9. ÖLÜNÜN BAŞINDA SÖYLENECEK SÖZ
ÖLÜNÜN BAŞINDA
SÖYLENECEK SÖZ VE CENAZE SAHİBİNİN SÖYLEYECEĞİ SÖZ
921. Ümmü Seleme
radıyallahu anhâ’dan rivayet
edildiğine göre Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem şöyle
buyurdu:
“-
Hasta veya ölünün başında bulunduğunuz
zaman güzel sözler söyleyiniz. Zira melekler sizin dualarınıza
âmin derler”.
Ümmü Seleme
dedi ki, Ebû Seleme vefat edince
Resûlüllah sallallahu aleyhi
ve sellem’e geldim ve:
- Ey Allahın
Resûlü! Ebû Seleme öldü, dedim. Bana şöyle buyurdu:
“Allahım,
beni ve onu bağışla! Ve bana ondan daha iyi birini nasip et!” diye
Allah’a yalvar.” Hazret-i Peygamber’in dediği gibi yaptım. Neticede Allahü
teâlâ bana Ebû Seleme’den daha hayırlı olan Muhammed
sallallahu aleyhi ve sellem’i eş
olarak verdi.
Müslim, Cenâiz 6. Ayrıca bk.
Ebû Dâvûd, Cenâiz 15;
Tirmizî, Cenâiz 7;
Nesâî, Cenâiz 3;
İbn Mâce, Cenâiz 4 |
٩- باب ما يقال عند الميت وَمَا يقوله من مات له ميت
٩٢١-
عن أُم سَلَمة رضي اللّه عنها ،
قالت :
قَالَ رسول اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ
وسَلَّم : ( إِذَا حَضَرتُمُ
المَرِيضَ أَو المَيِّتَ ، فَقُولُوا خَيْراً ، فَإنَّ المَلائِكَةَ
يُؤَمِّنُونَ عَلَى مَا تَقُولُونَ ) ، قالت: فَلَمَّا مَاتَ
أَبُو سلَمة، أتَيْتُ النَّبيَّ صَلّى
اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم ، فقلت : يَا رسولَ اللّه ، إنَّ
أَبَا سَلَمَة قَدْ مَاتَ،
قَالَ :
( قُولِي: اللّهمَّ اغْفِرْ لِي وَلَهُ،
وَأعْقِبْنِي مِنْهُ عُقْبى حَسَنَةً ) فقلتُ ، فَأعْقَبنِي
اللّه مَنْ هُوَ خَيْرٌ لِي مِنْهُ : مُحَمَّداً
صَلّى اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم .
رواه مسلم هكَذا :
( إِذَا حَضَرتُمُ المَريضَ ، أَو
المَيِّتَ ) ، عَلَى الشَّكِّ ، ورواه
أَبُو داود وغيره :
( الميت ) بلا شَكّ . |
|
922. Yine Ümmü Seleme
radıyallahu anhâ’dan rivayet
edildiğine göre şöyle dedi:
Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem’i
şöyle buyururken dinledim:
“Herhangi
bir kul sıkıntıya düşer de “Biz Allah’dan geldik, Allah’a
döneceğiz. Allahım, başıma gelen musibetin ecrini ver ve bana
bundan daha hayırlısını lutfet” diye dua ederse, Allahü teâlâ onu
uğradığı sıkıntıdan dolayı mükâfatlandırır ve ona kaybettiğinden
daha hayırlısını verir.”
Ümmü Seleme
dedi ki, Ebû Seleme öldüğünde ben,
Resûlüllah sallallahu aleyhi
ve sellem’in öğrettiği gibi dua ettim. Allah da bana Ebû
Seleme’den daha hayırlısını,
Resûlüllah sallallahu aleyhi
ve sellem’i verdi.
Müslim, Cenâiz 4 |
٩٢٢-
وعنها ،
قالت :
سَمِعْتُ رسولَ اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ
وسَلَّم ، يقول : ( مَا مِنْ عَبْدٍ
تُصيبُهُ مُصِيبَةٌ ، فَيَقُولُ : إنّا للّه وَإنَّا إِلَيْهِ
رَاجِعُونَ ، اللّهمَّ أُجِرْنِي في مُصِيبَتي وَاخْلفْ لِي خَيراً
مِنْهَا ، إِلاَّ أَجَرَهُ اللّه تَعَالَى في مُصِيبَتِهِ وَأخْلَفَ
لَهُ خَيْراً مِنْهَا )
قالت :
فَلَمَّا تُوُفِّيَ أَبُو سَلَمَة قلتُ كَمَا أمَرَني رسولُ اللّه
صَلّى اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم ،
فَأخْلَفَ اللّه لِي خَيْراً مِنْهُ رسولَ اللّه
صَلّى اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم .
رواه مسلم . |
|
923. Ebû Mûsâ
radıyallahu anh’den rivayet
edildiğine göre Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem şöyle
buyurdu:
Bir kulun
çocuğu öldüğü zaman Allahü teâlâ meleklerine;
-
Kulumun çocuğunun ruhunu mu aldınız? buyurur. Melekler;
- Evet, derler.
Allahü teâlâ:
-
Kulumun gönül meyvesini (ciğerpâresini)
mi kopardınız? buyurur. Melekler:
- Evet, derler.
Allahü teâlâ:
-
Peki, kulum ne dedi? buyurur. Melekler:
- Sana hamdetti
ve innâ lillahi ve innâ ileyhi râciûn diye istircâda bulundu,
derler. Bunun üzerine Allahü teâlâ:
-
O halde kulum için cennette bir ev yapın ve adını da “hamd evi”
koyun! buyurur.
Tirmizî, Cenâiz 36 |
٩٢٣-
وعن أَبي موسى رَضِيَ اللّه عَنْهُ
: أنَّ رسول اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ
وسَلَّم ،
قَالَ :
( إِذَا مَاتَ وَلَدُ العَبْدِ ،
قَالَ اللّه تَعَالَى لِمَلائِكَتِهِ : قَبَضْتُمْ وَلَدَ عَبْدِي ؟
فيقولونَ : نَعَمْ . فيقولُ : قَبَضْتُمْ ثَمَرَة فُؤَادِهِ ؟
فيقولونَ : نَعَمْ . فيقولُ : مَاذَا قَالَ عَبْدِي ؟ فيقولونَ :
حَمدَكَ وَاسْتَرْجَعَ . فيقول اللّه تَعَالَى : ابْنُوا لِعَبْدِي
بَيْتاً في الجَنَّةِ ، وَسَمُّوهُ بَيْتَ الحَمْدِ )
رواه الترمذي ،
وقال : (
حديث حسن ) . |
|
924. Ebû Hüreyre
radıyallahu anh’den rivayet
edildiğine göre Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem,
Allahü teâlâ’nın şöyle buyurduğunu söylemiştir:
“Mü’min bir kulumun dünyada
sevdiklerinden birini aldığım zaman, buna sabredip sevabını
Allah’tan beklerse, bu davranışının katımdaki karşılığı kesinlikle
cennettir”.
Buhârî, Rikak 6. Ayrıca bk.
Nesâî, Cenâiz 23 |
٩٢٤-
وعن أَبي هريرة رَضِيَ اللّه عَنْهُ
، أنَّ رسول اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ
وسَلَّم ،
قَالَ :
( يقولُ اللّه تَعَالَى : مَا لِعَبْدِي
المُؤمِن عِنْدِي جَزَاءٌ إِذَا قَبَضْتُ صَفِيَّهُ مِنْ أهْل
الدُّنْيَا ، ثُمَّ احْتَسَبَهُ إِلاَّ الجَنَّةَ ) رواه
البخاري . |
|
925. Üsâme İbn Zeyd
radıyallahu anhümâ’dan rivayet
edildiğine göre şöyle demiştir:
Resûlüllah’ın kızlarından
biri (Zeynep), Nebî
sallallâhu aleyhi ve sellem’e adam
göndererek, çocuğunun (veya oğlunun) ölmek üzere olduğunu haber
verdi. Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem haber
getiren kimseye:
–“Ona
dön ve şunu bildir ki, alan da veren de Allah’tır. Onun katında
her şeyin belli bir eceli vardır. Sabretsin ve ecrini Allah’tan
beklesin” buyurdu.
Râvi hadisin
tamamını nakletti.
Buhârî, Cenâiz 33,
Müslim, Cenâiz, 9,11. Ayrıca
bk. Buhârî, Eymân 9, Merdâ 9,
Tevhîd 25; Ebû Dâvûd, Cenâiz
24, Edeb 58; Nesâî, Cenâiz 22;
İbn Mâce, Cenâiz 53 |
٩٢٥-
وعن أسَامَة بن زَيدٍ رضي اللّه عنهما
،
قَالَ :
أرْسَلَتْ إحْدى بَنَاتِ النَّبيِّ صَلّى
اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم إِلَيْهِ تَدْعُوهُ وَتُخْبِرُهُ أنَّ
صَبِيَّاً لَهَا – أَوْ ابْناً – في
المَوْتِ فَقَالَ للرسول : ( ارْجِعْ
إِلَيْهَا ، فَأخْبِرْهَا أنَّ للّه تَعَالَى مَا أخَذَ وَلَهُ مَا
أعْطَى ، وَكُلُّ شَيْءٍ عِنْدَهُ بِأجَلٍ مُسَمّى ، فَمُرْهَا ،
فَلْتَصْبِرْ وَلْتَحْتَسِبْ ) ... وذكر تمام الحديث .
متفقٌ عَلَيْهِ . |
|