38. AİLENİN DİN EĞİTİMİ
AİLESİNE,
ÇOCUKLARINA VE İDARESİ ALTINDA BULUNANLARA ALLAH’A İTAATKÂR OLMAYI
EMRETMEK VE ONLARI ALLAH’AKARŞI GELMEKTEN SAKINDIRMAK, KENDİLERİNİ
EĞİTMEK VE DİNİN YASAKLARINDAN UZAKLAŞTIRMAK
•
“Ailene namaz kılmayı emret! Kendin de
namaza dört elle sarıl!.” Tâhâ sûresi (20), 132
•
“Ey imân edenler! Kendinizi ve ailenizi
ateşten koruyunuz.” Tahrîm sûresi (66), 6 |
٣٨- باب وجوب أمره أهله وأولاده المميزين
وسائر من في رعيته بطاعة اللّه تعالى ونهيهم عن المخالفة وتأديبهم
ومنعهم من ارتكاب مَنْهِيٍّ عَنْهُ
قَالَ اللّه تَعَالَى
: { وَأْمُرْ أَهْلَكَ بِالصَّلاةِ
وَاصْطَبِرْ عَلَيْهَا }
[ طـه : ١٣٢ ]،
وَقالَ تَعَالَى :
{ يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا قُوا
أَنْفُسَكُمْ وَأَهْلِيكُمْ نَاراً }[
التحريم : ٦ ]
. |
|
299.
Ebû Hüreyre radıyallahü anh şöyle
dedi:
Hazret-i
Ali’nin oğlu Hasan radıyallahü anhümâ,
sadaka edilen hurmalardan birini alıp ağzına atmıştı.
Bunu gören
Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem:
-
“Kaka, kaka! At onu!. Bizim sadaka edilen şeyleri yemediğimizi
bilmiyor musun?” buyurdu.
Buhârî, Zekât 60, Cihâd 188;
Müslim, Zekât 161
Bir rivayete
göre şöyle buyurdu:
“Bize sadaka helâl değildir, bilmiyor
musun?”
Müslim, Zekât 161 |
٢٩٩-
عن أَبي هريرة رَضِيَ اللّه عَنْهُ
،
قَالَ :
أخذ الحسن بن علي رضي اللّه عنهما
تَمْرَةً مِنْ تَمْر الصَّدَقَةِ فَجَعَلَهَا في فِيهِ ، فَقَالَ
رَسُول اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم
: ( كَخْ كَخْ إرْمِ بِهَا ، أمَا عَلِمْتَ
أنَّا لا نَأكُلُ الصَّدَقَةَ !؟ )
مُتَّفَقٌ عَلَيهِ .
وفي رواية : ( أنَّا لا تَحِلُّ لَنَا
الصَّدَقَةُ ) .
وقوله : (
كَخْ كَخْ ) يقال : بإسكان الخاء ، ويقال : بكسرها مَعَ
التنوين وهي كلمة زجر للصبي عن المستقذراتِ ، وكان الحسن
رَضِيَ اللّه عَنْهُ صبِيّاً . |
|
300.
Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem’in
üvey oğlu, Ebû Seleme Abdullah İbn Abdülesed’in öz oğlu Ebû Hafs
Ömer’şöyle dedi:
Ben
Hazret-i Peygamber’in
himâyesinde yetişen bir çocuktum. Yemek yerken, elim yemek
tabağının her yanına giderdi. Bunun üzerine
Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem bana
şöyle buyurdu:
“Oğul, besmele çek! Sağ elinle ye! Hep
önünden ye!”
O günden sonra
buyurduğu gibi yedim.
Buhârî,
Et`ıme 2, 3; Müslim,
Eşribe 108. Ayrıca bk. İbn
Mâce, Et`ıme 8 |
٣٠٠-
وعن أَبي حفص عمر بن أَبي سلمة عبد اللّه بن عبد الأسدِ ربيبِ رَسُول
اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم
،
قَالَ :
كُنْتُ غلاَماً في حجر رَسُول اللّه صَلّى
اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم وَكَانَتْ يَدي تَطِيشُ في
الصَّحْفَةِ ، فَقَالَ لي رَسُول اللّه
صَلّى اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم : (
يَا غُلامُ ، سَمِّ اللّه تَعَالَى ، وَكُلْ بيَمِينكَ ، وَكُلْ
مِمَّا يَلِيكَ ) فَمَا زَالَتْ تِلْكَ طِعْمَتي بَعْدُ .
مُتَّفَقٌ عَلَيهِ .
( وَتَطِيشُ ) : تدور في نواحِي
الصحفة . |
|
301.
İbn Ömer radıyallahü anhümâ’dan
rivayet edildiğine göre Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem’i
şöyle buyururken dinlemiştir:
“Hepiniz çobansınız; hepiniz güttüğünüz
sürüden sorumlusunuz. Devlet reisi de bir çobandır ve sürüsünden
sorumludur. Erkek ailesinin çobanıdır ve sürüsünden sorumludur.
Kadın kocasının evinin çobanıdır ve sürüsünden sorumludur.
Hizmetkâr efendisinin malının çobanıdır; o da sürüsünden
sorumludur. Netice itibariyle hepiniz çobandır ve güttüğü sürüden
sorumludur.”
Buhârî, Cum`a 11, İstikrâz 20,
İtk 17, 19, Vesâyâ 9, Nikâh 81, 90, Ahkâm 1;
Müslim, İmâre 20. Ayrıca bk.
Ebû Dâvûd, İmâre 1, 13;
Tirmizî, Cihâd 27 |
٣٠١-
وعن ابن عمر رضي اللّه عنهما ،
قَالَ :
سمعت رَسُول اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ
وسَلَّم ، يقول : ( كُلُّكُمْ
رَاعٍ ، وَكُلُّكُمْ مسْؤُولٌ عَنْ رَعِيَّتهِ : الإمَامُ رَاعٍ
وَمَسْؤولٌ عَنْ رَعِيَّتِهِ ، والرَّجُلُ رَاعٍ في أهْلِهِ
وَمَسْؤُولٌ عَنْ رَعِيَّتِهِ ، وَالمَرْأةُ رَاعِيَةٌ في بيْتِ
زَوْجِهَا وَمَسْؤُولَةٌ عَنْ رَعِيَّتِهَا ، وَالخَادِمُ رَاعٍ في
مَالِ سَيِّدِهِ وَمَسؤُولٌ عَنْ رَعِيَّتِهِ ، فَكُلُّكُمْ رَاعٍ
وَمَسْؤُولٌ عَنْ رَعِيَّتِهِ )
مُتَّفَقٌ عَلَيهِ . |
|
302.
Amr İbn Şuayb babası Şuayb’dan, o da dedesi Abdullah İbn
Amr İbn Âs radıyallahü anh’den
Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem’in
şöyle buyurduğunu rivayet etti:
“Çocuklarınıza yedi yaşındayken namaz
kılmalarını söyleyiniz. On yaşına bastıkları hâlde kılmazlarsa
kendilerini cezalandırınız yataklarını da ayırınız.”
Ebû Dâvûd, Salât 26 |
٣٠٢-
وعن عمرو بن شعيب ، عن أبيه ، عن جدهِ
رَضِيَ اللّه عَنْهُ ،
قَالَ :
قَالَ رَسُول اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ
وسَلَّم : ( مُرُوا أوْلادَكُمْ
بِالصَّلاةِ وَهُمْ أبْنَاءُ سَبْعِ سِنينَ ، وَاضْرِبُوهُمْ
عَلَيْهَا ، وَهُمْ أبْنَاءُ عَشْرٍ ، وَفَرِّقُوا بَيْنَهُمْ في
المضَاجِعِ ) حديث حسن رواه
أَبُو داود بإسناد حسن . |
|
303.
Ebû Süreyye Sebre İbn Ma`bed el-Cühenî
radıyallahü anh’den rivayet edildiğine göre
Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem şöyle
buyurdu:
“Çocuğa yedi yaşındayken namaz kılmayı
öğretiniz. On yaşına bastığı hâlde kılmazsa, cezalandırınız.”
Ebû Dâvûd, Salât 26;
Tirmizî, Mevâkît 182
Ebû Dâvud’daki
hadis şu meâldedir:
“Çocuk yedi yaşına girince, namaz
kılmasını söyleyiniz.” |
٣٠٣-
وعن أَبي ثُرَيَّةَ سَبْرَةَ بن معبدٍ الجُهَنِيِّ
رَضِيَ اللّه عَنْهُ ،
قَالَ :
قَالَ رَسُول اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ
وسَلَّم : ( عَلِّمُوا الصَّبِيَّ
الصَّلاةَ لِسَبْعِ سِنِينَ ، وَاضْرِبُوهُ عَلَيْهَا ابْنَ عَشْرِ
سِنِينَ ) حديث حسن رواه أَبُو
داود والترمذي ،
وَقالَ :
( حديث حسن ) .
ولفظ أَبي داود :
( مُرُوا الصَّبِيَّ بِالصَّلاةِ إِذَا
بَلَغَ سَبْعَ سِنِينَ ) . |