Geri

   

 

 

 

İleri

 

45. ORUCA DAİR BAZI MESELELER

1243. Ebû Hüreyre radıyallahü anh'den rivayet edildiğine göre Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

"Sizden biriniz unutarak bir şey yer veya içerse, orucunu tamamlasın. Çünkü onu Allah yedirmiş ve içirmiştir."

Buhârî, Savm 26, Eymân 15; Müslim, Sıyâm 171. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Sıyâm 39; Tirmizî, Savm 26; İbn Mâce, Sıyâm 15

٤٥- باب في مسائل من الصوم

١٢٤٣- عن أَبي هريرة رَضِيَ اللّه عَنْهُ ، عن النبيِّ صَلّى اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم ،

قَالَ : ( إِذَا نَسِيَ أَحَدُكُمْ ، فَأكَلَ ، أَوْ شَرِبَ ، فَلْيُتِمَّ صَوْمَهُ ، فَإنَّمَا أطْعَمَهُ اللّه وَسَقَاهُ ) متفقٌ عَلَيْهِ .

1244. Lakît İbn Sabire radıyallahü anh şöyle dedi: Ben:

- Ey Allah'ın Resûlü! Bana abdest almayı anlat! dedim. O da:

- "Güzelce abdest al, parmak aralarına suyu ulaştır. Oruçlu olmadığın zaman suyu burnuna iyice çek!" buyurdu.

Ebû Dâvûd, Tahâret 56, Savm 27; Tirmizî, Savm 68. Ayrıca bk. Nesâî, Tahâret 70; İbn Mâce, Tahâret 44.

١٢٤٤- وعن لَقِيط بن صَبِرَةَ رَضِيَ اللّه عَنْهُ ،

قَالَ : قُلْتُ : يَا رسول اللّه ، أخْبِرْني عَنِ الوُضُوءِ ؟

قَالَ : ( أسْبغِ الوُضُوءَ ، وَخَلِّلْ بَيْنَ الأَصَابِعِ ، وَبَالِغْ في الاسْتِنْشَاقِ ، إِلاَّ أنْ تَكُونَ صَائِماً ) رواه أَبُو داود والترمذي، وقال : ( حديث حسن صحيح ).

1245. Âişe radıyallahü anhâ şöyle dedi:

Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem'in, ailesiyle ilişkide bulunup cünüp olarak sabahladığı olurdu. Sonra yıkanıp, orucunu tutardı.

Buhârî, Savm 22, 25; Müslim, Sıyâm 76

١٢٤٥- وعن عائشة رَضِيَ اللّه عنها ،

قالت : كَانَ رسول اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم يُدْرِكُهُ الفَجْرُ وَهُوَ جُنُبٌ مِنْ أهْلِهِ ، ثُمَّ يَغْتَسِلُ وَيَصُومُ . متفقٌ عَلَيْهِ .

1246. Âişe ve Ümmü Seleme radıyallahü anhümâ şöyle dediler:

Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem ihtilâm olmaksızın cünüp olarak sabahlardı. Sonra ( yıkanır ve ) oruç tutardı.

Buhârî, Savm 25; Müslim, Sıyâm 75-77

١٢٤٦- وعن عائشة وأم سلمة رضي اللّه عنهما ، قالتا : كَانَ رسول اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم يُصْبحُ جُنُباً مِنْ غَيْرِ حُلُمٍ ، ثُمَّ يَصُومُ . متفقٌ عَلَيْهِ .