3. SESİ KUR’AN’LA SÜSLEMEK
SESİ KUR’AN’LA
SÜSLEMENİN, SESİ GÜZEL OLANDAN KUR’AN OKUMASINI İSTEMENİN VE ONU
DİNLEMENİN MÜSTAHAPLIĞI
1005. Ebû Hüreyre
radıyallahü anh,
Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem’i:
“Allah, güzel sesli bir peygamberin,
Kur’an’ı tegannî ile yüksek sesle okumasından hoşnut olduğu kadar
hiçbir şeyden hoşnut olmamıştır” buyururken işittim,
demiştir.
Buhârî, Fezâilü’l-Kur’ân 19;
Tevhîd 32; Müslim, Müsâfirîn
232-234. Ayrıca bk. Ebû Dâvud, Vitr 20;
Tirmizî, Fezâilü’l-Kur’ân 17;
Nesâî, İftitâh 83 |
٣- باب استحباب تحسين الصوت بالقرآن وطلب القراءة من حسن الصوت
والاستماع لها
١٠٠٥-
وعن أَبي هريرة رَضِيَ اللّه عَنْهُ
،
قَالَ :
سَمِعْتُ رسولَ اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ
وسَلَّم ، يقول : ( مَا أَذِنَ
اللّه لِشَيءٍ مَا أَذِنَ لِنَبِيٍّ حَسَنِ الصَّوْتِ يَتَغَنَّى
بِالقُرْآنِ يَجْهَرُ بِهِ )
متفقٌ عَلَيْهِ .
مَعْنَى ( أَذِنَ اللّه ) : أي
اسْتَمَعَ ، وَهُوَ إشَارَةٌ إِلَى الرِّضَا والقَبولِ . |
|
1006. Ebû Mûsa el-Eş’arî
radıyallahü anh’den rivayet
edildiğine göre, Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem ona
şöyle buyurdu:
“Şüphesiz Dâvûd’a verilen güzel
seslerden bir nağme de sana verilmiştir.”
Buhârî, Fezâilü’l-Kur’ân 31;
Müslim, Müsâfirîn 235-236.
Ayrıca bk. Tirmizî, Menâkıb 55;
Nesâî, İftitâh 83;
İbn Mâce, İkâme 176
Müslim’in bir rivayeti
şöyledir:
Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem Ebû
Mûsâ’ya şöyle dedi:
“Dün gece senin okuyuşunu dinlerken beni
bir görmeliydin!” |
١٠٠٦-
وعن أَبي موسى الأَشعري رَضِيَ اللّه
عَنْهُ : أنَّ رسولَ اللّه صَلّى
اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم ، قَالَ لَهُ :
( لَقدْ أُوتِيتَ مِزْمَاراً مِنْ
مَزَامِيرِ آلِ دَاوُدَ ) متفقٌ
عَلَيْهِ .
وفي رواية لمسلمٍ : أنَّ رسول
اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم
، قَالَ لَهُ : ( لَوْ رَأيْتَنِي وَأنَا
أسْتَمِعُ لِقِراءتِكَ الْبَارِحَةَ ) . |
|
1007. Berâ İbn Âzib
radıyallahü anhümâ şöyle dedi:
Nebî
sallallahu aleyhi ve sellem’i
yatsı namazında “Ve’t-tîni ve’z-zeytûni”
sûresini okurken dinledim. Ondan daha güzel sesli bir
kimse işitmedim.
Buhârî, Ezân 102;
Müslim, Salât 177. Ayrıca bk.
İbn Mâce, İkâmet 10 |
١٠٠٧-
وعن البَراءِ بنِ عازِبٍ رضي اللّه عنهما
،
قَالَ :
سَمِعْتُ النبيَّ صَلّى اللّه عَلَيْهِ
وسَلَّم قَرَأَ فِي الْعِشَاءِ بالتِّينِ وَالزَّيْتُونِ ،
فَمَا سَمِعْتُ أحَداً أحْسَنَ صَوْتاً مِنْهُ .
متفقٌ عَلَيْهِ . |
|
1008. Ebû Lübâbe Beşîr İbn
Abdülmünzir radıyallahü anh’den
rivayet edildiğine göre, Nebî
sallallahu aleyhi ve sellem şöyle
buyurdu:
“Kur’an’ı tegannî ile okumayan kimse
bizden değildir.”
Ebû Dâvûd, Vitr 20. Ayrıca bk.
Buhârî, Tevhîd 44;
İbn Mâce, İkâmet 176 |
١٠٠٨-
وعن أَبي لُبَابَةَ بشير بن عبد المنذر
رَضِيَ اللّه عَنْهُ : أنَّ النبيَّ
صَلّى اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم ،
قَالَ :
( مَنْ لَمْ يَتَغَنَّ بِالقُرْآنِ
فَلَيْسَ مِنَّا ) رواه أَبُو
داود بإسنادٍ جيدٍ .
معنى ( يَتَغَنَّى ) : يُحَسِّنُ
صَوْتَهُ بِالقُرْآنِ . |
|
1009. Abdullah İbn Mes’ûd
radıyallahü anh der ki:
Nebî
sallallahu aleyhi ve sellem:
– ”Bana Kur’an oku” buyurdu.
–Yâ Resûlallah!
Kur’an sana indirilmişken ben sana nasıl Kur’an okurum? dedim.
– ”Ben Kur’an’ı başkasından dinlemeyi
gerçekten çok severim” buyurdular. Bunun üzerine ben
kendilerine Nisâ sûresini okudum. “Her
ümmetten gerçek bir şahit, seni de bunlara hakkıyla şahit
getirdiğimiz zaman halleri nice olur” [âyet 41]
anlamındaki âyete gelince:
– ”Şimdilik yeter”
buyurdular. Kendisine dönüp baktım, iki gözünden yaşlar
boşanıyordu.
Buhârî, Tefsîru sûre(4), 9;
Fezâilü’l-Kur’ân 33, 35; Müslim,
Müsâfirîn 247. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd,
İlm 13; Tirmizî, Tefsîr 5 |
١٠٠٩-
وعن ابن مسعودٍ رَضِيَ اللّه عَنْهُ
،
قَالَ :
قَالَ لِي النَّبيُّ صَلّى اللّه عَلَيْهِ
وسَلَّم : ( اقْرَأْ عَلَيَّ
القُرْآنَ ) ، فقلتُ : يَا رسولَ اللّه ، أَقْرَأُ عَلَيْكَ ،
وَعَلَيْكَ أُنْزِلَ ؟!
قَالَ :
( إنِّي أُحِبُّ أنْ أسْمَعَهُ مِنْ
غَيْرِي ) فَقَرَأْتُ عَلَيْهِ سُورَةَ النِّسَاءِ ، حَتَّى
جِئْتُ إِلَى هذِهِ الآية: { فَكَيْفَ إِذَا
جِئْنَا مِنْ كُلِّ أُمَّةٍ بِشَهِيدٍ وَجِئْنَا بِكَ عَلَى
هَؤُلاَءِ شَهِيداً } قَالَ :(
حَسْبُكَ الآنَ ) فَالْتَفَتُّ إِلَيْهِ ، فَإذَا عَيْنَاهُ
تَذْرِفَانِ . متفقٌ عَلَيْهِ . |