37. SEVDİĞİ DEĞERLİ MALLARI İNFAK
ETMEK
•
“Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda
harcamadıkça, en iyiye eremezsiniz.”
•
“Ey imân edenler! Kazandıklarınızın ve
rızık olarak size yerden çıkardıklarımızın iyisinden, temizinden
fakirlere verin. Ama değersiz şeyleri vermeye kalkmayın.”
Bakara sûresi (2), 267 |
٣٧- باب الإنفاق مِمَّا يحبُّ ومن الجيِّد
قَالَ اللّه تَعَالَى
: { لَنْ تَنَالُوا الْبِرَّ حَتَّى
تُنْفِقُوا مِمَّا تُحِبُّونَ }
[ آل عمران :٩٢ ]
وَقالَ تَعَالَى :
{ يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا
أَنْفِقُوا مِنْ طَيِّبَاتِ مَا كَسَبْتُمْ وَمِمَّا أَخْرَجْنَا
لَكُمْ مِنَ الأَرْضِ وَلا تَيَمَّمُوا الْخَبِيثَ مِنْهُ
تُنْفِقُونَ }
[ البقرة : ٢٦٧]
. |
|
298.
Enes radıyallahü anh şöyle
dedi:
Medine’de ensar
arasında en fazla hurmalığı bulunan Ebû Talha idi. En sevdiği malı
da Mescid-i Nebevî’nin karşısındaki
Beyruhâ adlı hurma bahçesiydi.
Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem bu
bahçeye girer ve oradaki tatlı sudan içerdi.
Enes (sözüne
devamla) dedi ki:
“Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda
harcamadıkça, en iyiye eremezsiniz” âyet-i kerîmesi nâzil
olunca, Ebû Talha Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem in
yanına geldi ve:
- Yâ
Resûlallah! Cenâb-ı Hak sana “Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda
harcamadıkça, en iyiye eremezsiniz” âyetini gönderdi. En sevdiğim
malım Beyruhâ adlı bahçedir. Onu Allah rızâsı için sadaka
ediyorum. Allah’dan onun sevabını ve âhiret azığı olmasını
dilerim. Beyruhâ’yı Allah’ın sana göstereceği şekilde kullan,
dedi.
Bunun üzerine
Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem şöyle
buyurdu:
- “Âferin sana! Kârlı mal dediğin işte
budur! Seni duydum, Ebû Talha. Onu akrabalarına vermeni uygun
görüyorum.”
Ebû Talha:
- Öyle yapayım,
yâ Resûlallah, dedi ve bahçeyi akrabaları ve amcasının oğulları
arasında taksim etti.
Buhârî, Zekât 44, Vekâlet 14,
Vesâyâ 10, 17, 26, Tefsîru sûre (3) 5, Eşribe 13;
Müslim, Zekât 42, 43 |
٢٩٨-
عن أنس رَضِيَ اللّه عَنْهُ ،
قَالَ :
كَانَ أَبُو طَلْحَةَ رَضِيَ اللّه عَنْهُ
أكْثَرَ الأنْصَار بالمَدِينَةِ مَالاً مِنْ نَخْل ، وَكَانَ أَحَبُّ
أمْوالِهِ إِلَيْه بَيْرَحَاء ، وَكَانتْ مُسْتَقْبلَةَ المَسْجِدِ
وَكَانَ رَسُول اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ
وسَلَّم يَدْخُلُهَا وَيَشْرَبُ مِنْ مَاءٍ فِيهَا طَيِّب .
قَالَ أنَسٌ : فَلَمَّا نَزَلَتْ هذِهِ الآيةُ:
{ لَنْ تَنَالُوا الْبِرَّ حَتَّى
تُنْفِقُوا مِمَّا تُحِبُّونَ } قام أَبُو طَلْحَةَ إِلَى
رسولِ اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم،
فَقَالَ :
يَا رَسُول اللّه ، إنَّ اللّه تَعَالَى أنْزَلَ عَلَيْكَ :
{ لَنْ تَنَالُوا الْبِرَّ حَتَّى
تُنْفِقُوا مِمَّا تُحِبُّونَ } وَإنَّ أَحَبَّ مَالِي
إِلَيَّ بَيْرَحَاءُ ، وَإنَّهَا صَدَقَةٌ للّه تَعَالَى ، أرْجُو
بِرَّهَا ، وَذُخْرَهَا عِنْدَ اللّه تَعَالَى ، فَضَعْهَا يَا
رَسُول اللّه حَيْثُ أرَاكَ اللّه ، فَقَالَ رَسُول اللّه
صَلّى اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم :
( بَخ ! ذلِكَ مَالٌ رَابحٌ ، ذلِكَ
مَالٌ رَابحٌ ، وقَدْ سَمِعْتُ مَا قُلْتَ ، وَإنِّي أرَى أنْ
تَجْعَلَهَا في الأقْرَبينَ ) ، فَقَالَ أَبُو طَلْحَةَ : أفْعَلُ
يَا رَسُول اللّه ، فَقَسَّمَهَا أَبُو طَلْحَةَ في أقَارِبِهِ ،
وبَنِي عَمِّهِ . مُتَّفَقٌ عَلَيهِ
.
قوله صَلّى اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم
: ( مالٌ رابحٌ ) ، رُوِيَ في
الصحيحين ( رابحٌ ) و(
رايحٌ ) بالباء الموحدة وبالياءِ المثناةِ ، أي : رايح
عَلَيْكَ نفعه ، وَ( بَيرَحَاءُ ) :
حديقة نخلٍ ، وروي بكسرِ الباءِ وَفتحِها . |