Ana Menü (Fihrist)

Sayfayı Yeni Pencerede Aç

09 Kasım 2018

Camilerimiz

ve

Feminist Saldırılar / 2

c.ahmetakisik@gmail.com

Cami ve Mescidlerimiz, namaz kılınan, Kur’an-ı Kerim okunan, vaaz verilen, Hak teâlâ’nın zikredildiği, tesbih ve tenzih edildiği mübarek mekânlardır.

Zikirle, tesbihle ilgili bir çok ayet-i kerime vardır:

Allah’ı zikretmek en büyük ibadettir. (Ankebût, 45)

Rabbini zikret. Sakın gafillerden olma! (A‘râf, 205)

Ey iman edenler! Allah’ı çok zikredin. (Ahzâb, 41-42)

Bu ibadet ve zikir, camide yapılırsa, elbette sevabı kat kat artmaktadır. Çünkü mescid ve camiler, hadis-i şeriflerde övülmüştür:

Allah’a beldelerin (mekânların) en sevimli yerleri, mescidlerdir. Allah’a en sevimsiz yerler de (Allah’ın hatırlanmadığı, zikredilmediği) çarşı (ve pazar)lardır. (Müslim, 671/288)

Bu hadiste alış-veriş yapmak, kötü gösterilmemektedir. Çünkü ayet-i kerime’de:

Nice kişiler vardır ki, ne bir ticaret, ne de bir alış-veriş, Allah’ı anmaktan (O’na ibadet etmekten), namazı gereği gibi kılmaktan ve zekât vermekten onları alıkoymaz (Nur, 37) buyrulmaktadır. Burada önemli olan, yüce Allah’tan gafil olmamaktır.

Kim Allah’ın rızasını isteyerek bir mescid bina ederse, Allah ona cennette bir ev (köşk) verir, buyruldu. (Buhari, Salât 61)

Şüphesiz biriniz namaz kıldığı yerde (mescitte) abdestini bozmadan kaldığı sürece, melekler ona ‘Allah’ım bu kulunun günâhlarını af eyle ve ona merhamet et’ diye dua ederler. (Buhari, Salât 61)

Cemaate Teşvik

Cemaatin önemini gösteren çok sayıda hadis-i şerif bulunmaktadır. Bunlardan bazıları şöyledir:

Cemaatle kılınan namaz, tek başına kılınan namazdan yirmi yedi derece daha faziletlidir. (Buhârî, Ezân 30)

 Bir kimse abdestini güzel alıp, sonra sadece namaz kılmak maksadıyla mescide giderse, attığı her adım sebebiyle bir derece yükseltilir, bir hatası da silinir. (Buhârî, Ezân 30)

Bir köy veya kırda üç kişi birlikte bulunur da namazı aralarında cemaatle kılmazlarsa, şeytan onlara hakim olur. Şu halde cemaate devam ediniz. Muhakkak ki sürüden ayrılan koyunu kurt kapar. (Ebû Dâvûd, Salât 46)

Kimler Camiye Girebilir

Gusül abdestli her Müslüman camiye girebilir. Kadınlar ve çocuklar camiye, cemaate geldikleri takdirde, hadislerde ve Fıkıh’ta açıklandığı şekilde cemaate katılıp namazlarını kılarlar.

Hazret-i Peygamber kadınların mescide gelebileceklerini, ancak evdeki ibadetlerinin daha üstün olduğunu çeşitli vesilelerle ifade buyurmuşlardır. Bu konu ile ilgili hadislerden bazıları şöyledir:

Kadınların mescidlere gitmesine engel olmayın. Fakat evleri onlar için daha hayırlıdır. (Müslim, Salât, 134-137)

Kadınlar (camiye giderken) cemaate katılmak istedikleri zaman, koku sürünmesinler. (Müslim, Salât, 141-142).

Bu ve benzeri hadisler çerçevesinde müctehid alimlerin oluşturduğu fıkhî hükümlere göre kadınların cami ve mescidlerde bulunmaları bazı kurallara bağlanmıştır. Erkek ve çocuklar için de durum aynıdır. İslam dini, hayatın her kademesinde, amirinden işçisine herkes için ve ibadetlerden yeme-içmeye kadar her işte, ölçü ve kurallar ortaya koymuştur.

İslam dini, fitneye sebep olabilecek davranışları, daha olmadan ve halkın güvenliğini sağlamak maksadıyla gerekli tedbirleri alan bir dindir. Beşeri temele dayalı bir kabile dini değildir. Dolayısıyla kadınlar camiye geldikleri takdirde ibadetlerini rahat yapabilmeleri için özel yerler ayrılmıştır. Selçuklu ve Osmanlı camilerinde bunu açıkça görmek mümkündür.

Camilerde Saf Düzeni

Cemaat teşkilinde imama uyacak kişi, sadece bir erkek ise, imamın sağına durur. Soluna ve arkasına durmak sünnete aykırıdır ve mekruhtur. İmama uyanlar birden çok iseler, imamın arkasına dururlar. Cemaat fazlalaşıp saflar çoğalıyorsa, saf düzeni, önce erkekler safı, onun arkasında çocuklar safı ve onun arkasında kadınlar safı olacak şekilde olur. Bu konuda âlimlerin görüş birliği vardır.

Bu şekildeki saf düzeni camideki cemaatin daha huşû ve sükûn içerisinde namaz kılması için oldukça yerinde bir uygulamadır. Bu durumda kadınlar, emre itaat etmiş olmaları sebebiyle ilk safın sevabından da mahrum kalmazlar (Diyanet, İlmihal).

Cuma Namazı

İslâm dininde Cuma namazı, çok önemli kabul edilen haftalık toplu ibadet şeklidir. Cuma gününün önemi ve şerefiyle ilgili çok hadis-i şerifler vardır. Bunlardan ikisi şu şekildedir:

Güneşin doğduğu en hayırlı gün Cuma’dır. Âdem Peygamber, o gün yaratılmış, o gün cennete girmiş ve o gün cennetten çıkmıştır. Kıyamet de Cuma günü kopacaktır. (Müslim, Cum’a, 18)

Cuma gününde öyle bir saat vardır ki, bir Müslüman o saate rastlamış olsa (dua etse ve) namaz kılıp Allahü teâlâ’dan bir şey istese, Allah, mutlaka onu verir. (Buhari, Cum’a, 37)

Fıkhî duruma gelince:

Cuma namazı farz-ı ayındır. Mükellef olan ve fıkıhta şartları açıklanan her kişinin bu namazı kılması gereklidir. Farz olduğu, Kitap, Sünnet ve İcmâ ile sabittir. Bu konuda Kur'ân-ı Kerim'de “Cum’a” isminde bir sûre de bulunmaktadır.

Cuma namazının vücûb ve eda/sıhhat şartları bulunmaktadır.

Cuma namazı, Cuma günü öğle namazı vaktinde kılınan ve farzı iki rek'at olan bir namazdır. Farzdan önce 4 rek’at sünnet, farzdan sonra da 4 rek’at son sünnet kılınır. Bundan sonra eda şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle bazı fukahanın fetvalarına göre 4 rek’at âhır zuhur ve 2 rek’at vaktin sünneti kılınır. Osmanlıda âhır zuhur, asırlarca kılına gelmiştir.

 Cuma namazından önce hatibin hutbe okuması namazın sıhhat şartlarındandır. Namaz kıraatindeki şartlar, hutbe için de geçerlidir. Her ikisi de farzdır. İbadetler, Hazret-i Peygamber’in bildirdiği ve müchehid alimlerin açıkladığı şekilde yapılır.

Cuma namazı, o günkü öğle namazının yerine geçer.

Cuma namazı erkeklere farz olup kadınlara farz değildir. Bu konuda bütün fakihler, görüş birliği içindedirler.

Diyalogçu Feministler

2005 yılında New York’ta tarihte ilk kez bir kadın, Cuma namazı kıldırmıştır. Sonradan Müslümanlığı seçmiş olan bu kadın, Amerikalı feminist diyalogçu Amina Wadud’tur. Felsefe ve Dinî İlimler profesörüdür. Qur'an and Woman adlı eserinde Kur’an’da Tarihselliği savunmakta ve Fazlurrahman’ı izlemektedir.

FETÖ organı Zaman Gazetesi, eserini bedava dağıttığı Muhammed Esed de Yahudi aileden gelen dönmelerdendir. Diyalogçudur. Eseri, İslam tarihine, akaid ve fıkhına aykırı görüldüğünden hakkında reddiyeler yazılmıştır.

Feminist Amina Wadud 2008 yılında İngiltere’de Londra’da Cuma kıldırmıştır.

Bu sefer Amina Wadud, 2017’de Hollanda’da karşımıza çıkmaktadır. Amsterdam’da Paradiso Konser Salonu’nda Cuma kıldırmıştır.

Başka bir feminist ve activist, Pakistan uyruklu diyalogçu Kanadalı yazar Raheel Raza’dır. Müslüman bir aileden gelip de Kanada’da (2005) ve İngiltere’de (2008) ilk Cuma namazı kıldıran kadın olmuştur.

2017’de Almanya Berlin’de kadın imamlı liberal bir cami açılmıştır. İmamı 1970’li yılların sonunda Hristiyanlıktan Müslümanlığa geçen Rabeya Müller’dir. Bu projeyi hayata geçiren, Türkiye kökenli feminist avukat ve yazar Seyran Ateş’tir.

Türkiye’de Feminizm Hareketi

İstanbul Üsküdar’da Çamlıca'daki Subaşı Camii'ne her cuma bir grupla gelen isim, Başbakan'ın (2006) danışmanı Cüneyd Zapsu'nun eşi Beyza Zapsu’dur.

Beyza Zapsu, bir ara İmam Ahmet Yılmaz’a “Namazı cemaate ben kıldırayım, Türkiye'de bir ilki gerçekleştireyim” demiştir. İmam da “Benim böyle bir yetkim yok, muhatabınız ben değilim, Müftülükle görüşün” cevabını vermiştir.

Bu konuyu (kadınların erkeklere imametini), meşhur feminist Beyza Bilgin, Bayraktar Bayraklı ve Elif Şafak, olumlu karşılamışlardır. Hatta Bayraklı “Bunu yasaklayan bir ayet var mı? Yok efendim, böyle bir ayet yok.” demiştir. Yine Bayraklı: “Kadının başı açık namaz kılması günahtır, demek asla doğru değildir. Günahı kendisini ilgilendirir, demelidir.” diye görüş bildirmiştir.

Cuma namazının kadınlara da farz olduğunu Mehmet Görmez başta olmak üzere bir çok ilahiyatçı söylemektedir.

Diyanet’e Sorular

1. Şu anda ülkemizde Camilerimiz, kadın ve erkeklere açık olduğu, kapılarında “kadınlar giremez” diyen bekçiler olmadığı, Fakihlerin ittifakla “Cuma namazı kadınlara farz değildir” dediği, hatta Diyanet’in kendi İlmihal’inde “farz değildir” vurgusu yapıldığı halde, kadınları Cuma’ya çağırmak, hangi dini esasa ve maslahata dayanmaktadır?

2. Mesaisini daha ziyade mevzu hadislere ve hadisleri ayıklamaya tahsis eden bayan Başkan Yardımcısı, camilerdeki saf düzeni ve kadın imam tayini konusunda bir çalışması var mıdır?

3. Diyanet, Dünyada aşağı yukarı aynı tarihlerde çeşitli ülkelerde kadın imamların erkeklere namaz kıldırmalarını tamamen tesadüfe mi, yoksa belli bir merkezden idare edilen derin bir Oryantalist projeye mi bağlamaktadır?

4. Diyanet bir istihdam yeri olduğuna göre, İlahiyat ve İslami İlimlerin sahih İslam anlayışına sahip öğrenci yetiştirmeleri konusunda Üniversitelere talepleri var mıdır?

5. Diyanet, Kur’an Müslümanlığı ve hadis inkarcılığını kendilerine meslek edinen bazı İlahiyatçı ve Felsefecilerin kanal kanal gezerek Selçuklu ve Osmanlının sahih İslam uygulamasını, daha doğrusu halkımızın hakim İslam anlayışını tahrip eden, zihinlerini karıştıran konuşmalarına karşı ne gibi tedbirler almaktadır?

Sonuç

Gönül bağını Pensilvanya’dan bir türlü koparamayan bazı yetkili ve etkili kişiler, fırsat buldukça bu milletin ruh kökünü ve Sahih İslam anlayışını tahrip etmek için zaman zaman din alanında ortaya attıkları fitne ve fesat tohumlarıyla Yönetime, İktidara yön vermeye kalkmaktadırlar. Yetkili mevkilerde danışmanlık yapanlar, oralarda ilâ nihaye kalacaklarını mı düşünüyorlar? Ters bir iş, gayretüllaha dokunmaya görsün! Bir gün Selçuklu ve Osmanlının ruhu kendilerini çarpabilir.

Kaynak:

https://www.turkiyegazetesi.com.tr/kose-yazilari/dr-c-ahmet-akisik/camilerimiz-ve-feminist-saldirilar-605053

Seyran Ateş/Almanya-Berlin

Beyza Zapsu

Başı açık Cuma Namazında / Türkiye - İst. Üsküdar

                  Raheel Raza Cuma Namazı Kıldırıyor

Amina Wadud 2005'te ABD'de cemaate namaz kıldırırken.

Amina Wadud

Amsterdam'daki Paradiso Konser Salonu'nda cemaate imamlık yapıyor

Ana Sayfa