Geri

   

 

 

 

İleri

 

66. KABİR ZİYARETİ

ERKEKLERE KABİR ZİYARETİNİN MÜSTEHAP OLDUĞU VE ZİYARETÇİNİN NE DİYECEĞİ

581. Büreyde radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Kabirleri ziyaret etmenizi yasaklamıştım. Ama artık ziyaret edebilirsiniz.”

Müslim, Cenâiz 106, Edâhî 37. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Cenâiz 77; Tirmizî, Cenâiz 60; Nesâî, Cenâiz 100

Başka bir rivayete göre şöyle buyurdu:

“Kabirleri ziyaret etmek isteyen ziyaret etsin. Çünkü kabir ziyareti bize âhireti hatırlatır”

Tirmizî, Cenâiz 60; Ebû Dâvûd, Cenâiz 77

٦٦- باب استحباب زيارة القبور للرجال وما يقوله الزائر

٥٨١- عن بُرَيْدَة رَضِيَ اللّه عَنْهُ ،

قَالَ : قَالَ رسول اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم : (  كُنْتُ نَهَيْتُكُمْ عن زِيَارَةِ القُبُورِ فَزُوروها ) رواه مسلم .

وفي رواية : (  فَمَنْ أرَادَ أنْ يَزُورَ القُبُورَ فَلْيَزُرْ ؛ فإنَّهَا تُذَكِّرُنَا الآخِرَةَ ) .

582. Âişe radıyallahu anhâ şöyle dedi:

Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem Âişe’nin yanında kaldığı gecelerin sonuna doğru Bakî mezarlığına giderek şöyle derdi:

“Selâm size, ey mü’minler diyârı! Başınıza geleceği söylenen şeylerle nihâyet karşılaştınız. Şimdilik ileri bir tarihe bırakıldınız. İnşallah yakında biz de aranıza katılacağız.

Allahım! Bakîü’l-garkad mezarlığında yatanları bağışla!”

Müslim, Cenâiz 102. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Cenâiz 79; Nesâî, Cenâiz 103; İbn Mâce, Cenâiz 36, Zühd 36

٥٨٢- وعن عائشة رضي اللّه عنها ،

قالت : كَانَ رسول اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم - كلَّما كَانَ لَيْلَتُهَا مِنْ رسول اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم - يَخْرُجُ مِنْ آخِرِ اللَّيْلِ إِلَى البَقِيعِ ، فَيقولُ : (  السَّلاَمُ عَلَيْكُمْ دَارَ قَوْمٍ مُؤْمِنِينَ ، وَأتَاكُمْ مَا تُوعَدُونَ ، غَداً مُؤَجَّلْونَ ، وَإنَّا إنْ شَاءَ اللّه بِكُمْ لاَحِقُونَ ، اللّهمَّ اغْفِرْ لأهْلِ بَقِيعِ الغَرْقَدِ ) رواه مسلم .

583. Büreyde radıyallahu anh şöyle dedi:

Hazret-i Peygamber ashâb-ı kirâma, kabristana gittikleri zaman şöyle demelerini öğretirdi:

“Selâm size, ey bu diyârın mü’min ve müslim halkı! İnşallah yakında biz de aranıza katılacağız. Allah’ın bizi de sizi de bağışlamasını dilerim.”

Müslim, Cenâiz 104. Ayrıca bk. Nesâî, Cenâiz 103; İbn Mâce, Cenâiz 36

٥٨٣- وعن بريدة رَضِيَ اللّه عَنْهُ ،

قَالَ : كَانَ النبيُّ صَلّى اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم يُعَلِّمُهُمْ إِذَا خَرَجُوا إِلَى المَقَابِرِ أنْ يَقُولَ قَائِلُهُمْ : (  السَّلاَمُ عَلَيْكُمْ أهلَ الدِّيَارِ مِنَ المُؤْمِنينَ وَالمُسلمينَ ، وَإنَّا إنْ شَاءَ اللّه بِكُمْ للاَحِقونَ ، أسْألُ اللّه لَنَا وَلَكُمُ العَافِيَةَ ) رواه مسلم .

584. İbn Abbas radıyallahu anhümâ şöyle dedi:

Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem Medine’de bazı kabirlere uğradı. Yüzünü onlara dönerek şöyle buyurdu:

“Selâm size, ey bu kabirlerde yatanlar! Allah bizi de sizi de bağışlasın. Siz bizden önce gittiniz. Biz peşinizden geleceğiz.”

Tirmizî, Cenâiz 59

٥٨٤- وعن ابن عباسٍ رضي اللّه عنهما ،

قَالَ : مرَّ رسول اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم بِقُبورٍ بالمدِينَةِ فَأقْبَلَ عَلَيْهِمْ بِوَجْهِهِ ،

فَقَالَ : (  السَّلامُ عَلَيْكُمْ يَا أهْلَ القُبُورِ ، يَغْفِرُ اللّه لَنَا وَلَكُمْ ، أنْتُمْ سَلَفُنَا وَنَحنُ بالأثَرِ ) رواه الترمذي ، وقال : ( حديث حسن ) .