CİLD       ALFABE       KONU       KABR-İ ŞERİFLER

1.   2.   3.   4.   5.   6.   7.   8.   9.   10.   11.   12.
     
 

ALİ NÂTİKÎ

Horasan velîlerinden. İsmi Ali, künyesi Ebû Muhammed'dir. Lakabı Radiyüddîn, mahlası ise Nâtikî'dir. Nesebi, Peygamber efendimize dayanır. Horasan civârında Uçyar köyünde doğdu. Doğum târihi belli değildir. İlim tahsîli için Tebriz'e gitti. Zamânın âlimlerinden ilim öğrendi, tahsîlini tamamladıktan sonra Herat'a kâdı tâyin edildi.

Ali Nâtikî, kâdı iken bir rüyâ gördü. Rüyâsında kıyâmet kopmuştu. Halk, Arasat meydanında toplanmıştı. Günahkârların hesapları görülmüş olanlarını zebanîler yakalayıp Cehennem ateşine atmak için götürüyorlardı. Cehennem'e müstahak olanların başında kâdı tâifesi geliyordu. Bir ara, sıra Herât'ın eski kâdısına geldi. Bu zât kollarından sürüklenerek götürülürken feryad içinde AliNâtikî'yi de göstererek; "Benim yerime kâdı olan budur. Bunu da benimle ateşe atın!" deyince, Zebânîler Seyyid Ali'yi de yakalayıp sürüklemeye başladılar. O da feryâd içinde yardım istemeye başladı. Bu sırada bir zât gelip, onun ellerini çözüp, zebânîlerin elinden kurtardı. Seyyid Ali heyecan içinde uyandı. Hemen tövbe ve istiğfâr etti. Sonra kâdılıktan ayrılarak rüyâsındaki zâtı aramaya başladı.Soranlara kâdılıktan ayrılış sebebini hiç söylemedi. Bir köyden geçerken, yanına bir zât gelip; "Sizi hocam istiyor." diyerek Ali Nâtikî'yi berâberinde bir dergâha götürdü. Ali Nâtikî ile hocasının huzûruna girdi. O zât; "Rüyânda gördüğün o zâta çok benziyor muyuz?" buyurunca, AliNâtikî'nin o anda aklı başından gitti. Hemen o zâtın elini öperek, ona talebe oldu. Ondan tasavvuf yolunu öğrenerek, yüksek mertebelere kavuştu. Sonra hocası tarafından insanlara doğru yolu anlatmakla vazîfelendirildi.

Seyyid Ali Nâtikî, insanlara doğru yolu anlatmakla vazîfeli olduğu Horasan'da iken, 1378 (H.780) senesinde vefât etti. Niko denen köyde gömülüdür.

 

KAYNAKLAR

1) Lemezât