1. DUÂ VE FAZÎLETİ
•
“Rabbiniz şöyle buyurdu: Bana dua edin ki
duanızı kabul edeyim.” Mü’min (Gâfir) sûresi (40), 60
•
“Rabbinize yalvara yakara ve sessizce dua
edin. Çünkü O haddi aşanları sevmez.” A‘râf sûresi (7),
55
•
“Kullarım sana beni sorduklarında,
(bilsinler ki) ben onlara çok yakınım. Bana dua edenlerin
dualarını kabul ederim.” Bakara sûresi (2), 186
•
“Darda kalanların, kendisine yalvardıkları
zaman duasını kabul eden ve onları sıkıntıdan kurtaran kim?”
Neml sûresi (27), 62 |
١-باب الأمر بالدعاء وفضله وبيان جمل من أدعيته
صَلّى اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم
قَالَ اللّه تَعَالَى
: { وقَالَ رَبُّكُمُ ادْعُونِي أَسْتَجِبْ
لَكُمْ }
[ غافر : ٦٠ ]
،
وقال تَعَالَى :
{ ادْعُوا رَبَّكُمْ تَضَرُّعاً وَخُفْيَةً
إنَّهُ لا يُحِبُّ المُعْتَدِينَ }
[ الأعراف : ٥٥ ]
.
وقال تَعَالَى :
{ وَإذا سَألَكَ عِبَادِي عَنِّي فإنِّي
قَريبٌ أُجِيبُ دَعْوَةَ الدَّاعِ إِذَا دَعَانِ } الآية
[ البقرة : ١٨٦ ]
،
وقال تَعَالَى :
{ أَمَّنْ يُجِيبُ المُضْطرَّ إِذَا دَعَاهُ
وَيَكْشِفُ السُّوءَ }
[ النمل : ٦٢ ]
. |
|
1466. Nu’mân İbn Beşîr
radıyallahu anh’den rivayet
edildiğine göre Resûl-i Ekrem
sallallahu aleyhi ve sellem şöyle
buyurdu:
“Dua ibadettir.”
Ebû Dâvûd, Vitir 23;
Tirmizî, Tefsîru’l-Kur’ân 3,
41, Daavât 1. Ayrıca bk. İbn Mâce,
Duâ 1 |
١٤٦٦-
وعن النعمان بن بشيرٍ رضي اللّه عنهما
، عن النبيّ صَلّى اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم ،
قَالَ : ( الدُّعَاءُ هُوَ العِبَادَةُ )
. رواه أَبُو داود والترمذي ، وقال :
( حديث حسن صحيح ) . |
|
1467. Hazret-i Âişe
radıyallahu anha şöyle demiştir: "
Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve
sellem özlü ve kapsamlı (sahih ve sâlih
maksatları içine alan) duaları sever, bu şekilde olmayan duaları
yapmazdı."
Ebû Dâvûd,
Vitir, 23 |
١٤٦٧-
وعن عائشة رَضِيَ اللّه عنها ،
قالت :
كَانَ رسُولُ اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ
وسَلَّم يَسْتَحِبُّ الجَوَامِعَ مِنَ الدُّعَاءِ ، وَيَدَعُ
مَا سِوَى ذَلِكَ . رواه أَبُو داود
بإسناد جيدٍ . |
|
1468. Enes
radıyallahu anh şöyle dedi:
Resûl-i Ekrem
sallallahu aleyhi ve sellem çoğu
zaman şöyle dua ederdi:
“Allâhümme âtinâ fi’d-dünyâ hasene ve
fi’l-âhireti hasene ve kınâ azâbe’n-nâr:
Allahım! Bize dünyada da iyilik ver,
âhirette de iyilik ver. Bizi cehennem azâbından koru!”
Buhârî, Tefsîr 38, Daavât 55;
Müslim, Zikr 23, 26, 27. Ayrıca
bk. Ebû Dâvûd, Vitir 26,
Menâsik 51; Tirmizî, Daavât 72;
İbn Mâce, Menâsik 32
Müslim’in rivayetinde şu ilâve
vardır:
Enes sadece bir
dua okuyacağı zaman bunu okurdu. Birkaç dua okuyacağı zaman onlar
arasında bunu da okurdu.
Müslim, Zikr 26 |
١٤٦٨-
وعن أنس رَضِيَ اللّه عَنْهُ
قَالَ :
كَانَ أكثرُ دعاءِ النبيّ صَلّى اللّه
عَلَيْهِ وسَلَّم :
( اللّهمَّ آتِنَا في الدُّنْيَا حَسَنَةً ، وَفِي الآخِرَةِ
حَسَنَةً ، وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ )
متفقٌ عَلَيْهِ .
زاد مسلم في روايتهِ
قَالَ :
وَكَانَ أَنَسٌ إِذَا أرادَ أنْ يَدْعُوَ بِدَعْوَةٍ دَعَا بِهَا ،
وَإِذَا أرادَ أنْ يَدْعُوَ بِدُعَاءٍ دَعَا بِهَا فِيهِ . |
|
1469. İbn Mes’ûd
radıyallahu anh’den rivayet
edildiğine göre Resûl-i Ekrem
sallallahu aleyhi ve sellem şöyle
dua ederdi:
“Allâhümme innî es’elüke’l-hüdâ ve’t-tükâ
ve’l-afâfe ve’l-gınâ:
Allahım! Senden hidâyet, takvâ, iffet ve
gönül zenginliği isterim.”
Müslim, Zikir 72. Ayrıca bk.
Tirmizî, Daavât 72;
İbn Mâce, Duâ 2 |
١٤٦٩-
وعن ابن مسعودٍ رَضِيَ اللّه عَنْهُ
: أنَّ النبيَّ صَلّى اللّه عَلَيْهِ
وسَلَّم كَانَ يقول :
( اللّهمَّ إنِّي أسْألُكَ الهُدَى ، والتُّقَى ، والعَفَافَ ،
والغِنَى
) . رواه مسلم . |
|
1470. Târık İbn Eşyem
radıyallahu anh şöyle dedi:
Bir kimse
müslüman olduğu zaman Resûl-i Ekrem
sallallahu aleyhi ve sellem ona
namaz kılmayı öğretir, sonra da şöyle dua etmesini tavsiye ederdi:
“Allâhümmağfirlî verhamnî vehdinî ve
âfinî verzuknî:
Allahım, beni bağışla, bana merhamet et,
rızânı kazandıracak işler yaptır, bana âfiyet ve hayırlı rızık
ver.”
Müslim, Zikir 35
Yine
Müslim’in Târık İbn Eşyem
radıyallahu anh’den rivayet
ettiğine göre, Târık Peygamber
sallallahu aleyhi ve sellem’i
dinlerken bir adam gelerek:
- Yâ
Resûlallah! Rabbimden bir şey isteyeceğim zaman nasıl dua edeyim?
diye sordu. Resûl-i Ekrem
de şöyle buyurdu:
- “Allâhümmağfir lî verhamnî ve âfinî
verzuknî: Allahım, beni
bağışla, bana merhamet et, rızânı kazandıracak işler yaptır ve
bana hayırlı rızık ver, de. Bu sözler senin hem dünya hem de
âhiret için istemen gereken şeyleri ihtiva eder.”
Müslim, Zikir 36 |
١٤٧٠-
وعن طارق بن أَشْيَمَ رَضِيَ اللّه عَنْهُ
قَالَ :
كَانَ الرَّجُلُ إِذَا أسْلَمَ عَلَّمَهُ النَّبيُّ
صَلّى اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم
الصَّلاَةَ ثُمَّ أمَرَهُ أنْ يَدْعُوَ بِهؤلاَءِ الكَلِمَاتِ :
( اللّهمَّ اغْفِرْ لِي ، وَارْحَمْنِي ، وَاهْدِني ، وَعَافِني ،
وَارْزُقْنِي )
. رواه مسلم .
وفي روايةٍ له عن طارق: أنَّه سمع النبيَّ
صَلّى اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم ، وأتاهُ رَجُلٌ
فَقَالَ :
يَا رسول اللّه ، كَيْفَ أقُولُ حِيْنَ أسْأَلُ رَبِّي ؟
قَالَ :
( قُلْ : اللّهمَّ اغْفِرْ لِي ،
وَارْحَمْنِي ، وَعَافِني ، وارْزُقْنِي ، فإنَّ هؤلاَءِ تَجْمَعُ
لَكَ دُنْيَاكَ وَآخِرَتَكَ ) . |
|
1471. Abdullah İbn Amr İbn Âs
radıyallahu anhümâ’dan rivayet
edildiğine göre Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem şöyle
dua etti:
“Allâhümme musarrife’l-kulûb! Sarrif
kulûbenâ alâ tâatik:
Ey kalpleri yönlendiren Allahım!
Kalplerimizi sana itaate yönelt!”
Müslim, Kader 17. Ayrıca bk.
Ahmed b. Hanbel, Müsned, II, 168 |
١٤٧١-
وعن عبد اللّه بن عمرو بن العاص رضي اللّه
عنهما ،
قَالَ :
قَالَ رسُولُ اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ
وسَلَّم :
( اللّهمَّ مُصَرِّفَ القُلُوبِ صَرِّفْ قُلُوبنَا عَلَى طَاعَتِكَ )
. رواه مسلم . |
|
1472. Ebû Hüreyre
radıyallahu anh’den rivayet
edildiğine göre Resûl-i Ekrem
sallallahu aleyhi ve sellem şöyle
buyurdu:
“Dayanılamayacak dertten, insanı helâke
götürecek tâlihsizlikten, başa gelecek fenalıktan ve düşmanı
sevindirecek felâketten Allah’a sığınınız.”
Buhârî, Daavât 28, Kader 13;
Müslim, Zikir 53. Ayrıca bk.
Nesâî, İstiâze 34, 35 |
١٤٧٢-
وعن أَبي هريرة رَضِيَ اللّه عَنْهُ
، عن النبيِّ صَلّى اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم
،
قَالَ :
( تَعَوَّذُوا بِاللّه مِنْ جَهْدِ
البَلاَءِ ، وَدَرَكِ الشَّقَاءِ ، وَسُوءِ القَضَاءِ ، وَشَمَاتَةِ
الأَعْدَاءِ ) متفق عَلَيْهِ
.
وفي روايةٍ قَالَ سفيان : أَشُكُّ أنِّي زِدْتُ واحدةً مِنْهَا . |
|
1473. Yine Ebû Hüreyre
radıyallahu anh’den rivayet
edildiğine göre Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem şöyle
dua ederdi:
“Allâhümme aslih lî dînillezî hüve
ısmetü emrî, ve aslih lî dünyâyelletî fîhâ meâşî, ve aslih lî
âhiretilletî fîhâ meâdî, vec‘ali’l-hayâte ziyâdeten lî fî külli
hayr, vec‘ali’l-mevte râhaten lî min külli şer:
Allahım! Bütün işlerimin başı olan dinim
konusunda hataya düşmekten beni koru! Yaşadığım şu dünyadaki
işlerimin yolunda gitmesini sağla! Dönüp varacağım âhiretimi
kazanmama yardım et! Hayatım boyunca daha çok hayır yapmama imkân
ver! Her türlü kötülükten kurtulmamı sağlayacak bir ölüm nasip
et!”
Müslim, Zikir 71 |
١٤٧٣-
وعنه ،
قَالَ :
كَانَ رسُولُ اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ
وسَلَّم يقول :
( اللّهمَّ أصْلِحْ لِي دِيني الَّذِي هُوَ عِصْمَةُ أمْرِي ،
وأصْلِحْ لِي دُنْيَايَ الَّتي فِيهَا مَعَاشِي ، وأصْلِحْ لِي
آخِرتِي الَّتي فِيهَا مَعَادي ، وَاجْعَلِ الحَيَاةَ زِيَادَةً لِي
في كُلِّ خَيْرٍ ، وَاجْعَلِ المَوتَ رَاحَةً لِي مِنْ كُلِّ شَرٍّ )
. رواه مسلم . |
|
1474. Ali
radıyallahu anh şöyle dedi:
Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem bana:
“Allâhümmehdinî ve seddidnî:
Allahım! Beni doğru yola ilet ve o yolda
başarılı kıl! de” buyurdu.
Müslim, Zikir 78. Ayrıca bk.
Ebû Dâvûd, Hâtem 4
Başka bir
rivayete göre de şöyle buyurdu:
“Allâhümme innî es’elüke’l-hüdâ ve’s-sedâd:
Allahım! Senden beni doğru yola iletmeni
ve o yolda başarılı kılmanı niyâz ederim.”
Müslim, Zikir 78 |
١٤٧٤-
وعن علي رَضِيَ اللّه عَنْهُ قَالَ:
قَالَ لي رسولُ اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ
وسَلَّم : ( قُلْ : اللّهمَّ
اهْدِني ، وسَدِّدْنِي ) .
وفي رواية :
( اللّهمَّ إنِّي أسْألُكَ الهُدَى والسَّدَادَ )
. رواه مسلم . |
|
1475. Enes
radıyallahu anh’den rivayet
edildiğine göre Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem şöyle
dua ederdi:
“Allâhümme innî eûzü bike
mine’l-aczi ve’l-keseli ve’l-cübni ve’l-heremi ve’l-buhl, ve
eûzü bike min azâbi’l-kabr, ve eûzü bike min fitneti’l-mahyâ ve’l-memât:
Allahım! Âcizlikten, tembellikten,
korkaklıktan, ihtiyarlayıp ele avuca düşmekten ve cimrilikten sana
sığınırım. Kabir azâbından sana sığınırım. Hayat ve ölüm
fitnesinden sana sığınırım.”
Müslim, Zikir 50. Ayrıca bk.
Ebû Dâvûd, Vitir 32;
Nesâî, İstiâze 7
Diğer bir
rivayete göre, “...ve dalai’d-deyni ve
galebeti’r-ricâl: Borç altında
ezilmekten ve zâlimlerin başa geçmesinden” buyurdu.
Nesâî, İstiâze 8. Ayrıca bk.
Buhârî, Daavât 36 |
١٤٧٥-
وعن أنس رَضِيَ اللّه عَنْهُ
قَالَ :
كَانَ رسولُ اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ
وسَلَّم يقولُ :
( اللّهمَّ إنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ العَجْزِ ، وَالكَسَلِ ،
وَالجُبْنِ ، والهَرَمِ ، والبُخْلِ ، وأعُوذُ بِكَ مِنْ عَذَابِ
القَبْرِ ، وأعوذُ بِكَ مِنْ فِتْنَةِ المَحْيَا وَالمَمَاتِ
) .
وفي رواية : ( وَضَلَعِ الدَّيْنِ ،
وَغَلَبَةِ الرِّجَالِ ) . رواه
مسلم . |
|
1476. Ebû Bekir es-Sıddîk
radıyallahu anh
Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem’e:
- Bana bir dua
öğret de namazımda okuyayım, dedi. O da şöyle buyurdu:
- “Allâhümme innî zalemtü nefsî zulmen
kesîran ve lâ yağfirü’z-zünûbe illâ ente, fağfir-lî mağfireten min
indik, ve’rhamnî inneke ente’l-gafûru’r-rahîm:
Allahım! Ben kendime çok zulmettim.
Günahları bağışlayacak ise yalnız sensin. Öyleyse tükenmez
lutfunla beni bağışla, bana merhamet et. Çünkü affı sonsuz,
merhameti nihayetsiz olan yalnız sensin, de.”
Buhârî, Ezân 149, Daavât 17,
Tevhîd 9; Müslim, Zikir 48.
Ayrıca bk. Tirmizî, Daavât 97;
Nesâî, Sehv 59;
İbn Mâce, Duâ 2 |
١٤٧٦-
وعن أَبي بكر الصديق رَضِيَ اللّه عَنْهُ
: أنَّه قَالَ لرسُولِ اللّه صَلّى اللّه
عَلَيْهِ وسَلَّم : عَلِّمْنِي دُعَاءً أَدْعُو بِهِ في
صَلاَتِي ،
قَالَ :
( قُلْ : اللّهمَّ إِنِّي ظَلَمتُ نَفْسِي
ظُلْماً كَثِيراً ، وَلاَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلاَّ أنْتَ ،
فَاغْفِرْ لي مَغْفِرَةً مِنْ عِنْدِكَ ، وارْحَمْنِي ، إنَّكَ أنْتَ
الغَفُورُ الرَّحِيمُ ) متفق
عَلَيْهِ .
وفي روايةٍ : ( وفي بيتي ) وَرُوِيَ
: ( ظلماً كثيراً ) ورُوِي :
( كبيراً ) بالثاء المثلثة وبالباء
الموحدة ؛ فينبغي أنْ يجمع بينهما فيقال : كثيراً كبيراً . |
|
1477. Ebû Mûsâ el-Eş‘arî
radıyallahu anh’den rivayet
edildiğine göre Resûl-i Ekrem
sallallahu aleyhi ve sellem şöyle
dua ederdi:
“Allâhümmağfirlî hatîetî ve cehlî ve
isrâfî fî emrî ve mâ ente a‘lemü bihî minnî. Allâhümmağfirlî ciddî
ve hezlî, ve hataî ve amdî ve küllü zâlike indî. Allâhümmağfirlî
mâ kaddemtü vemâ ahhartü, vemâ esrartü vemâ a‘lentü, vemâ ente a‘lemü
bihî minnî, ente’l-mukaddimü ve ente’l-muahhir, ve ente alâ külli
şey’in kadîr:
Allahım! Günahlarımı, bilgisizlik
yüzünden yaptıklarımı, haddimi aşarak işlediğim kusurlarımı,
benden daha iyi bildiğin bütün suçlarımı bağışla! Allahım! Ciddî
ve şaka yollu yaptıklarımı, yanlışlıkla ve bilerek işlediğim
günahlarımı affeyle! Bütün bu kusurların bende bulunduğunu itiraf
ederim. Allahım! Şimdiye kadar yaptığım, bundan sonra yapacağım,
gizlediğim ve açığa vurduğum, ölçüsüz bir şekilde işlediğim ve
benden daha iyi bildiğin günahlarımı affeyle! Öne geçiren de sen,
geride bırakan da sensin. Senin gücün her şeye yeter”
Buhârî, Daavât 60;
Müslim, Zikir 70. Ayrıca bk.
1427 numaralı hadisin kaynakları |
١٤٧٧-
وعن أَبي موسى رَضِيَ اللّه عَنْهُ ، عن النَّبيِّ صَلّى
اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم : أنَّه كَانَ يدْعُو بِهذا
الدُّعَاءِ :
( اللّهمَّ اغْفِرْ لِي خَطِيئَتِي وَجَهْلِي ، وإسرافِي في أمْرِي ،
وَمَا أنْتَ أَعْلَمُ بِهِ مِنّي ، اللّهمَّ اغْفِرْ لِي جِدِّي
وَهَزْلِي ؛ وَخَطَئِي وَعَمْدِي ؛ وَكُلُّ ذَلِكَ عِنْدِي ،
اللّهمَّ اغْفِرْ لي مَا قَدَّمْتُ وَمَا أخَّرْتُ ، وَمَا أسْرَرْتُ
وَمَا أعْلَنْتُ ، وَمَا أنتَ أعْلَمُ بِهِ مِنِّي ، أنْتَ
المُقَدِّمُ ، وأنْتَ المُؤَخِّرُ ، وأنْتَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ
قَدِيرٌ )
متفق عَلَيْهِ . |
|
1478. Âişe
radıyallahu anhâ’dan rivayet
edildiğine göre Resûl-i Ekrem
sallallahu aleyhi ve sellem şöyle
dua ederdi:
“Allâhümme innî eûzü bike min şerri mâ
amiltü ve min şerri mâ lem a‘mel:
Allahım! Şimdiye kadar yaptığım, bundan
sonra yapacağım işlerin şerrinden sana sığınırım.”
Müslim, Zikir 65, 66. Ayrıca
bk. Ebû Dâvûd, Vitir 32;
Nesâî, Sehv 63, İstiâze 58, 59;
İbn Mâce, Dua 3 |
١٤٧٨-
وعن عائشة رَضِيَ اللّه عنها : أنَّ
النبيَّصَلّى اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم
كَانَ يقول في دُعَائِهِ :
( اللّهمَّ إنِّي أعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا عَمِلْتُ ومنْ شَرِّ
مَا لَمْ أعْمَلْ )
. رواه مسلم . |
|
1479. İbn Ömer
radıyallahu anhümâ şöyle dedi:
Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem’in
dualarından biri şu idi:
“Allâhümme innî eûzü bike min zevâli ni‘metike
ve tehavvüli ‘âfiyetike ve fücâeti nıkmetike ve cemîi sahatik:
Allahım! Verdiğin nimetin yok
olup gitmesinden, lutfettiğin âfiyetin bozulmasından, ansızın
vereceğin cezâdan ve senin gazabını üzerime çekecek her şeyden
sana sığınırım.”
Müslim, Zikir 96. Ayrıca bk.
Ebû Dâvûd, Vitir 32 |
١٤٧٩-
وعن ابن عمر رضي اللّه عنهما ،
قَالَ :
كَانَ مِن دعاءِ رسُولِ اللّه صَلّى اللّه
عَلَيْهِ وسَلَّم :
( اللّهمَّ إنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ زَوالِ نِعْمَتِكَ، وتَحَوُّلِ
عَافِيَتِكَ، وفُجَاءةِ نِقْمَتِكَ ، وَجَميعِ سَخَطِكَ )
. رواه مسلم . |
|
1480. Zeyd İbn Erkam’dan
rivayet edildiğine göre Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem şöyle
dua ederdi:
“Allâhümme innî eûzü bike
mine’l-aczi ve’l-keseli ve’l-buhli ve’l-heremi ve azâbi’l-kabr.
Allâhümme âti nefsî takvâhâ, ve zekkihâ ente hayrü men zekkâhâ,
ente veliyyühâ ve mevlâhâ. Allâhümme innî eûzü bike min ilmin lâ
yenfa‘ ve min kalbin lâ yahşa‘ ve min nefsin lâ teşba‘ ve min da‘vetin
lâ yüstecâbü lehâ: Allahım! Âcizlikten, tembellikten,
cimrilikten, ihtiyarlayıp ele avuca düşmekten ve kabir azâbından
sana sığınırım. Allahım! Nefsime takvâ nasip et ve onu her türlü
günahtan temizle; onu en iyi temizleyecek sensin. Ona yardım edip
eğitecek sadece sensin. Allahım! Faydasız ilimden, ürpermeyen
gönülden, doyma bilmeyen nefisten ve kabul olunmayan duadan sana
sığınırım.”
Müslim, Zikir 73. Ayrıca bk.
Nesâî, İstiâze 13, 65 |
١٤٨٠-
وعن زيد بن أرقم رَضِيَ اللّه عَنْهُ
،
قَالَ :
كَانَ رسُولُ اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ
وسَلَّم ، يقول :
( اللّهمَّ إنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ العَجْزِ وَالكَسَلِ ، والبُخْلِ
والهَرَمِ ، وَعَذابِ القَبْرِ ، اللّهمَّ آتِ نَفْسِي تَقْوَاهَا ،
وَزَكِّها أنْتَ خَيْرُ مَنْ زَكَّاهَا ، أنْتَ وَلِيُّهَا
وَمَوْلاَهَا ، اللّهمَّ إنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ عِلْمٍ لا
يَنْفَعُ؛ وَمِنْ قَلْبٍ لا يَخْشَعُ ، وَمِنْ نَفْسٍ لاَ تَشْبَعُ ؛
وَمِنْ دَعْوَةٍ لا يُسْتَجابُ لَهَا )
.رواه مسلم . |
|
1481. İbn Abbas
radıyallahu anhümâ’dan rivayet
edildiğine göre Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem hep
şöyle dua ederdi:
“Allâhümme leke eslemtü ve bike âmentü
ve ‘aleyke tevekkeltü ve ileyke enebtü ve bike hâsamtü ve ileyke
hâkemtü, fağfir-lî mâ kaddemtü vemâ ahhartü vemâ esrartü vemâ a‘lentü,
ente’l-mukaddimü ve ente’l-muahhir, lâ ilâhe illâ ente:
Allahım! Sana teslim oldum, sana
inandım, sana güvendim. Yüzümü, gönlümü sana çevirdim, senin
yardımınla düşmanlara karşı mücâdele ettim. Kitabın ile hükmettim.
Şimdiye kadar yaptığım, bundan sonra yapacağım, gizlediğim, açığa
vurduğum ve senin benden daha iyi bildiğin günahlarımı affeyle!
Öne geçiren de sen, geride bırakan da sensin. Senden başka ilâh
yoktur.”
Buhârî, Teheccüd 1, Daavât 10,
Tevhîd 8, 24; 35. Müslim,
Müsâfirîn 199, 201, Zikir 67. Ayrıca bk.
Ebû Dâvûd, Salât 119;
Tirmizî, Daavât 29;
Nesâî, Kıyâmü’l-leyl 9;
İbn Mâce, İkâme 180
Bazı râviler,
“lâ havle velâ kuvvete illâ billâh:
Günahtan kaçacak güç, ibadet
edecek kuvvet ancak Allah’ın yardımıyla kazanılabilir”
cümlesini ilâve etmişlerdir.
Buhârî, Teheccüd 1;
Nesâî, Kıyâmü’l-leyl 9 |
١٤٨١-
وعن ابن عباس رضي اللّه عنهما :
أنَّ رسُولَ اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ
وسَلَّم كَانَ يقول :
( اللّهمَّ لَكَ أسْلَمْتُ ، وَبِكَ آمَنْتُ ، وَعَلَيْكَ
تَوَكَّلْتُ ، وإلَيْكَ أنَبْتُ ، وَبِكَ خَاصَمْتُ ، وإلَيْكَ
حَاكَمْتُ . فَاغْفِرْ لِي مَا قَدَّمْتُ ، وَمَا أَخَّرْتُ ، وَمَا
أَسْرَرْتُ ، وَمَا أعْلَنْتُ ، أنتَ المُقَدِّمُ ، وأَنْتَ
المُؤَخِّرُ ، لا إلهَ إِلاَّ أنْتَ )
.
زَادَ بَعْضُ الرُّوَاةِ : ( وَلاَ حَوْلَ
وَلاَ قُوَّةَ إِلاَّ باللّه )
متفق عَلَيْهِ . |
|
1482. Âişe
radıyallahu anhâ’dan rivayet
edildiğine göre Resûl-i Ekrem
sallallahu aleyhi ve sellem şu
sözlerle dua ederdi:
“Allâhümme innî eûzü bike min fitneti’n-nâri
ve azâbi’n-nâr ve min şerri’l-gınâ ve’l-fakr:
Allahım! Cehennem fitnesinden, cehennem
azâbından, zenginliğin ve fakirliğin şerrinden sana sığınırım.”
Ebû Dâvûd, Vitir 32;
Tirmizî, Daavât 77 |
١٤٨٢-
وعن عائشة رَضِيَ اللّه عنها : أنَّ
النبيّ صَلّى اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم
كَانَ يدعو بِهؤُلاءِ الكَلِمَاتِ :
( اللّهمَّ إنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ فِتْنَةِ النَّارِ ، وَعَذَابِ
النَّارِ ، وَمِنْ شَرِّ الغِنَى وَالفَقْرِ )
. رواه أَبُو داود والترمذي
، وقال :
( حديث حسن صحيح ) ؛ وهذا لفظ
أَبي داود . |
|
1483. Ziyâd İbn İlâka’nın
rivayetine göre amcası Kutbe İbn Mâlik
radıyallahu anh şöyle dedi:
Resûl-i Ekrem
sallallahu aleyhi ve sellem şöyle
dua ederdi:
“Allâhümme innî eûzü bike min
münkerâti’l-ahlâki ve’l-a‘mâli ve’l-ehvâ:
Allahım! Kötü ahlâklı olmaktan, fena
işler yapmaktan ve yanlış inançlara sapmaktan sana sığınırım.”
Tirmizî, Daavât 126 |
١٤٨٣-
وعن زياد بن عِلاَقَةَ عن عمه ، وَهُوَ قُطْبَةُ بنُ مالِكٍ
رَضِيَ اللّه عَنْهُ ،
قَالَ :
كَانَ النبيّ صَلّى اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم
يقول :
( اللّهمَّ إنِّي أعُوذُ بِكَ مِنْ مُنْكَرَاتِ الأخْلاَقِ ،
وَالأعْمَالِ ، والأهْواءِ )
. رواه الترمذي ،
وقال : (
حديث حسن ) . |
|
1484. Şekel İbn Humeyd
radıyallahu anh şöyle dedi:
- Yâ
Resûlallah! Bana bir dua öğret! dedim. Bunun üzerine bana:
-
“Allâhümme innî eûzü bike min şerri sem‘î
ve min şerri basarî ve min şerri lisânî ve min şerri kalbî ve min
şerri meniyyî: Allahım!
Kulağımın şerrinden, gözümün şerrinden, dilimin şerrinden,
kalbimin şerrinden ve cinsel organımın şerrinden sana sığınırım,
de” buyurdu.
Ebû Dâvûd, Vitir 32;
Tirmizî, Daavât 74. Ayrıca bk.
Nesâî, İstiâze 4, 10, 11, 28 |
١٤٨٤-
وعن شَكَلِ بن حُمَيدٍ رَضِيَ اللّه عَنْهُ
قَالَ :
قلتُ : يَا رسولَ اللّه ، علِّمْنِي دعاءً ،
قَالَ :
( قُلْ : اللّهمَّ إنِّي أعُوذُ بِكَ مِنْ
شَرِّ سَمْعِي ، وَمِنْ شَرِّ بَصَرِي ، وَمِنْ شَرِّ لِسَانِي ،
وَمِنْ شَرِّ قَلْبِي ، وَمِنْ شَرِّ مَنِيِّي ) . رواه
أَبُو داود والترمذي
، وقال :
( حديث حسن ) . |
|
1485. Enes
radıyallahu anh’den rivayet
edildiğine göre Resûl-i Ekrem
sallallahu aleyhi ve sellem şöyle
dua ederdi:
“Allâhümme innî eûzü bike mine’l-barasi
ve’l-cünûni ve’l-cüzâmi ve seyyii’l-eskâm:
Allahım! Alaca hastalığından, akıl
rahatsızlığından, cüzzâm illetinden ve kötü hastalıklardan sana
sığınırım.”
Ebû Dâvûd, Vitir 32. Ayrıca
bk. Nesâî, İstiâze 36 |
١٤٨٥-
وعن أنس رَضِيَ اللّه عَنْهُ : أنَّ
النبيَّ صَلّى اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم
كَانَ يقول :
( اللّهمَّ إنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ البَرَصِ ، والجُنُونِ ،
والجُذَامِ ، وَسَيِّيءِ
الأسْقَامِ ) . رواه أَبُو داود
بإسناد صحيحٍ . |
|
1486. Ebû Hüreyre
radıyallahu anh
Rasûlullah sallallahu aleyhi
ve sellem'in şöyle dua ettiğini bize bildirmiştir:
“Allahümme innî eûzü bike mine'l cû'ı fe-innehü
bi'se’d-dacî’u ve eûzu bike minel hıyâneti fe-inneha bi'seti’l-bitâneti”
Allahım açlıktan sana sığınırım. Çünkü
o insanı kucaklayan ne kötü bir durumdur! Hainlikten de sana
sığınırım. O sinede gizlenen ne kötü bir huydur!”
Ebû Dâvûd, Vitir 32. |
١٤٨٦-
وعن أَبي هريرة رَضِيَ اللّه عَنْهُ
قَالَ :
كَانَ رسولُ اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ
وسَلَّم يقول :
( اللّهمَّ إنِّي أعُوذُ بِكَ مِنَ الجُوعِ ، فَإنَّهُ بِئْسَ
الضَّجِيعُ ، وأعوذُ بِكَ منَ الخِيَانَةِ ، فَإنَّهَا بِئْسَتِ
البِطَانَةُ )
. رواه أَبُو داود بإسناد صحيح . |
|
1487. Ali
radıyallahu anh’den rivayet
edildiğine göre anlaşmalı bir köle ona gelerek:
- Borcumu
ödeyecek gücüm yok, bana yardım et, dedi. O da:
-
Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem’in
bana öğrettiği duayı ben de sana öğreteyim mi? Bunu okumaya devam
ettiğin takdirde üzerinde dağ gibi borç olsa bile Allahü teâlâ onu
ödemene yardım eder. Şöyle dua et dedi:
“Allâhümmekfinî bi-helâlike an harâmik,
ve ağninî bi-fazlike ammen sivâk:
Allahım! Bana helâl rızık nasib ederek
haramlardan koru! Lutfunla beni senden başkasına muhtaç etme!”
Tirmizî, Daavât 111 |
١٤٨٧-
وعن عليّ رَضِيَ اللّه عَنْهُ :
أنَّ مُكَاتباً جاءهُ
فَقَالَ :
إنِّي عَجِزْتُ عَنْ كِتَابَتِي فَأعِنِّي ،
قَالَ :
ألا أُعَلِّمُكَ كَلِماتٍ عَلَّمَنِيهنَّ رسُولُ اللّه
صَلّى اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم ،
لَوْ كَانَ عَلَيْكَ مِثْلُ جَبَلٍ دَيْناً أدَّاهُ اللّه عَنْكَ ؟
قُلْ :
( اللّهمَّ اكْفِني بِحَلاَلِكَ عَنْ حَرَامِكَ ، وَأغْنِنِي
بِفَضْلِكَ عَمَّنْ سِواكَ )
. رواه الترمذي ،
وقال : (
حديث حسن ) . |
|
1488. İmrân İbn Husayn
radıyallahu anhümâ’dan rivayet
edildiğine göre Resûl-i Ekrem
sallallahu aleyhi ve sellem onun
babası Husayn’a dua etmesi için şu iki cümleyi öğretti:
“Allâhümme elhimnî rüşdî ve eiznî min
şerri nefsî: Allahım! Beni
senin doğru yoluna ilet! Nefsimin şerrinden beni koru!”
Tirmizî, Daavât 70 |
١٤٨٨-
وعن عِمْرَانَ بن الحُصَينِ رضي اللّه
عنهما : أنَّ النبيّ صَلّى اللّه
عَلَيْهِ وسَلَّم عَلَّمَ أبَاهُ حُصَيْناً كَلِمَتَيْنِ
يَدْعُو بهما :
( اللّهمَّ ألْهِمْني رُشْدِي ، وأعِذْنِي مِنْ شَرِّ نَفْسي )
. رواه الترمذي ،
وقال : (
حديث حسن ) . |
|
1489. Ebü’l-Fazl Abbas İbn
Abdülmuttalib radıyallahu anh
şöyle dedi:
- Yâ
Resûlallah! Bana Allahü teâlâ’dan isteyeceğim bir şey öğret,
dedim.
-
“Allah’dan âfiyet dileyin!”
buyurdu.
Aradan birkaç
gün geçtikten sonra tekrar yanına geldim ve:
- Yâ
Resûlallah! Bana Allahü teâlâ’dan isteyeceğim bir şey öğret,
dedim.
-
“Ey Abbas! Ey
Resûlüllah’ın
amcası! Allah’tan dünya ve âhirette âfiyet dileyin!”
buyurdu.
Tirmizî, Daavât 85. Ayrıca bk.
Ahmed İbn Hanbel,
Müsned, I, 209 |
١٤٨٩-
وعن أَبي الفضل العباس بن عبد المطلب
رَضِيَ اللّه عَنْهُ
قَالَ :
قُلْتُ : يَا رسول اللّه عَلِّمْني شَيْئاً أسْألُهُ اللّه تَعَالَى،
قَالَ :
( سَلوا اللّه العَافِيَةَ )
فَمَكَثْتُ أَيَّاماً، ثُمَّ جِئْتُ فَقُلتُ : يَا رسولَ اللّه
عَلِّمْنِي شَيْئاً أسْألُهُ اللّه تَعَالَى ، قَالَ لي :
( يَا عَبَّاسُ ، يَا عَمَّ رسول اللّه ،
سَلُوا اللّه العَافِيَةَ في الدُّنيَا والآخِرَةِ ) . رواه
الترمذي ،
وقال : (
حديث حسن صحيح ) . |
|
1490. Şehr İbn Havşeb şöyle
dedi:
Ümmü Seleme
radıyallahu anhâ’ya:
- Ey
mü’minlerin annesi! Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem senin
yanında bulunduğu zamanlarda en çok hangi duayı okurdu? diye
sordum. O da şöyle dedi:
- Çoğu zaman
“Yâ mukallibe’l-kulûb! Sebbit kalbî alâ
dînik: Ey kalpleri halden hale çeviren Allah! Benim kalbimi dininden ayırma!”
diye dua ederdi.
Tirmizî, Kader 7, Daavât 90,
124. Ayrıca bk. Ahmed İbn Hanbel,
Müsned, IV, 182, VI, 91, 251, 294,
302, 315 |
١٤٩٠-
وعن شَهْرِ بن حَوشَبٍ ،
قَالَ :
قُلْتُ لأُمِّ سَلَمة رَضِيَ اللّه عنها
، يَا أمَّ المؤمِنينَ ، مَا كَانَ أكثْرُ دعاءِ رَسُولِ اللّه
صَلّى اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم ،
إِذَا كَانَ عِنْدَكِ ؟
قالت :
كَانَ أكْثَرُ دُعائِهِ : ( يَا مُقَلِّبَ
القُلُوبِ ثَبِّتْ قَلْبِي عَلَى دِينِكَ ) . رواه
الترمذي ،
وقال : (
حديث حسن ) . |
|
1491. Ebü’d-Derdâ
radıyallahu anh’den rivayet
edildiğine göre Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem şöyle
buyurdu:
“Dâvûd aleyhisselâm şöyle dua ederdi:
Allâhümme innî es’elüke hubbeke ve hubbe men yuhibbüke, ve’l-amele’llezî
yübelligunî hubbeke. Allâhümmec‘al hubbeke ehabbe ileyye min nefsî
ve ehlî ve mine’l-mâi’l-bârid:
Allahım! Senden seni sevmeyi, seni
sevenleri sevmeyi ve senin sevgine ulaştıracak amelleri sevmeyi
dilerim. Allahım! Senin sevgini bana canımdan, ailemden ve soğuk
sudan daha ileri kıl!”
Tirmizî, Daavât 73, Tefsîrü’l-Kur’ân
39 |
١٤٩١-
وعن أَبي الدرداءِ رَضِيَ اللّه عَنْهُ
قَالَ :
قَالَ رسُولُ اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ
وسَلَّم : ( كَانَ مِنْ دُعاءِ
دَاوُدَ :
اللّهمَّ إنِّي أسْألُكَ حُبَّكَ ، وَحُبَّ مَنْ يُحِبُّكَ ،
وَالعَمَلَ الَّذِي يُبَلِّغُنِي حُبَّكَ ، اللّهمَّ اجْعَلْ حُبَّكَ
أحَبَّ إلَيَّ مِنْ نَفْسِي ، وأهْلِي ، وَمِنَ الماءِ البارِدِ )
. رواه الترمذي ،
وقال : (
حديث حسن ) . |
|
1492. Enes
radıyallahu anh’den rivayet
edildiğine göre Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem şöyle
buyurdu:
“Yâ ze’l-celâli ve’l-ikrâm:
Ey azamet ve kerem sahibi Allahım! duasını ihmâl etmeyip sık
sık söyleyiniz.”
Tirmizî, Daavât 92. Ayrıca bk.
Ahmed İbn Hanbel,
Müsned, IV, 177 |
١٤٩٢-وعن
أنس رَضِيَ اللّه عَنْهُ
قَالَ :
قَالَ رسُولُ اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ
وسَلَّم : ( ألِظُّوا بـ ( يَاذا
الجَلاَلِ والإكْرامِ ) ) . رواه
الترمذي ، ورواه النسائي
من رواية ربيعة بن عامِرٍ الصحابي ، قَالَ الحاكم :
( حديث صحيح الإسناد ) .
( ألِظُّوا ):
بكسر اللام وتشديد الظاء المعجمة ، معناه : الزَمُوا هذِهِ
الدَّعْوَةَ وأكْثِرُوا مِنْهَا . |
|
1493. Ebû Ümâme
radıyallahu anh şöyle dedi:
Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem birçok
dua okudu, fakat biz ondan hiçbir şey ezberleyemedik. Bunun
üzerine:
- Yâ
Resûlallah! Pek çok dua okudun, biz onları ezberleyemedik, dedik.
O zaman Resûl-i Ekrem
şöyle buyurdu:
-
“O duaların hepsini içine alan bir duayı
size öğreteyim mi? Şöyle deyiniz: Allâhümme innî es’elüke min
hayri mâ seeleke minhü nebiyyüke Muhammedün
sallallahu aleyhi ve sellem. Ve neûzü
bike min şerri mesteâzeke minhü nebiyyüke Muhammedün
sallallahu aleyhi ve sellem. Ve ente’l-müsteân, ve aleyke’l-belâğ,
ve lâ havle velâ kuvvete illâ billâh: Allahım!
Peygamber’in
Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in senden dilediği hayırları
ben de dilerim. Peygamber’in
Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in
sana sığındığı şerlerden biz de sana sığınırız. Yardım ancak
senden beklenir. İnsanı dünya ve âhirette muradına ulaştıracak
sensin. Günahtan kaçacak güç, ibadet edecek kuvvet ancak Allah’ın
yardımıyla kazanılabilir.”
Tirmizî, Daavât 89 |
١٤٩٣-
وعن أَبي أُمَامَةَ رَضِيَ اللّه عَنْهُ
قَالَ :
دعا رسُولُ اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ
وسَلَّم ، بدُعاءٍ كَثيرٍ ، لَمْ نَحْفَظْ مِنْهُ شَيْئاً ؛
قُلْنَا : يَا رسول اللّه ، دَعَوْتَ بِدُعاءٍ كَثِيرٍ لَمْ نَحْفَظْ
مِنْهُ شَيْئاً ،
فَقَالَ :
( ألا أدُلُّكُمْ عَلَى مَا يَجْمَعُ
ذَلِكَ كُلَّهُ ؟ تقول : اللّهمَّ إنِّي أسَألُكَ مِنْ خَيْر مَا
سَأَلَكَ مِنْهُ نَبِيُّكَ محمَّدٌ صَلّى اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم ؛
وأعوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا استَعَاذَ مِنْهُ نَبِيُّكَ مُحَمَّدٌ
صَلّى اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم، وأنتَ المُسْتَعانُ ، وَعَليْكَ
البَلاَغُ ، وَلاَ حَولَ وَلاَ قُوَّةَ إِلاَّ باللّه ) .
رواه الترمذي ،
وقال : (
حديث حسن ) . |
|
1494. İbn Mes‘ûd
radıyallahu anh şöyle dedi:
Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem’in
dualarından biri şöyleydi:
“Allâhümme innî es’elüke mûcibâti
rahmetike ve azâime mağfiretike ve’s-selâmete min külli ismin ve’l-ganîmete
min külli birrin ve’l-fevze bi’l-cenneti ve’n-necâte mine’n-nâr:
Allahım! Senin rahmetini
kazandıracak, bağışlamanı sağlayacak işler yapmayı, her türlü
günahtan uzak durmayı, bütün iyilikleri işlemeyi, cennete kavuşup
cehennemden kurtulmayı nasip etmeni niyâz ediyorum.”
Hâkim,
el-Müstedrek, I, 525. Ayrıca bk.
Tirmizî, Vitir 17;
İbn Mâce, İkâme 189 |
١٤٩٤-
وعن ابن مسعود رَضِيَ اللّه عَنْهُ
قَالَ :
كَانَ من دعاءِ رسُولِ اللّه صَلّى اللّه
عَلَيْهِ وسَلَّم :
( اللّهمَّ إنِّي أسْألُكَ مُوجِبَاتِ رَحْمَتِكَ، وَعَزَائِمَ
مَغْفِرَتِكَ، والسَّلامَةَ مِنْ كُلِّ إثْمٍ، والغَنِيمَةَ مِنْ
كُلِّ بِرٍّ ، والفَوْزَ بالجَنَّةِ ، والنَّجَاةَ مِنَ النَّارِ )
. رواه الحاكم أَبُو عبد اللّه ، وقال :
( حديث صحيح عَلَى شرط
مسلمٍ
) . |