14. CENÂZE NAMAZINDA OKUNACAK
DUALAR
Cenâze
namazının tarifi (şâfiîlere göre):
Cenaze namazı
kılan kişi, namaz müddetince dört tekbir alır. Birinci tekbiri
alınca eûzu besmele çeker ve Fâtiha sûresini okur. İkinci
tekbirden sonra “Allahümme salli alâ
Muhammed’in ve alâ âli Muhammed” diye Nebî sallallahu
aleyhi ve sellem’e salevât getirir. Tamamını okuyarak
“kemâ salleyte alâ İbrâhîme ve alâ âli
İbrahîm inneke hamîdün mecîd” demesi daha iyi olur. Halkın
birçoğunun yaptığı gibi “innallâhe ve
melâiketehû yusallûne ale’n-Nebiyy yâ eyyühellezîne âmenû sallû
aleyhi ve sellimû teslimâ” âyetini okumaz. Zira bu ayeti
okumakla kalır da Hz. Peygamber’e salevât getirmezse, namazı sahih
olmaz. Üçüncü tekbirden sonra ölüye ve bütün müslümanlara
-inşallah biraz sonra zikredeceğimiz- hadislerdeki dualardan biri
ile dua eder. Daha sonra dördüncü tekbiri alır ve dua okur. Şu
dua, burada okuyacağı duaların en güzellerindendir:
“Allahım! Bunun sevabından bizi mahrum
etme. Ondan sonra bizi fitneye düşürme!. Bizi ve onu bağışla!”
İbn Ebû Evfâ
hadisini esas alarak dördüncü tekbirden sonra yapılacak duayı
-halkın çoğunun âdeti hılâfına- uzatmak Şâfiîler’in tercih ettiği
bir uygulamadır. (Hanefîler’e göre birinci tekbirden sonra Fâtiha
okunmaz ve dördüncü tekbirden sonra da herhangi bir dua yapılmaz.)
Üçüncü
tekbirden sonra okunmak üzere Hz. Peygamber’den nakledilen bazı (me’sûr)
dualar şunlardır: |
١٤- باب مَا يقرأ في صلاة الجنازة
يُكَبِّرُ أرْبَعَ تَكبِيرَاتٍ ، يَتَعوَّذُ بَعْدَ الأُولَى ، ثُمَّ
يَقْرَأُ فَاتِحَةَ الكِتَابِ ، ثُمَّ يُكَبِّرُ الثَّانِيَةَ ،
ثُمَّ يُصَلِّي عَلَى النَّبيِّ صَلّى
اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم ، فيقول : اللّهمَّ صَلِّ عَلَى
مُحَمَّدٍ ، وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ . وَالأفْضَلُ أنْ يُتَمِّمَهُ بقوله
: كَمَا صَلَّيتَ عَلَى إبرَاهِيمَ – إِلَى قَوْله – إنَّكَ
حَمِيدٌ مَجِيدٌ . وَلاَ يَقُولُ مَا يَفْعَلهُ كَثيرٌ مِنَ
العَوامِّ مِنْ قراءتِهِمْ : { إنَّ اللّه
وَمَلائِكَته يُصَلُّونَ عَلَى النَّبيِّ }
[ الأحزاب : ٥٦ ]
الآية ، فَإنَّهُ لاَ تَصحُّ صَلاَتُهُ إِذَا اقْتَصَرَ عَلَيْهِ ،
ثُمَّ يُكَبِّرُ الثَّالِثَةَ ، وَيَدعُو للمَيِّتِ وَللمُسْلِمِينَ
بِمَا سَنَذكُرُهُ مِنَ الأحاديث إنْ شَاءَ اللّه تَعَالَى ، ثُمَّ
يُكَبِّرُ الرَّابِعَةَ وَيَدْعُو . وَمِنْ أحْسَنِهِ :
( اللّهمَّ لاَ تَحْرِمْنَا أجْرَهُ ، وَلاَ تَفْتِنَّا بَعدَهُ ،
وَاغْفِرْ لَنَا وَلَهُ )
. وَالمُخْتَارُ أنه يُطَوِّلُ الدُّعاء في الرَّابِعَة خلافَ مَا
يَعْتَادُهُ أكْثَرُ النَّاس ، لحديث ابن أَبي أَوْفى الذي
سَنَذْكُرُهُ إنْ شَاء اللّه تَعَالَى .
وَأمَّا الأَدْعِيَةُ المَأثُورَةُ بَعْدَ التَّكبِيرَةِ الثالثة ،
فمنها : |
|
936. Ebû Abdurrahman Avf İbn
Mâlik radıyallahu anh’den rivayet
edildiğine göre şöyle demiştir:
Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem bir
cenaze namazı kıldı. Onun şöyle dua ettiğini duydum ve ezberledim:
“Allahım!
Onu bağışla, ona rahmet et, onu azap ve sıkıntılardan koru.
Kusurlarını affet. Cennetten nasibini ihsan et, gireceği
yeri(kabrini) genişlet! Onu su ile, karla ve buzla yıka. Beyaz
giysileri kirden (ve pisten) temizler gibi onu günahlarından
arındır. Kendi evinden daha güzel bir ev, ailesinden daha hayırlı
bir aile, eşinden daha hayırlı bir eş ver. Onu cennete koy, kabir
ve cehennem azabından koru.”
İbn Avf diyor
ki, bu güzel duaları duyunca “keşke ölen ben olsaydım” diye
içimden geçirdim.
Müslim, Cenâiz 85. Ayrıca bk.
Tirmizî, Cenâiz 38 ;
İbn Mâce, Cenâiz 23 |
٩٣٦-
عن أَبي عبد الرحمان عوف بن مالك رَضِيَ
اللّه عَنْهُ ،
قَالَ :
صَلَّى رسول اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ
وسَلَّم عَلَى جَنازَةٍ ، فَحَفِظْتُ مِنْ دُعَائِهِ ، وَهُوَ
يقُولُ :
( اللّهمَّ اغْفِرْ لَهُ وَارْحَمْهُ ، وَعَافِهِ وَاعْفُ عَنْهُ ،
وَأكْرِمْ نُزُلَهُ ، وَوَسِّعْ مُدْخَلَهُ ، وَاغْسِلْهُ بِالمَاءِ
وَالثَّلْجِ وَالبَرَدِ ، وَنَقِّه مِن الخَطَايَا كَمَا نَقَّيْتَ
الثَّوْبَ الأَبْيَضَ مِنَ الدَّنَس ، وَأبدلْهُ دَاراً خَيْراً مِنْ
دَارِهِ ، وَأهْلاً خَيراً مِنْ أهْلِهِ ، وَزَوْجَاً خَيْراً مِنْ
زَوْجِهِ ، وَأدْخِلهُ الجَنَّةَ ، وَأعِذْهُ مِنْ عَذَابِ القَبْرِ
، وَمنْ عَذَابِ النَّارِ )
حَتَّى تَمَنَّيتُ أن أكُون أنَا ذَلِكَ الْمَيِّت . رواه
مسلم . |
|
937. Ebû Hüreyre, Ebû Katâde
ve Ebû İbrahim el-Eşhelî’nin sahâbî olan babasından
radıyallahu anhüm rivayet edildiğine göre
Nebî
sallallahu aleyhi ve sellem bir
cenaze namazı kıldı ve şöyle dua etti:
“Allahım!
Dirilerimizi ve ölülerimizi, küçüklerimizi ve büyüklerimizi,
erkeklerimizi ve kadınlarımızı, burada bulunanlarımızı ve
bulunmayanlarımızı bağışla! Allahım! Bizden hayatta
bırakacaklarını İslâm üzre yaşat. Öldüreceklerini iman ile öldür.
Bizi bu cenazede bulunmanın sevabından mahrum etme ve ondan sonra
bizi fitneye düşürme!”
Tirmizî, Cenâiz 38 (Eşhelî ve
Ebû Hüreyre’den); Ebû Dâvûd,
Cenâiz 56 (Ebû Hüreyre ve Ebû Katâde’den). Ayrıca bk.
Nesâî, Cenâiz 77;
İbn Mâce, Cenâiz 23
Hâkim’e göre,
Ebû Hüreyre’nin rivayeti, Buhârî
ve Müslim’in şartlarına göre
“sahih”tir. Tirmizî,
Buhârî’nin “bu
hadisin rivayetlerinin en sahihi Eşhelî’ninkidir” dediğini
nakletmiştir. Yine Buhârî “Cenâze
duaları konusundaki rivayetlerin en sahihi Avf İbn Mâlik’in
hadisidir” demiştir. |
٩٣٧–
وعن أَبي هريرة وأبي قتادة وَأبي إبراهيم الأشهلي ، عن أبيه – وأبوه
صَحَابيٌّ – رضي اللّه عَنْهمْ ، عن النبيِّ
صَلّى اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم :
أنَّهُ صَلَّى عَلَى جَنَازَةٍ ،
فَقَالَ :
( اللّهمَّ اغْفِرْ لِحَيِّنَا وَمَيِّتِنَا ، وَصَغِيرنَا
وَكَبيرنَا ، وَذَكَرِنَا وَأُنْثَانَا ، وشَاهِدنَا وَغَائِبِنَا ،
اللّهمَّ مَنْ أحْيَيْتَهُ مِنَّا فَأحْيِهِ عَلَى الإسْلاَمِ ،
وَمَنْ تَوَفَّيْتَهُ مِنَّا فَتَوفَّهُ عَلَى الإيمَان ، اللّهمَّ
لاَ تَحْرِمْنَا أجْرَهُ ، وَلاَ تَفْتِنَّا بَعدَهُ )
رواه الترمذي من رواية أَبي
هريرة والأشهلي . ورواه أَبُو داود
من رواية أَبي هريرة وأبي قتادة . قَالَ الحاكم :
( حديث أَبي هريرة صحيح عَلَى شرط
البخاري
ومسلم ) ، قَالَ الترمذي
: ( قَالَ
البخاري
: أصَحُّ رواياتِ هَذَا الحديث رواية الأشْهَلِيِّ ، قَالَ
البخاري
: وأصح شيء في هَذَا الباب حديث عَوْفِ ابن مَالِكٍ ) . |
|
938. Ebû Hüreyre
radıyallahu anh’den rivayet
edildiğine göre, “Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem’i
şöyle buyururken dinledim” demiştir:
“Cenaze namazı kıldığınız zaman, ölen
kimseye ihlâsla dua ediniz!”
Ebû Dâvûd, Cenâiz 56 |
٩٣٨-
وعن أَبي هريرة رَضِيَ اللّه عَنْهُ
،
قَالَ :
سَمِعْتُ رسول اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ
وسَلَّم ، يقول : ( إِذَا
صَلَّيْتُمْ عَلَى المَيِّتِ ، فَأخْلِصُوا لَهُ الدُّعاء )
رواه أَبُو داود . |
|
939. Yine Ebû Hüreyre’den
rivayet edildiğine göre Nebî
sallallahu aleyhi ve sellem cenaze
namazında şöyle dua etmiştir:
“Allahım! Bu cenazenin Rabbi sensin, onu
sen yarattın, İslâm’a sen hidâyet ettin. Şimdi onun ruhunu da sen
aldın. Onun gizlisini-açığını en iyi sen bilirsin. Biz senin
huzuruna, ona şefaatçi olarak geldik, onu bağışla!”
Ebû Dâvûd, Cenâiz 56 |
٩٣٩-
وعنه ، عن النبيِّ صَلّى اللّه عَلَيْهِ
وسَلَّم في الصَّلاَةِ عَلَى الجَنَازَةِ :
( اللّهمَّ أنْتَ رَبُّهَا ، وَأنْتَ خَلَقْتَهَا ، وَأنتَ
هَدَيْتَهَا للإسْلاَمِ ، وَأنتَ قَبَضْتَ رُوحَهَا ، وَأنْتَ
أعْلَمُ بِسرِّهَا وَعَلاَنِيَتِهَا ، وَقَدْ جِئنَاكَ شُفَعَاءَ
لَهُ ، فَاغْفِرْ لَهُ )
رواه أَبُو داود . |
|
940. Vâsile İbnü’l-Eska‘
radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir:
Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem, bize
müslümanlardan birinin cenaze namazını kıldırmıştı. Onun şöyle dua
ettiğini duydum:
“Allahım!
Falan oğlu falan sana emanettir ve senin güvencene sahiptir. Artık
onu kabir fitnesinden ve cehennem azabından koru. Sen sözünde
duran ve hamde lâyık olansın. Allahım! Onu bağışla ve ona rahmet
et. Şüphesiz bağışlayan ve merhamet eden sensin..”
Ebû Dâvûd, Cenâiz 56;
İbn Mâce, Cenâiz 23 |
٩٤٠-
وعن وَاثِلَة بنِ الأَسْقَعِ رَضِيَ اللّه
عَنْهُ ،
قَالَ :
صَلَّى بِنَا رسول اللّه صَلّى اللّه
عَلَيْهِ وسَلَّم عَلَى رَجُلٍ مِنَ المُسْلِمِينَ
، فَسَمِعْتُهُ يَقُولُ :
( اللّهمَّ إنَّ فُلانَ ابْنَ فُلانٍ في ذِمَتِّكَ وَحَبْلِ
جِوَارِكَ ، فَقِهِ فِتْنَةَ القَبْرِ ، وَعذَابَ النَّار ، وَأنْتَ
أهْلُ الوَفَاءِ وَالحَمْدِ ؛ اللّهمَّ فَاغْفِرْ لَهُ وَارْحَمْهُ ،
إنَّكَ أنْتَ الغَفُورُ الرَّحيمُ )
رواه أَبُو داود . |
|
941. Abdullah İbn Ebû Evfâ
radıyallahu anhümâ’dan rivayet
edildiğine göre o, kızının cenaze namazında dört defa tekbir aldı.
Dördüncü tekbirden sonra, iki tekbir arasında durduğu kadar durup
kızının bağışlanmasını diledi ve ona dua etti. Sonra da “Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem böyle
yapardı” dedi.
Bir başka
rivayette şu ifadeler yer almaktadır: “Dört tekbir aldıktan sonra
o kadar bekledi ki, biz onun beşinci defa tekbir alacağını sandık.
Sonra sağına ve soluna selâm verdi. Namazdan sonra; “Bu yaptığın
nedir?” dedik. O da bize, “Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem’in yaptığını gördüğüm şeye bir ilave
yapmış değilim,” ya da “Resûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem böyle
yapardı” diye cevap verdi.
Hâkim,
el-Müstedrek, I, 360 (Hâkim, “hadis
sahihtir” der). Ayrıca bk. İbn
Mâce, Cenâiz 24 |
٩٤١-
وعن عبدِ اللّه بنِ أبي أَوْفى رضي اللّه
عنهما : أنَّهُ كَبَّرَ عَلَى جَنَازَةِ ابْنَةٍ لَهُ أرْبَعَ
تَكْبِيرَاتٍ ، فَقَامَ بَعْدَ الرَّابِعَةِ كَقَدْرِ مَا بَيْنَ
التَّكْبِيرَتَيْنِ يَسْتَغْفِرُ لَهَا وَيَدْعُو ، ثُمَّ
قَالَ :
كَانَ رسول اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ
وسَلَّم يَصْنَعُ هكَذَا .
وفي رواية : كَبَّرَ أرْبَعاً فَمَكَثَ سَاعَةً حَتَّى ظَنَنْتُ
أنَّهُ سَيُكَبِّرُ خَمْساً ، ثُمَّ سَلَّمَ عَنْ يَمينِهِ وَعَنْ
شِمَالِهِ . فَلَمَّا انْصَرَفَ قُلْنَا لَهُ : مَا هَذَا ؟
فَقَالَ :
إنِّي لاَ أزيدُكُمْ عَلَى مَا رأيْتُ رسولَ اللّه
صَلّى اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم
يَصْنَعُ ، أَوْ : هكَذَا صَنَعَ
رسول اللّه صَلّى اللّه عَلَيْهِ وسَلَّم
. رواه الحاكم ، وقال :
( حديث صحيح ) . |