسول اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ
وسَلَّم : ( مَا تَعُدُّونَ
الشُّهَدَاءَ فِيكُمْ ؟ )
قالوا :
يَا رسولَ اللّه ، مَنْ قُتِلَ في سَبيلِ اللّه فَهُوَ شَهِيدٌ .
قَالَ :
( إنَّ شهَدَاءَ أُمَّتِي إِذَاً لَقَليلٌ
) ! قالوا: فَمَنْ هُمْ يَا رسول اللّه ؟
قَالَ :
( مَنْ قُتِلَ في سَبيلِ اللّه فَهُوَ
شَهِيدٌ ، وَمَنْ مَاتَ في سَبيلِ اللّه فَهُوَ شَهِيدٌ ، وَمَنْ
مَاتَ في الطَّاعُونِ فَهُوَ شَهِيدٌ ، وَمَنْ مَاتَ في البَطْنِ
فَهُوَ شَهِيدٌ ، وَالغَرِيقُ شَهِيدٌ ) رواه
مسلم . |
|
1356. Abdullah İbn Amr İbn Âs
radıyallahu anhümâ'dan rivayet
edildiğine göre, Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem şöyle
buyurdu:
"Malı uğrunda öldürülen kimse şehittir."
Buhârî, Mezâlim 33;
Müslim, Îmân 226. Ayrıca bk.
Ebû Dâvûd, Sünnet 29;
Tirmizî, Diyât 21;
Nesâî, Tahrîm 22, 23, 24; İbn Mâce,
Hudûd 21 |
١٣٥٦-
وعن عبد اللّه بن عمرو بن العاص رضي اللّه
عنهما ،
قَالَ :
قَالَ رسول اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ
وسَلَّم : ( مَنْ قُتِلَ دُونَ
مَالِهِ فَهُوَ شَهِيدٌ ) متفقٌ
عَلَيْهِ . |
|
1357. Cennetle müjdelenen on
sahâbîden biri olan Ebü'l-A‘ver Saîd İbn Zeyd İbn Amr İbn Nüfeyl
radıyallahu anh'den rivayet
edildiğine göre, Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem şöyle
buyurdu:
"Malı uğrunda öldürülen şehittir; kanı
uğrunda öldürülen şehittir; dini
uğrunda
öldürülen
şehittir;
ailesi
uğrunda
öldürülen
şehittir."
Ebû Dâvûd, Sünnet 29;
Tirmizî, Diyât 21 |
١٣٥٧-
وعن أَبي الأعْوَر سعيد بن زيد بن عَمْرو بن نُفَيْل ، أحَدِ
العَشَرَةِ المَشْهُودِ لَهُمْ بِالجَنَّةِ رضي اللّه عَنْهمْ ،
قَالَ: سَمِعْتُ رسول اللّه صَلّى اللّه
عَلَيْهِ وسَلَّم يقول: ( مَنْ
قُتِلَ دُونَ مَالِهِ فَهُوَ شَهيدٌ ، وَمَنْ قُتِلَ دُونَ دَمِهِ
فَهُوَ شَهِيدٌ ، وَمَنْ قتِلَ دُونَ دِينهِ فَهُوَ شَهِيدٌ ، وَمَنْ
قُتِلَ دُونَ أهْلِهِ فَهُوَ شَهِيدٌ ) رواه
أَبُو داود والترمذي
، وقال :
( حديث حسن صحيح ) . |
|
1358. Ebû Hüreyre
radıyallahu anh şöyle dedi:
Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem'e bir
adam geldi ve:
–Yâ Resûlallah!
Bir kişi gelip malımı almak isterse ne yapayım? dedi.
Resûl-i Ekrem:
– "Ona malını verme" buyurdu.
– Benimle
savaşmaya kalkarsa ne dersin? diye sordu;
– "Sen de onunla savaş"
cevabını verdi.
– Adam beni
öldürürse? dedi; Peygamberimiz:
– "Sen şehit olursun"
buyurdu.
– Peki ben
adamı öldürürsem? deyince, Efendimiz:
– "O cehennemdedir" buyurdu.
Müslim, Îmân 225 |
١٣٥٨-
وعن أَبي هريرة رَضِيَ اللّه عَنْهُ
قَالَ :
جَاءَ رَجُلٌ إِلَى رسول اللّه صَلّى اللّه
عَلَيْهِ وسَلَّم
فَقَالَ :
يَا رسولَ اللّه ، أرَأيتَ إنْ جَاءَ رجلٌ يُرِيدُ أخْذَ مَالِي ؟
قَالَ :
( فَلاَ تُعْطِهِ مَالَكَ )
قَالَ :
أَرَأَيْتَ إنْ قَاتَلَنِي ؟
قَالَ :
( قَاتِلْهُ )
قَالَ :
أرَأَيْتَ إنْ قَتَلَنِي ؟
قَالَ :
( فَأنْتَ شَهِيدٌ )
قَالَ :
أَرَأيْتَ إنْ قَتَلْتُهُ ؟
قَالَ :
( هُوَ فِي النَّارِ ) رواه
مسلم . |