61 Gerçekten oÎsa gökten inişiyleKıyâmetin bilinen bir alametidir. Onun için sakın Kıyâmet hakkında şüphe etmeyin! Onlara de ki: Tevhid üzere bana tâbi olun! Size emretmekte olduğum bu şey doğru bir yoldur. Âyet-i kerîme’de geçen “ Temterune “ fiilinde cezimden dolayı ref nun'u, iki sakinin bir araya gelmesinden dolayı da, zamir vav'ı hazfedilmiştir. 62Sakın şeytan sizi Allah'ın dininden çevirmesin. Muhakkak o, size apaçık bir düşmandır. Düşmanlığı apaçık ortadadır. 63 Îsada mu'cizeleri ve İncîlin şeriatlarını getirdiği zaman (şöyle)demişti: ” Ben size hikmetle peygamberlik ve İncîlin şeriatlarıyla ve din ve dünya işlerindenihtilâfa düştüğünüz şeylerin bir kısmı olan Tevratın hükümlerini açıklayayım diye geldim. Ve onlara (dünya işlerini değil sadece) din işlerini açıklamıştır.Binaenaleyh Allah'tan korkun ve bana itâat edin. 64 Şüphe yok ki, Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. O hâlde O'na ibâdet edin. Bu doğru bir yoldur. 65Sonra Îsahakkında aralarından partiler (çıkıp) (Haşa) O Allah'mıdır yoksa Allah'ın oğlu mudur ya da üçün üçüncüsü müdür? şeklindeihtilâf ettiler. Onun için acıklı elem vericibir günün azâbından vay Îsahakkında söyledikleri sözlerden dolayı küfre düşüp zulmedenlerin hâline onlara azap olsun. Âyet-i kerîme’de geçen “Veyl” kelimesi azâb ifada eden bir kelimedir. 66Onlar geliş vaktini önceden farkında değillerken ansızın kendilerine geliversin diye Kıyâmetin kopmasını mı bekliyorlar? Mekke kâfirleri ancak bunu bekliyorlar. Âyet-i kerîme’de geçen ”en-te'tiyehum “ Terkibi ”essa't” kelimesinden bedeldir. 67Dünyada ma'siyet üzerinde ahbablaşan dostlar, oKıyâmet gününde birbirlerine düşmandırlar. Yalnız Allah için sevişip O'na itâat uğrunda dost olantakva sahipleri müstesnadır. Çünkü onlar sadık dostlardır. Âyet-i kerîme’de geçen “yevmeiz “Âyetin ilerisine tealluk etmektedir 68 Âyetin tefsiri için bak:69 69Kendilerine şöyle denilir ”ey benim Kur’ân âyetlerime îman edip de müslüman olan kullarım, bugün size hiç bir korku yoktur. Siz mahzun da olmayacaksınız. Âyet-i kerîme’de geçen ”ellezîne-Amenü“ “İbad” kelimesinin sıfatıdır. 70 Sevinç ve ikrama mustağrak olduğunuz hâlde siz vezevceleriniz hanımlarınızcennete girin. Âyet-i kerîme’de geçen ”entüm” kelimesi mübteda, “ Tuhberune “ise haberidir. 71 Onların etrafında altın tabaklar, tepsilerve kadehlerle, sürahilerledolaşılır, orada. Zevk ve lezzet almak içincanlarının istediği, bakmak içingözlerinin hoşlandığı her şey vardır. Ve kendilerine: Siz, içinde ebedî kalacaksınız. Yetmiş birinci âyeti kerîme’de geçen ”ekvab” kelimesi Kub'un çoğuludur. Kub ise; kulpsuz kap demektir ki, içen kimse dilediği yerden içebilsin. 72İşte yaptıklarınıza karşılık size miras verilen cennet budur. 73Burada sizin için bol bol meyveler vardır. Onlardan onların bir kısmındanyersiniz “ denilir. Yenilen her meyvenin yerine, bir başkası getirilir. |