17. YEMEK YEME EDEBİ BÖLÜMÜ
YEMEĞE
BAŞLARKEN BESMELE ÇEKMEK, SONUNDA “ELHAMDÜLİLLAH” DEMEK
728. Ömer İbn Ebû Seleme
radıyallahu anhümâ şöyle dedi:
Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem bana
şöyle buyurdu:
“Besmele çek! Sağ elinle ye! Hep önünden
ye!”
Buhârî, Et`ime 2, 3;
Müslim, Eşribe 108. Ayrıca bk.
Tirmizî, Et`ime 47;
İbn Mâce, Et`ime 8 |
١٧- باب التسمية في أوله والحمد في آخره
٧٢٨-
وعن عُمَرَ بنِ أبي سَلمة رضي اللّه عنهما
،
قَالَ :
قَالَ لي رسول اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ
وسَلَّم : ( سَمِّ اللّه ، وَكُلْ
بِيَمِينكَ ، وكُلْ مِمَّا يَليكَ )
متفقٌ عَلَيْهِ . |
|
729. Âişe
radıyallahu anhâ
Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem’in
şöyle buyurduğunu söyledi:
“Biriniz yemek yerken besmele çeksin.
Şayet yemeğe başlarken besmele çekmeyi unutursa, hatırladığı anda
‘baştan sona bismillah’ desin.”
Ebû Dâvûd, Et`ime 15;
Tirmizî, Et`ime 47 |
٧٢٩-
وعن عائشة رضي اللّه عنها ،
قالت :
قَالَ رسول اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ
وسَلَّم : ( إِذَا أكَلَ أحَدُكُمْ
فَلْيَذْكُرِ اسْمَ اللّه تَعَالَى، فإنْ نَسِيَ أنْ يَذْكُرَ اسْمَ
اللّه تَعَالَى في أوَّلِهِ، فَلْيَقُلْ: بسم اللّه أوَّلَهُ
وَآخِرَهُ ) رواه أَبُو داود
والترمذي، وقال:
( حديث حسن صحيح ). |
|
730. Câbir
radıyallahu anh,
Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem’i
şöyle buyururken dinledim dedi:
“Kişi evine girerken ve yemek yerken
besmele çekerse, şeytan adamlarına, “Burada ne geceleyebilir ne de
yemek yiyebilirsiniz” der. Eğer o kimse eve girerken besmele
çekmezse, şeytan adamlarına, “Geceyi geçirecek bir yer buldunuz”
der. O şahıs yemek yerken besmele çekmezse, şeytan kendi
adamlarına, “Hem barınacak yer hem de yiyecek yemek buldunuz”
der.”
Müslim, Eşribe 103. Ayrıca bk.
Ebû Dâvûd, Et`ime 15;
İbn Mâce, Duâ 19 |
٧٣٠-
وعن جابرٍ رَضِيَ اللّه عَنْهُ ،
قَالَ :
سَمِعْتُ رسول اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ
وسَلَّم ، يقولُ : ( إِذَا دَخَلَ
الرَّجُلُ بَيْتَهُ ، فَذَكَرَ اللّه تَعَالَى عِنْدَ دُخُولِهِ ،
وَعِنْدَ طَعَامِهِ ، قَالَ الشَّيْطَانُ لأَصْحَابِهِ : لاَ مَبِيتَ
لَكُمْ وَلاَ عَشَاءَ ، وَإِذَا دَخَلَ فَلَمْ يَذْكُرِ اللّه
تَعَالَى عِنْدَ دُخُولِهِ ، قَالَ الشَّيْطَانُ : أدْرَكْتُمُ
المَبِيتَ ؛ وَإِذَا لَمْ يَذْكُرِ اللّه تَعَالَى عِنْدَ طَعَامِهِ
،
قَالَ : أدْرَكْتُم المَبيتَ وَالعَشَاءَ )
رواه مسلم . |
|
731. Huzeyfe
radıyallahu anh şöyle dedi:
Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem ile
birlikte yemek yiyeceğimiz zaman, o, yemeğe dokunmadan elimizi
yemeğe sürmezdik. Yine bir gün onunla birlikte yemek yiyecektik.
Derken küçük bir kız çocuğu geldi. Sanki biri onu arkasından
itiyormuş gibiydi. Hemen elini yemeğe uzattı; fakat
Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem elini
tuttu. Daha sonra bir bedevî geldi; o da arkasından itiliyormuş
gibiydi. Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem onun
da elini tuttu ve sonra şöyle buyurdu:
“Şeytan besmele çekilmeden başlanan bir
yemeğe katılmayı pek arzu eder. O, şu yemeğe katılmak için bu
câriyeyi getirdi. Fakat ben elini tuttum. Bu bedevî sayesinde
yemeğe katılmak için onu alıp getirdi; onun da elini tuttum.
Nefsimi kudretiyle elinde bulunduran Allah’a yemin ederim ki,
şeytanın eli, onların eliyle birlikte
avucumdaydı.”
Sonra
Peygamber
aleyhisselâm besmele çekip yemeğe
başladı.
Müslim, Eşribe 102. Ayrıca bk.
Ebû Dâvûd, Et`ime 15 |
٧٣١-
وعن حُذَيْفَةَ رَضِيَ اللّه عَنْهُ
،
قَالَ :
كُنَّا إِذَا حَضَرْنَا مَعَ رَسُولِ اللّه
صَلّى اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم طَعَاماً ، لَمْ نَضَعْ
أيدِينَا حَتَّى يَبْدَأَ رَسُولُ اللّه
صَلّى اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم فَيَضَعَ يَدَهُ ، وَإنَّا
حَضَرْنَا مَعَهُ مَرَّةً طَعَاماً ، فَجَاءتْ جَارِيَةٌ كَأنَّهَا
تُدْفَعُ ، فَذَهَبَتْ لِتَضَعَ يَدَهَا في الطَّعَامِ ، فَأَخَذَ
رسولُ اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم بِيَدِهَا ، ثُمَّ جَاءَ أَعْرَابِيّ
كأنَّمَا يُدْفَعُ ، فَأخَذَ بِيَدهِ ، فَقَالَ رَسُولُ اللّه
صَلّى اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم :
( إنَّ الشَّيْطَانَ يَسْتَحِلُّ
الطَّعَامَ أنْ لا يُذْكَرَ اسمُ اللّه تَعَالَى عَلَيْهِ ، وَإنَّهُ
جَاءَ بهذِهِ الجارية لِيَسْتَحِلَّ بِهَا ، فأَخَذْتُ بِيَدِهَا ،
فَجَاءَ بهذا الأعرَابيّ لِيَسْتَحِلَّ بِهِ ، فَأخذْتُ بِيَدِهِ ،
والَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ ، إنَّ يَدَهُ في يَدِي مَعَ يَدَيْهِمَا
) ثُمَّ ذَكَرَ اسْمَ اللّه تَعَالَى وَأكَلَ. رواه
مسلم . |
|
732. Sahâbî Ümeyye İbn Mahşî
radıyallahu anh şöyle dedi:
Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem’in
yanında birisi yemek yiyordu. Adam son lokmaya kadar besmele
çekmedi. Son lokmayı ağzına götürürken “bismillâhi evvelehû ve
âhirehû” (baştan sona bismillâh) dedi. Bunun üzerine
Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem güldü
ve şöyle buyurdu:
“Şeytan onunla birlikte yemek yiyordu.
Adam besmele çekince, şeytan yediklerini kustu.”
Ebû Dâvûd, Et`ime 15;
Nesâî,
es-Sünenü’l-kübrâ, Âdâbü’l-ekl, 15. |
٧٣٢-
وعن أُمَيَّةَ بن مَخْشِيٍّ الصحابيِّ
رَضِيَ اللّه عَنْهُ ،
قَالَ :
كَانَ رسولُ اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ
وسَلَّم جَالِسَاً، وَرَجُلٌ يَأكُلُ، فَلَمْ يُسَمِّ اللّه
حَتَّى لَمْ يَبْقَ مِنْ طَعَامِهِ إِلاَّ لُقْمَةٌ ، فَلَمَّا
رَفَعَهَا إِلَى فِيهِ ،
قَالَ :
بِسْمِ اللّه أوَّلَهُ وَآخِرَهُ ، فَضَحِكَ النَّبيّ
صَلّى اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم ،
ثُمَّ
قَالَ :
( مَا زَالَ الشَّيْطَانُ يَأكُلُ مَعَهُ
، فَلَمَّا ذَكَرَ اسمَ اللّه اسْتَقَاءَ مَا فِي بَطْنِهِ )
رواه أَبُو داود والنسائي
. |
|
733. Âişe
radıyallahu anhâ şöyle dedi:
Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem
ashâbından altı kişiyle birlikte yemek yiyordu. Bu sırada bir
bedevî geldi ve yemeği iki lokmada bitiriverdi. Bunun üzerine
Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem şöyle
buyurdu:
“Şayet o besmele çekseydi, yemek
hepinize yeterdi.”
Tirmizî, Et`ime 47. Ayrıca bk.
İbn Mâce, Et`ime 7 |
٧٣٣-
وعن عائشة رضي اللّه عنها ،
قالت :
كَانَ رسولُ اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ
وسَلَّم يَأكُلُ طَعَاماً في سِتَّةٍ مِنْ أصْحَابِهِ ،
فَجَاءَ أعْرَابِيٌّ ، فَأكَلَهُ بلُقْمَتَيْنِ . فَقَالَ رسولُ
اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم
: ( أما إنَّهُ لَوْ سَمَّى لَكَفَاكُمْ )
رواه الترمذي ،
وقال : (
حديث حسن صحيح ) . |
|
734. Ebû Ümâme
radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre
Peygamber
aleyhisselâm sofrasını kaldırdığı
zaman şöyle derdi:
“Ey Rabbimiz! Sana tertemiz duygularla,
eksilmeyip artan, huzurundan geri çevrilmeyip kabul edilen sayısız
hamd ile hamd ederiz.”
Buhârî, Et`ime 54. Ayrıca bk.
Ebû Dâvûd, Et`ime 52;
Tirmizî, Daavât 55;
İbn Mâce, Et`ime 16 |
٧٣٤-
وعن أَبي أُمَامَة رَضِيَ اللّه عَنْهُ:
أنَّ النبيَّ صَلّى اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم
كَانَ إِذَا رَفَعَ مَائِدَتَهُ، قَالَ: (
الْحَمْدُ للّه حَمداً كَثِيراً طَيِّباً مُبَاركَاً فِيهِ، غَيْرَ
مَكْفِيٍّ ، وَلاَ مُوَدَّعٍ ، وَلاَ مُسْتَغْنَىً عَنْهُ رَبَّنَا )
رواه البخاري . |
|
735. Muâz İbn Enes
radıyallahu anh’den rivayet
edildiğine göre Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem şöyle
buyurdu:
“Bir kimse yemek yedikten sonra: Bana bu
yemeği yediren, sonucu etkileyecek bir güç ve kudretim olmaksızın
onu bana nasip eden Allah’a hamd olsun, derse, geçmiş günahları
bağışlanır.”
Ebû Dâvûd, Libâs 1;
Tirmizî, Daavât 56. Ayrıca bk.
İbn Mâce, Et`ime 16 |
٧٣٥-
وعن معاذِ بن أنسٍ رَضِيَ اللّه عَنْهُ
،
قَالَ :
قَالَ رسولُ اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ
وسَلَّم : ( مَنْ أكَلَ طَعَامَاً،
فَقال : الحَمْدُ للّه الَّذِي أطْعَمَنِي هَذَا، وَرَزَقنِيهِ مِنْ
غَيْرِ حَوْلٍ مِنِّي وَلاَ قُوَّةٍ ، غُفِرَ لَهُ مَا تَقَدَّمَ
مِنْ ذَنْبِهِ )
رواه أَبُو داود والترمذي
، وقال :
( حديث حسن ) . |