Ana Sayfa (Kur'an-ı Kerim) Yeni Pencere

Geri

 

SAYFA :

551

 

061 - SAFF SÛRESİ

 

CÜZ :

28

 

İleri

Sayfayı Yeni Pencerede Aç

 

 

 

 

 

 

 

 

 

6

Hatırla ki; Meryem oğlu Îsa: “Ey İsrâ'il oğulları! Ben size Allah'ın elçisiyim, benden önce gelen Tevrât'ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek Ahmed adında bir peygamberi de müjdeleyici olarak geldim.” demişti. Fakat O, kendilerine açık deliller getirince:“Bu apaçık bir büyüdür.” dediler.

Mûsa(aleyhisselâm)’in dediği gibi:“Ey kavmim!” demedi. Çünkü onun onlarla nesep bağı yoktur ki onun kavmi olsunlar.

“Benden önce gelen Tevrât'ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek Ahmed adında bir peygamberi de müjdeleyici olarak geldim.”

Yani; Benden önceki Tevrât'ı tasdik eder ve benden sonra gelecek olanpeygamberi müjdeler bir hâlde size gönderildim, demektir.

Yani; benim dinim tasdiktir. Allah'ın,(celle celâlühü) Önceki ve sonraki kitaplarını ve peygamberlerini bütünüyle tasdiktir.

Hicaz kırâat imâmları,Ebû Amr ve Ebû Bekir'e göre (.......) şeklindedir.Halîl'in ve Sîbeveyh'in tercihi de budur.

(.......) ve (.......) kelimeleri(.......) kelimesindeki gönderme manası ile mensûb olmuşlardır.

“O” ,Îsa ya da Muhammed (asm).

“... deliller...” mu'cizeler. Hamza ve Ali'ye göre(.......) sihirbaz'şeklindedir.

7

İslam'a çağrılırken Allah'a karşı yalan uydurandan daha zâlim kimdir? Allah zalimler topluluğunu doğru yola erdirmez.

Rabbi, kendisini,peygamberleri diliyle, içinde kendisi için iki dünya saadeti olan İslam'a çağırdığında, ona icabet edecek yerde kullarını hakka çağırdığı sözü için, “Bu sihirdir” diyerekAllah'a (celle celâlühü) yalan ve iftira atandan daha zâlim hangi insandır. Halbuki sihir yalandır ve batılı hak göstermek, yaldızlamaktır.

8

Onlar ağızlarıyla Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar. Halbuki kâfirler istemeseler deAllah nurunu tamamlayacaktır.

“Onlar ağızlarıyla Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar.” Bu, onların, Kur'ân hakkında, “Bu sihirdir.” demek suretiyle İslam'ı iptal etmek istemelerini tahkirdir, alaya almaktır. Onların durumu söndürmek için ağzıyla güneşin ışığına üfleyen kişinin durumu ile tasvir olunmuştur.

Mef’ûl hazfedilmiştir.(.......) sebep içindir. Takdiri şöyledir:

Allah'ın nurunu ağızlarıyla, yani, sözleriyle söndürmek için yalanı arzuluyorlar.” demektir.

Mekke kırâat imâmları,Hamza, Ali ve Hafs'a göre (.......) şeklindedir. Diğerlerine göre ise (.......) şeklindedir.

Yani; Hakk'ı tamamlayacak ve gayesine ulaştıracaktır.

9

Müşrikler istemeseler de dinini bütün dinlere üstün kılmak için peygamberlerini hidâyet ve hak din ile gönderen O'dur.

“... hak din ile...” yani; İslam dini ile.“... bütün dinlere üstün kılmak için...” ona ters düşen bütün dinlere karşı onu üstün kalmak için andolsun kiAllah (celle celâlühü) bunu yapmıştır. İslam karşısında mağlup olmamış, perişan olmamış hiçbir din kalmamıştır. Mücahid'den şöyle nakledilmiştir:

Îsa(aleyhisselâm) nüzul ettiğinde yeryüzünde İslam dininden başka hiçbir din kalmayacaktır.”

10

Ey îman edenler! Sizi acı bir azaptan kurtaracak ticareti size göstereyim mi?

Şam kırâat ekolüne göre:(.......) şeklindedir,

11

Allah'a ve Rasûlü'ne inanır, mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda savaşırsınız. Eğer bilirseniz ki bu sizin için daha hayırlıdır.

Allah ve Rasûlü'ne inanır, mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda savaşırsınız. “sözü başlarıgıç cümlesidir. Sanki onlar:

- “Nasıl amel edelim?” dediler de onlara:

- Allah'a(celle celâlühü) ve Rasûlü'ne (sallallahü aleyhi ve sellem) inanır, mallarınızla ve canlarınızla Allah(celle celâlühü) yolunda savaşırsınız.” diye cevap verdi.

“İnanırsınız”sözüSîbeveyh'e göre inanın manasınadır.Bu sebepten dolayı “İşte o takdirde sizin günahlarınızı bağışlar” sözüyle cevap verildi. Buna İbni Mes'ud (radıyallahü anh):

Allah ve Rasûlü'ne îman edin ve cihad edin.” şeklindeki kırâati de delalet etmektedir.

Tabi olmanın gerekliliğini bildirmek için haber lâfzı üzere getirildi. Sanki tabi olunmuş gibi var olan îmandan ve cihaddan haber vermektedir.

“Bu” yani; zikredilen îman ve cihad sizin için mallarınızdan ve canlarınızdan daha hayırlıdır. Eğer onun, sizin için hayırlı olduğunu bilirseniz, o zaman o sizin için hayırlı olur. Çünkü siz, bunu bildiğinizde ve buna inandığınızda îmanı ve cihadı mallarınızdan ve canlarınızdan daha çok seversiniz. Dolayısıyla da felaha erer, kurtulursunuz.

12

işte bu takdirde O, sizin günahlarınızı bağışlar, sizi zemininden ırmaklar akan Cennetlere, Adn cennetlerindeki güzel meskenlere koyar. İşte en büyük kurtuluş budur.

Adn; ikamet etmek ve bir yerde uzun müddet (ebedî) kalmak demektir. Bir yerde ikamet ettiğinde (.......) denir. Aynı şekilde “İşte bu en büyük kurtuluştur.” denildi.

13

Seveceğiniz başka bir şey daha var:Allah'tan yardım ve yakın bir fetih. Mü'minleri bunlarla müjdele.

“Seveceğiniz başka bir şey daha var.” Sizin için zikredilen bu acil olmayan (uhrevi) mağfiret ve sevabın yanında size daha sevimli gelen acil (dünyevi) bir nimet daha vardır. Daha sonra onu: Allah'tan yardım ve yakın bir fetih.” sözüyle açıkladı.

Yani; tez bir fetih, demektir. O da; Mekke'nin Fethi ve Kureyş'e karşı yardım(zafer)dir. Ya da İran ve Bizans'ın fethidir.

“... seveceğiniz...” sözünde dünya nimetlerine olan meyle (Dünyayı âhirete tercih etmeye) karşı bir parça taviz vardır.

Keşşaf sâhibi(.......) kelimesinin (.......) e ma'tûf olduğunu söylemişti. Bu taktirde mana; “Sizi, elem verici bir azaptan kurtaracak ticareti ve seveceğiniz diğer bir ticareti daha size göstereyim mi?”şeklinde olur. Daha sonra:

Allah'tan yardım... “dedi.

Yani; o (ticaret) yardımdı.

(.......) üzerine atıftır. Çünkü o, ernir manasınadır. Sanki şöyle denilmiştir:

“Îman edin ve cihad edin ki Allah(celle celâlühü) da sizi sabit kadem kılsın ve size yardım etsin. Ve Ey Allah'ın Rasûlü! Mü'minleri bununla müjdele.” Yine denildi ki:

(.......) cümlesinden önce takdir olunmuş. (.......) De ki'sözü üzerine atıftır.

14

Ey îman edenler! Allah'ın yardımcıları olun. Nitekim Meryem oğlu Îsa, havarilere: “Allah'a giden yolda benim yardımcılarını kimdir?” demişti. Havarileri de: “Allah yolunun yardımcıları biziz.” demişlerdi. İsrâ'il oğullarından bir zümre inanmış, bir zümre de inkâr etmişti. Nihayet biz inananları, düşmanlarına karşı destekledik. Böylece üstün geldiler.

Allah'ın yardımcıları olun.”

Yani;Allah'ın (celle celâlühü) dininin yardımcıları olun.

Hicaz kırâati veEbû Amr'a göre (.......) şeklindedir.

“Nitekim Meryem oğlu Îsa, havarilere: Allah'a giden yolda benim yardımcılarını kimlerdir?'demişti.” Bunun zahiri, onların, yardımcılar olmasının, Îsa(aleyhisselâm)’in: Allah'a giden yolda benim yardımcılarını kimdir?” sözüne benzetilmesidir.(

Yani; lafzın zahiri, onun dediği gibi olun, demektir.) Ancak o, mana üzerine hamledilmiştir.

Yani; havariler, Îsa (aleyhisselâm), kendilerine: Allah'a giden yolda benim yardımcılarını kimlerdir?” dediğindeÎsa (aleyhisselâm)’in yardımcıları oldukları gibi, Allah'ın (celle celâlühü) yardımcıları olun, demektir.

Allah'a giden yolda benim yardımcılarını kimlerdir?” sözünün, havarilerin cevabına -ki o da: Allah yolunun yardımcıları biziz.” Demeleridir- uygun olacak şekildeki manası;Allah'ın(celle celâlühü) yardımına müteveccih olarak benim askerim kim olacak?” şeklindedir.

Allah'ın yardımcıları biziz.”

Yani; bizler, Allah'a (celle celâlühü) yardım edenleriz, demektir. “Benimyardımcılarını kimdir?” sözünün manası ise; Allah'a yardım hususunda bana bağlarıan ve benimle birlikte olan yardımcılar kimdir?”şeklindedir.

Havariler, onun seçilmiş dostlarıdır. Ona ilk îman edenlerdir. On iki kişiydiler.

Havari; seçilmiş, halis dost demektir. (.......) kelimesindendir. O da; halis beyaz demektir. Denildi ki:

“Onlar kasar (çırpıcı) idiler. Elbiseleri beyazlatıyorlardı.”

“Isa (aleyhisselâm) a israil oğullarından bir zümre inanmış, bir zümre de onu inkâr etmişti.” Onların inan ani an rn inkâr edenlerine karşı güçlendirdik. Böylece onlara galip geldiler.Allah (celle celâlühü) inananların dostudur.

Allahu A'lem.

 

 

 

 

Ana Sayfa (Kur'an-ı Kerim) Aynı Pencere

Geri

 

(T :  M : 1310  H : 710)

 

NESEFÎ / MEDÂRİK TEFSÎRİ - (TÜRKÇE)

 

HANEFÎ

 

İleri

Sayfayı Büyüterek Aynı Pencerede Aç