2. HASTAYA DUA ETMEK
HASTAYA NE DİYE
DUA EDİLİR?
902. Âişe
radıyallahu anhâ’dan rivayet
edildiğine göre, bir kimsenin herhangi bir yeri ağrıdığında veya
yara bere olduğunda Hazret-i
Peygamber parmağıyla şöyle yapar -
râvi Süfyân İbn Uyeyne, şehâdet parmağını
yere değdirip kaldırarak
Hazret-i Peygamber’in nasıl
yaptığını gösterdi- ve:
- “Bismillah,
bu birimizin tükrüğüyle karışmış bizim yurdumuzun toprağıdır,
Rabbımız’ın izniyle hastalarımıza iyi gelir” buyururdu.
Buhârî, Tıb 38;
Müslim, Selâm 54. Ayr. bk.
Ebû Dâvûd,Tıb 19;
İbn Mâce, Tıb 36 |
٢- باب مَا يُدعى به للمريض
٩٠٢-
عن عائشة رضي اللّه عنها : أنَّ
النَّبيَّ صَلّى اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم
، كَانَ إِذَا اشْتَكى الإنْسَانُ الشَّيْءَ مِنْهُ ،
أَوْ كَانَتْ بِهِ قَرْحَةٌ
أَوْ جُرْحٌ ، قَالَ النَّبيُّ
صَلّى اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم
بِأُصْبُعِهِ هكَذا – وَوَضَعَ سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَة الرَّاوي
سَبَّابَتَهُ بِالأَرْضِ ثُمَّ رَفَعَها –
وقال : ( بِسمِ اللّه ، تُرْبَةُ
أرْضِنَا ، بِرِيقَةِ بَعْضِنَا ، يُشْفَى بِهِ سَقِيمُنَا ، بإذْنِ
رَبِّنَا ) متفقٌ عَلَيْهِ
. |
|
903. Yine Âişe
radıyallahu anhâ’dan rivayet
edildiğine göre Nebî
sallallahu aleyhi ve sellem, aile
fertlerinden biri hastalanınca, sağ eliyle hastayı sıvazlar ve
şöyle dua buyururdu:
“Bütün
insanların rabbı olan Allahım! Bunun ıstırabını giderip, şifa ver.
Şifayı veren ancak sensin. Senin şifandan başka şifa yoktur. Buna,
hiçbir hastalık izi bırakmayacak şekilde şifa ihsan et!”
Buhârî, Merdâ 20,38,40;
Müslim, Selâm 46-49. Ayrıca bk.
Ebû Dâvûd, Tıb 18,19;
Tirmizî, Daavât 111;
İbn Mâce, Cenâiz 64, Tıb 36,39 |
٩٠٣-
وعنها : أنَّ النَّبيَّ صَلّى اللّه
عَلَيْهِ وسَلَّم كَانَ يَعُودُ بَعْضَ أهْلِهِ يَمْسَحُ
بِيدِهِ اليُمْنَى ، ويقولُ :
( اللّهمَّ رَبَّ النَّاسِ ، أذْهِب البَأسَ ، اشْفِ أنْتَ الشَّافِي
لاَ شِفَاءَ إِلاَّ شِفاؤكَ ، شِفَاءً لاَ يُغَادِرُ سَقماً )
متفقٌ عَلَيْهِ . |
|
904.
Enes radıyallahu anh’den
rivayet edildiğine göre, (talebesi) Sâbit’e -Allah ona rahmet
etsin-
- Sana,
Hazret-i Peygamber’in
hastaya okuduğu duayı okuyayım mı? diye sordu. Sâbit de:
- Oku!. dedi.
Bunun üzerine Enes şu duayı okudu:
“Ey
insanların, ıstırabları gideren Rabbi, Allahım! Senden başka şifa
verecek yoktur. Buna, hiçbir iz bırakmayacak şekilde şifa ver;
şifa veren ancak sensin.”
Buhârî, Tıb 38,40. Ayrıca bk.
Ebû Dâvûd, Tıb 19 |
٩٠٤-
وعن أنسٍ رَضِيَ اللّه عَنْهُ أنه قَالَ لِثابِتٍ رحمه اللّه : ألاَ أرْقِيكَ
بِرُقْيَةِ رسول اللّه صَلّى اللّه
عَلَيْهِ وسَلَّم ؟
قَالَ :
بَلَى ،
قَالَ :
( اللّهمَّ رَبَّ النَّاسِ ، مُذْهِبَ البَأسِ ، اشْفِ أنْتَ
الشَّافِي ، لاَ شَافِيَ إِلاَّ أنْتَ ، شِفَاءً لاَ يُغَادِرُ
سَقماً )
رواه البخاري . |
|
905. Sa’d İbn Ebû Vakkâs
radıyallahu anh’den rivayet
edildiğine göre şöyle dedi:
Hastalığımda
Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem beni
ziyarete geldi ve üç defa:
“Rabbim,
Sa’d’ı iyileştir” diye dua buyurdu.
Müslim, Vasâyâ 8. Ayrıca bk.
Buhârî, Merdâ 13, 30 |
٩٠٥-
وعن سعدِ بن أَبي وقاصٍ رَضِيَ اللّه
عَنْهُ ،
قَالَ :
عَادَنِي رسول اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ
وسَلَّم ،
فَقَالَ :
( اللّهمَّ اشْفِ سَعْداً ، اللّهمَّ اشْفِ سَعْداً ، اللّهمَّ اشْفِ
سَعْداً )
رواه مسلم . |
|
906. Ebû Abdullah Osman İbn
Ebül-Âs radıyallahu anh’den
rivayet edildiğine göre, (müslüman olduğundan beri) vücüdunda
hissettiği bir ağrıdan dolayı
Resûlüllah sallallahu aleyhi
ve sellem’e şikâyette bulundu.
Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem de ona
şunu tavsiye etti:
- “Vücudunun
ağrıyan yerine elini koy ve üç kere “bismillah” de, yedi kere de
‘bendeki bu hastalığın şerrinden ve ileride yenileyip elem ve
hüzün vermesinden Allah’ın izzet ve kudretine sığınırım’ de!”
Müslim, Selâm 67. Ayrıca bk.
Ebû Dâvûd, Tıb 19;
Tirmizî, Tıb 29, Daavât 125;
İbn Mâce, Tıb 36 |
٩٠٦-
وعن أَبي عبدِ اللّه عثمان بنِ أَبي العاصِ
رَضِيَ اللّه عَنْهُ : أنّه شَكَا إِلَى رسول اللّه
صَلّى اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم
وَجَعاً ، يَجِدُهُ في جَسَدِهِ ، فَقَالَ لَهُ رسول اللّه
صَلّى اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم :
( ضَعْ يَدَكَ عَلَى الَّذِي يَألَم مِنْ
جَسَدِكَ وَقُلْ : بسم اللّه ثَلاثاً ، وَقُلْ سَبْعَ مَرَّاتٍ :
أعُوذُ بِعِزَّةِ اللّه وَقُدْرَتِهِ مِنْ شَرِّ مَا أجِدُ
وَأُحَاذِرُ ) رواه مسلم
. |
|
907. İbn Abbas
radıyallahü anhümâ’dan rivayet
edildiğine göre Peygamber
sallallahu aleyhi ve sellem şöyle
buyurdu:
“
Kim, henüz eceli gelmemiş bir hastayı ziyaret eder de onun
başucunda yedi kere; “ büyük arşın sahibi yüce Allah’dan seni iyi
etmesini dilerim” diye dua ederse, Allah o hastayı iyi eder.”
Ebû Dâvûd, Cenâiz 8;
Tirmizî, Tıb 32 |
٩٠٧-
وعن ابن عباسٍ رضي اللّه عنهما ، عن
النبيِّ صَلّى اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم
،
قَالَ :
( مَنْ عَادَ مَرِيضاً لَمْ يَحْضُرْهُ
أجَلُهُ ، فقالَ عِنْدَهُ سَبْعَ مَرَّاتٍ : أسْأَلُ اللّه العَظيمَ
، رَبَّ العَرْشِ العَظيمِ ، أنْ يَشْفِيَكَ ، إِلاَّ عَافَاهُ اللّه
مِنْ ذَلِكَ المَرَضِ ) رواه
أَبُو داود والترمذي ،
وقال : (
حديث حسن ) ، وقال الحاكم : ( حديث
صحيح عَلَى شرط البخاري
) . |
|
908. İbn Abbâs
radıyallahu anh’den rivayet
edildiğine göre Nebî
sallallahu aleyhi ve sellem, hasta
bir bedevîyi ziyaret etti. Her hastayı ziyaret ettiğinde yaptığı
gibi ona da, “Geçmiş olsun, hastalığın
günahlarına keffâret olur inşallah” buyurdu.
Buhârî, Tevhîd 31, Menâkıb 25,
Merdâ 10, 14 |
٩٠٨-
وعنه : أنَّ النبي صَلّى اللّه عَلَيْهِ
وسَلَّم دَخَلَ عَلَى أعْرَابِيٍّ يَعُودُهُ ، وَكَانَ إِذَا
دَخَلَ عَلَى مَنْ يَعُودُهُ ،
قَالَ :
( لاَ بَأسَ ؛ طَهُورٌ إنْ شَاءَ اللّه )
رواه البخاري . |
|
909. Ebû Saîd el-Hudrî
radıyallahu anh’den rivayet
edildiğine göre Cebrâil aleyhisselâm,
Nebî
sallallahu aleyhi ve sellem’e
gelerek:
- Ey Muhammed,
hasta mısın? diye sordu. Hazret-i
Peygamber de:
- Evet, dedi.
Cebrâil aleyhisselâm:
- Allah’ın
ismiyle seni rahatsız eden her şeyden sana okurum. Her nefsin veya
hasetçi her gözün şerrinden Allah sana şifâ versin. Allah’ın
adıyla sana okurum” diye dua etti.
Müslim, Selâm 40 |
٩٠٩-
وعن أَبي سعيد الخدري رَضِيَ اللّه عَنْهُ
: أن جِبريلَ أتَى النَّبيَّ صَلّى اللّه
عَلَيْهِ وسَلَّم ،
فَقَالَ :
يَا مُحَمَّدُ ، اشْتَكَيْتَ ؟
قَالَ :
( نَعَمْ )
قَالَ :
بِسْمِ اللّه أرْقِيكَ ، مِنْ كُلِّ شَيْءٍ يُؤْذِيكَ ، مِنْ شَرِّ
كُلِّ نَفْسٍ أَوْ عَيْنِ حَاسِدٍ ،
اللّه يَشْفِيكَ ، بِسمِ اللّه أُرقِيكَ . رواه
مسلم . |
|
910. Ebû Said el-Hudrî ve Ebû
Hüreyre radıyallahu anh’dan
rivayet edildiğine göre, bunlar
Resûlüllah sallallahu aleyhi
ve sellem’in şöyle buyurduğuna şahit oldular:
-“Kim,
Allah’tan başka ilah yoktur ve Allah büyüktür”, derse; Allah onu
doğrulayarak: - “Benden başka ilah yoktur, ben büyüğüm” buyurur.
Kul:
- “Allah’tan
başka ilah yoktur, O tektir, ortağı yoktur”, dediğinde, Allahü
teâlâ, (o kulunu tasdik ederek) - “Benden başka ilah yoktur, ben
tekim, eşim-ortağım yoktur” buyurur. Kul:
- “Allah’tan
başka ilah yoktur. Mülk de O’nun, hamd de O’nundur”, dediğinde
Allahü teâlâ:
- “Benden başka
ilah yoktur, hamd de benimdir, mülk de benimdir” buyurur. Kul:
- “Allah’tan
başka ilah yoktur, güç kudret yalnız Allah’ındır”, dediği zaman
Allahü teâlâ;
- “Benden başka
ilah yoktur, kuvvet ve kudret ancak benimdir, benimledir” buyurur.
Bu
açıklamalardan sonra Resûl-i Ekrem
sallallahu aleyhi ve sellem sözüne
devam ederek; “Bu duaları bir kimse
hastalığında söyler de sonra ölürse, cehennem ateşi ona dokunmaz”
buyurdu.
Tirmizî, Daavât 36 |
٩١٠-
وعن أَبي سعيد الخدري وأبي هريرة رضي اللّه
عنهما : أنَّهُمَا شَهِدَا عَلَى رسول اللّه
صَلّى اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم ،
أنّه
قَالَ :
( مَنْ
قَالَ : لاَ إلهَ إِلاَّ اللّه وَاللّه أكْبَرُ ، صَدَّقَهُ رَبُّهُ
،
فَقَالَ : لاَ إلهَ إِلاَّ أنَا وأنَا أكْبَرُ . وَإِذَا
قَالَ : لاَ إلهَ إِلاَّ اللّه وَحدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ ،
قَالَ : يقول : لاَ إلهَ إلاَّ أنَا وَحْدِي لا شَريكَ لِي . وَإِذَا
قَالَ : لاَ إلهَ إِلاَّ اللّه لَهُ المُلْكُ وَلَهُ الحَمْدُ ،
قَالَ : لاَ إلهَ إِلاَّ أنَا لِيَ المُلْكُ وَلِيَ الحَمْدُ .
وَإِذَا
قَالَ : لاَ إله إِلاَّ اللّه وَلاَ حَوْلَ وَلاَ قُوَّةَ إِلاَّ
باللّه ،
قَالَ : لاَ إلهَ إِلاَّ أنَا وَلاَ حَوْلَ وَلاَ قُوَّةَ إِلاَّ بي
)
وَكَانَ يقُولُ : ( مَنْ قَالَهَا في
مَرَضِهِ ثُمَّ مَاتَ لَمْ تَطْعَمْهُ النَّارُ ) رواه
الترمذي ،
وقال : (
حديث حسن ) . |