81. YÖNETİCİLİĞE TALİP OLMAMAK
GÖREV KENDİSİNE
DÜŞMEDİKÇE GÖREV İSTEMEMEK VE YÖNETİCİLİKTEN UZAK DURMAYA ÇALIŞMAK
•
“İşte âhiret yurdu! Biz onu yeryüzünde
böbürlenmeyi ve bozgunculuk yapmayı istemeyenlere nasib ederiz.
Sonunda kazançlı çıkanlar, fenalıktan sakınanlardır.”
Kasas sûresi (28), 83 |
٨١- باب النهي عن سؤال الإمارة واختيار ترك الولايات إذا لَمْ يتعين
عليه
أَوْ
تَدْعُ حاجة إِلَيْهِ
قَالَ اللّه تَعَالَى
: { تِلْكَ الدَّارُ الآخِرَةُ نَجْعَلُهَا
لِلَّذِينَ لا يُريدُونَ عُلوّاً في الأَرْضِ وَلاَ فَسَاداً
وَالعَاقِبَةُ للمُتَّقِينَ }
[ القصص : ٨٣ ]
. |
|
674. Ebû Saîd Abdurrahman İbn
Semüre radıyallahu anh şöyle dedi:
Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem bana
şöyle buyurdu:
“Abdurrahman İbn Semüre! Kimseden
yöneticilik görevi isteme! Zira bu görev sen istemeden verilirse,
Allah yardımcın olur. Eğer sen istediğin için verilirse, Allah’dan
yardım göremezsin.
“Bir de bir şeye yemin ettikten sonra
başka bir davranışı daha hayırlı görürsen, hayırlı olanı işleyip
yeminin için keffâret öde!”
Buhârî, Ahkâm 5, 6, Eymân 1,
Keffârât 10; Müslim, Eymân 19,
İmâre 13. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd,
İmâre 2; Tirmizî, Nüzûr 5;
Nesâî, Âdâbü’l-kudât 5 |
٦٧٤-
وعن أَبي سعيدٍ عبدِ الرحمانِ بن سَمُرَة
رَضِيَ اللّه عَنْهُ ،
قَالَ :
قَالَ لي رسول اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ
وسَلَّم : ( يَا عَبْدَ الرَّحمان
بن سَمُرَةَ ، لاَ تَسْأَلِ الإمَارَةَ ؛ فَإنّكَ إن أُعْطِيتَهَا
عَنْ غَيْرِ مَسْألَةٍ أُعِنْتَ عَلَيْهَا ، وَإنْ أُعْطِيتَهَا عَنْ
مَسْألَةٍ وُكِلْتَ إِلَيْهَا ، وَإِذَا حَلَفْتَ عَلَى يَمِينٍ ،
فَرَأيْتَ غَيْرَهَا خَيْراً مِنْهَا ، فَأتِ الَّذِي هُوَ خَيْرٌ
وَكَفِّرْ عَنْ يَمِينكَ ) متفقٌ
عَلَيْهِ . |
|
675. Ebû Zer
radıyallahu anh’den rivayet
edildiğine göre Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem şöyle
buyurdu:
“Ebû Zer! Senin gerçekten zayıf olduğunu
görüyorum. Kendim için ne istiyorsam senin için de onu isterim.
İki kişiye bile olsa sakın başkan olma! Yetim malına da
yöneticilik yapma!”
Müslim, İmâre 17. Ayrıca bk.
Ebû Dâvûd, Vesâyâ 4;
Nesâî, Vesâyâ 10 |
٦٧٥-
وعن أَبي ذرٍّ رَضِيَ اللّه عَنْهُ
،
قَالَ :
قَالَ رسول اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ
وسَلَّم : ( يَا أَبَا ذَرٍّ ،
إنِّي أرَاكَ ضَعِيفاً ، وَإنِّي أُحِبُّ لَكَ مَا أُحِبُّ لِنَفْسِي
. لاَ تَأمَّرَنَّ عَلَى اثْنَيْنِ ، وَلاَ تَوَلَّيَنَّ مَالَ
يَتِيمٍ ) رواه مسلم . |
|
676. Yine Ebû Zer radıyallahu anh şöyle
dedi:
- Yâ
Resûlallah! Beni vali tayin etmez misin? demiştim.
Eliyle omuzuma
vurarak şöyle buyurdu:
- “Ebû Zer! Sen zayıf bir adamsın.
İstediğin görev ise bir emanettir. Bu emaneti ehil olarak alan ve
üzerine düşeni yapanlar müstesna, aslında bu görev kıyamet gününde
bir rezillik ve pişmanlıktır.”
Müslim, İmâret 16 |
٦٧٦-
وعنه ،
قَالَ :
قُلْتُ : يَا رسول اللّه ، ألا تَسْتَعْمِلُني ؟ فَضَرَبَ بِيَدِهِ
عَلَى مَنْكِبي ، ثُمَّ
قَالَ :
( يَا أَبَا ذَرٍّ ، إنَّكَ ضَعِيفٌ ،
وإنّها أمانةٌ ، وَإنَّهَا يَوْمَ الْقِيَامَةِ خِزْيٌ وَنَدَامَةٌ ،
إِلاَّ مَنْ أخَذَهَا بِحَقِّهَا ، وَأدَّى الَّذِي عَلَيْهِ فِيهَا
) رواه مسلم . |
|
677. Ebû Hüreyre
radıyallahu anh’den rivayet
edildiğine göre Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem şöyle
buyurdu:
“Siz memuriyet alma konusunda pek
istekli davranacaksınız. Halbuki o yanıp tutuştuğunuz görev,
kıyamet gününde bir pişmanlık sebebi olacaktır.”
Buhârî, Ahkâm 7. Ayrıca bk.
Nesâî, Bey’at 39, Kudât 5 |
٦٧٧-
وعن أَبي هريرة رَضِيَ اللّه عَنْهُ
: أنَّ رسول اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ
وسَلَّم ،
قَالَ :
( إنَّكُمْ سَتَحْرِصُونَ عَلَى
الإمَارَةِ ، وَسَتَكونُ نَدَامَةً يَوْمَ القِيَامَةِ ) رواه
البخاري . |