10. BAĞIRIP ÇAĞIRMADAN ÖLÜYE
AĞLAMAK
Nevha (çığlık
atmak, feryâd ü figân etmek, “ah şöyle idi, vah böyle idi” diye
yaygara koparıp şamata çıkarmak demektir ve) haramdır. Bu husus
inşallah ileride yasaklar bölümünde ayrıca işlenecektir (bk. 1660
- 1670 numaralı hadisler). Ölüye ağlamaktan nehiy konusunda
“Aile efradının ağlaması sebebiyle ölü
azaba tâbi tutulur” anlamında hadisler bulunmakla beraber
bunlar, kendisine ağlanmasını vasiyet eden kişi için geçerlidir.
Binaenaleyh yasak, sadece bağırıp çağırarak ağlamakla ilgilidir.
Bağırıp çağırmaksızın ağlamanın câiz olduğunu gösteren bir çok
hadis bulunmaktadır. Aşağıdaki üç hadis bunlardandır: |
١٠- باب جواز البكاء عَلَى الميت بغير ندب وَلاَ نياحة
أمَّا النِّيَاحَةُ فَحَرَامٌ وَسَيَأتِي فِيهَا بَابٌ فِي كِتابِ
النَّهْيِ ، إنْ شَاءَ اللّه تَعَالَى . وَأمَّا البُكَاءُ فَجَاءتْ
أحَادِيثُ بِالنَّهْيِ عَنْهُ ، وَأنَّ المَيِّتَ يُعَذَّبُ
بِبُكَاءِ أهْلِهِ ، وَهِيَ مُتَأَوَّلَةٌ ومَحْمُولَةٌ عَلَى مَنْ
أوْصَى بِهِ ، وَالنَّهْيُ إنَّمَا هُوَ عَن البُكَاءِ الَّذِي فِيهِ
نَدْبٌ ، أَوْ نِيَاحَةٌ ،
والدَّليلُ عَلَى جَوَازِ البُكَاءِ بِغَيْرِ نَدْبٍ وَلاَ نِياحَةٍ
أحَادِيثُ كَثِيرَةٌ ، مِنْهَا : |
|
926. İbn Ömer
radıyallahu anhümâ’dan rivayet
edildiğine göre Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem,
yanında Abdurrahman İbn Avf, Sa’d İbn Ebû Vakkâs ve Abdullah İbn
Mes’ûd Allah onlardan razı olsun
bulunduğu halde Sa’d İbn Ubâde’yi ziyaret etti. Durumunu görünce
Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem
ağladı. Onun ağladığını gören sahâbîler de ağlamaya başladılar.
Bunun üzerine Hazret-i Peygamber:
- “Bilmez
misiniz, gerçekten Allah, gözyaşı ve kalbin elemi sebebiyle kişiye
azap etmez. Fakat - dilini işâret ederek- bunun yüzünden azap eder
veya bağışlar” buyurdu.
Buhârî, Cenâiz 44, Talak 24;
Müslim, Cenâiz 12 |
٩٢٦-
عن ابن عمر رضي اللّه عنهما : أنَّ
رسول اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم
عاد سَعْدَ بْنَ عُبَادَةَ، وَمَعَهُ عَبدُ الرَّحْمانِ بْنُ عَوفٍ،
وَسَعدُ بْنُ أَبي وَقَّاصٍ، وَعَبْدُ اللّه بْنُ مَسْعُودٍ رضي
اللّه عَنْهمْ، فَبَكَى رسولُ اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم ، فَلَمَّا رَأى القَوْمُ بُكَاءَ
رسولِ اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم
بَكَوْا ،
فَقَالَ :
( ألاَ تَسْمَعُونَ ؟ إنَّ اللّه لاَ
يُعَذِّبُ بِدَمْعِ العَينِ ، وَلاَ بِحُزنِ القَلبِ ، وَلَكِنْ
يُعَذِّبُ بِهذَا أَوْ يَرْحَمُ ) وَأشَارَ إِلَى لِسَانِهِ .
متفقٌ عَلَيْهِ . |
|
927. Üsâme İbn Zeyd
radıyallahü anhümâ’dan rivayet
edildiğine göre, Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem’e,
ölmek üzere olan kızının oğlunu verdikleri zaman,
Peygamber’in gözleri doldu.
Bunun üzerine Sa’d İbn Ubâde:
- Ey Allahın
Resûlü! Bu ne haldir? dedi.
Hazret-i Peygamber de:
-
“Bu, Allah’ın, kullarının
kalbine koyduğu acıma duygusu, rahmettir. Allah, acımasını bilen
kullarına merhamet eder” buyurdu.
Buhârî, Cenâiz 33,
Müslim, Cenâiz, 9,11. Ayrıca
bk. Buhârî, Eymân 9, Merdâ 9,
Tevhîd 25; Ebû Dâvûd, Cenâiz
24, Edeb 58; Nesâî, Cenâiz 22;
İbn Mâce, Cenâiz 53 |
٩٢٧-
وعن أُسَامَة بن زَيدٍ رضي اللّه عنهما
: أنَّ رسول اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ
وسَلَّم رُفِعَ إِلَيْهِ ابنُ ابْنَتِهِ وَهُوَ فِي المَوتِ ،
فَفَاضَتْ عَيْنَا رسولِ اللّه صَلّى اللّه
عَلَيْهِ وسَلَّم ، فَقَالَ لَهُ سَعدٌ : مَا هَذَا يَا رسولَ
اللّه ؟!
قَالَ :
( هذِهِ رَحْمَةٌ جَعَلَهَا اللّه تَعَالَى
في قُلُوبِ عِبَادِهِ ، وَإنَّمَا يَرْحَمُ اللّه مِنْ عِبَادِهِ
الرُّحَمَاءَ ) متفقٌ عَلَيْهِ
. |
|
928. Enes
radıyallahu anh’den rivayet
edildiğine göre, Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem,
ruhunu teslim etmek üzere olan oğlu İbrahim’in yanına girince
gözlerinden yaşlar boşanmaya başladı. Bunun üzerine Abdurrahman
İbn Avf:
- Ey
Allah’ın Resûlü! Siz de mi
ağlıyorsunuz?” diye sordu. Hazret-i
Peygamber ona:
- “Ey
İbn Avf! Bu gördüğün gözyaşları rahmet ve şefkat eseridir”
cevabını verdi. Sonra şunları ilave etti:
-“Göz
yaşarır, kalp hüzünlenir. Biz ancak Rabbimiz’in razı olacağı
sözleri söyleriz. Ey İbrahim! Seni kaybetmekten dolayı gerçekten
üzgünüz.”
Buhârî, Cenâiz 43;
Müslim, Fedâil 62. Ayrıca bk.
İbn Mâce, Cenâiz 53 |
٩٢٨-
وعن أنسٍ رَضِيَ اللّه عَنْهُ : أنَّ رسول اللّه
صَلّى اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم دَخَلَ عَلَى ابْنِهِ
إبْرَاهيمَ رَضِيَ اللّه عَنْهُ ،
وَهُوَ يَجُودُ بِنَفسِهِ ، فَجَعَلَتْ عَيْنَا رسولِ اللّه
صَلّى اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم
تَذْرِفَان . فَقَالَ لَهُ عبدُ الرحمانِ بن عَوف : وأنت يَا رسولَ
اللّه ؟!
فَقَالَ :
( يَا ابْنَ عَوْفٍ إنَّهَا رَحْمَةٌ )
ثُمَّ أتْبَعَهَا بأُخْرَى ،
فَقَالَ :
( إنَّ العَيْنَ تَدْمَعُ والقَلب يَحْزنُ
، وَلاَ نَقُولُ إِلاَّ مَا يُرْضِي رَبَّنَا ، وَإنَّا لِفِرَاقِكَ
يَا إبرَاهِيمُ لَمَحزُونُونَ ) رواه
البخاري ، وروى
مسلم بعضه . والأحاديث في الباب
كثيرة في الصحيح مشهورة ، واللّه أعلم . |