Osmanlı
Devleti ile Safevî-İran Devleti arasında yapılan andlaşma. 1639 (H. 1049)’da
imzalanan bu andlaşma ile Osmanlı-Safevî hududu tesbit edilmiştir.
Sultan
dördüncü Murâd Han’ın 24 Aralık 1638’de, Bağdâd’ı Safevîlerden geri almasından
sonra, sadrâzam ve serdâr-ı ekrem Kemankeş Kara Mustafa Paşa, İran üzerine
yürüdü. Bunun üzerine, Kasr-ı Şîrîn’deki Osmanlı ordugâhına elçi gönderen
Safevî hükümdarı birinci Safi, 29 Nisan 1639’da Muhammed Kulihan’ı elçi
göndererek barış istedi. Ayrıca Kars kalesinin İran’a terkini veya kalenin
tahribini istemişse de isteği reddedilmiştir. Sadrâzam ise, Safevî ordusunun
Bağdâd hududundan çekilmesi ve Derteng kalesinin Osmanlı Devleti’ne terkini
istedi. Aksi takdirde Osmanlı ordusunun savaşa hazır olduğunu bildirdi. Bir kaç
gün sonra Safevî başkumandanı Rüstem Han’dan, sadrâzama bir tezkere geldi.
Bunda, Derteng kalesinin tahliye edildiği ve bir elçilik hey’etinin
gönderildiği bildiriliyordu. Türk askeri Kasr-ı Şîrîn mevkîine geldiği zaman
Saruhan başkanlığındaki bir murahhas hey’eti de, buraya ulaşmış bulunuyordu.
Burada yapılan görüşmelerde, Osmanlıyı sadrâzam Kara Mustafa Paşa; İran’ı da, Suruhan
ile elçi Muhammed Kulihan temsil ediyordu.
14
Mayıs’ta müzâkereler başladı. 17 Mayıs 1639’da andlaşmaya varıldı. Andlaşma;
Osmanlı sadrâzamlarının muhteşem otağında, bütün vezirler, beylerbeyileri,
sancak beyleri ve ocak ağalarının önünde büyük bir merasimle imzâlandı. Bu
andlaşma ile 11 Ocak 1624’de Bağdâd’ın Safevîler tarafından işgal edilmesiyle
başlayan ve 15 sene 4 ay 7 gün süren Osmanlı-Safevî savaşı sona erdi. Andlaşma,
ana hatlarıyla şöyle idi: 1- Bağdâd, Basra, Kerkük ve Doğu Anadolu, Osmanlı
Devleti’nin; Revan, Safevî Devleti’nin olacak. 2- Kofor, Mokur ve Kars
taraflarındaki kaleler iki tarafça yıkılacak. 3- Safevîler, İran’da Eshâb-ı
kirama, İslâm âlimlerine ve eserlerine dil uzatmayı ve sövmeyi yasaklayacaklar.
Bu
andlaşmayı kabul edip imzalayan Savefî hükümdarı birinci Safi, imzalı nüshayı
dördüncü Murâd Han’a gönderdi. Sultan dördüncü Murâd Han bu andlaşmadan çok
memnun oldu ve imzaladı. Seferden İstanbul’a dönmek üzere yola çıktı. 8 Haziran
1639’da İzmit’e geldi ve iki gün kaldı. Oradan deniz yolu ve donanma-yı
hümâyûndan elli sekiz kadırga alarak Üsküdar’a geldi. İki gün dinlendikten
sonra İstanbul’a girerken muhteşem bir merasim yapıldı. Osmanlı Devleti’nde bir
hafta şenlik ilân edildi. Pâdişâh daha önce Revan seferinin hâtırasına, Topkapı
Sarayı’na Revan köşkünü yaptırmıştı. Bu sefer de, Bağdâd köşkünün yapılmasını
emretti. Bu emir üzerine Bağdâd köşkü yapıldı.
Kasr-ı
Şîrîn andlaşması, bugünkü Türkiye ile İran hududunu tesbit etmesi bakımından
önemlidir. Kerkük, Basra, Bağdâd ve Revan dışındaki Türkiye-İran hududu, bu
andlaşmaya göre bugüne kadar aynen kalmıştır.
¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾
1) Rehber Ansiklopedisi; cild-9, sh. 331
2) Büyük Türkiye Târihi; cild-5, sh. 275
3) Îzâhlı Osmanlı Târihi Kronolojisi; cild-3,
sh. 382
4) Osmanlı İmparatorluğu Târihi; cild-9, sh.
158
5) Devlet-i Osmâniyye Târihi (Hammer); cild-9,
sh. 261
6) Osmanlı Târihi (Uzunçarşılı); cild-3,
kısım-1, sh. 205
7) Muâhedât-ı Umûmiyye Mecmuası; cild-2, sh.
308
8) IV. Murâd devrinde Osmanlı Safevî
münâsebetleri, (Kerim Yans, Târih Semineri Kütüphânesi, Doktora Tezi, No: 2798)